Çinlilerin “Yeryüzünde cennet varsa, Hangzhou’dur!” diye tanımladıkları güzel kentin 1958’den beri hizmet veren kütüphanesi, yalnızca ödünç kitap verilen bir mekân değil, eğitim, kültür ve kamusal yaşamın merkezi olarak tasarlanmış durumda. 2010 yılında hizmete giren yeni binasıyla birlikte uluslararası ölçekte dikkat çeker hale gelen kütüphanede yaklaşık 3 milyon eser bulunuyor. Modern Çince ve yabancı dillerde kitaplar, yaklaşık 31 bin süreli yayın, Çin Cumhuriyeti (1912-1949) döneminden nadir basımlar, 5 binden fazla antik Çin eseri, taş baskı koleksiyonlarıyla özellikle araştırmacılar için önemli bir kaynak merkezi oluşturan kütüphane, yapay zekâ kullanan ilk Çin kütüphanelerinden biri olarak da biliniyor.
Evsizlere açık kütüphane
Hangzhou Kütüphanesi’nin dünya çapında tanınmasını sağlayan asıl özelliği ise ne barındırdığı eserler ne de mimari tasarımı. 2010 yılında bazı ziyaretçiler kütüphanede çok sayıda evsiz kişinin vakit geçirdiğinden şikâyet ederek, yönetim tarafından dışarı çıkarılmaları gerektiğini belirtince giderek genişleyen bir tartışma başlıyor. Kütüphane yönetiminin kamusal bir yaklaşımla “Onların kıyafetlerini değiştirme hakkımız yoktur ve okuma haklarını ellerinden alamayız. Katmanlar ve sınıflar olmaksızın bilgi herkese aittir” diye yanıt vermesi tüm ülkede büyük yankı yaratıyor, Hangzhou Kütüphanesi “Evsizlere kapılarını kapatmayan kütüphane” olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım basında geniş yankı yaratıyor, Çin sosyal medyasında milyonlarca kez paylaşılıyor ve Hangzhou Kütüphanesi, bilgiye erişimin herkes için eşit olmasını savunan örnek bir kamu kurumu olarak öne çıkıyor. İşte kütüphanenin hemen girişinde yer alan bronz bir heykel, bu özel niteliğin bir sembolü olarak dikkat çekiyor.
Üniversite öğrencilerine burs
Eski bir öğretmen olan Wei Sihao, 1960’larda Hangzhou Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuş. Bir süre “Büyük Çince Sözlük” projesinde çalıştıktan sonra ortaokul öğretmeni olarak görev yapmış ve birinci derece öğretmen unvanıyla emekli olmuş. Emekliliğinden sonra sıra dışı bir yaşam sürmeye başlamış ve aylık maaşı olmasına rağmen sokaklardan atık toplayarak ek gelir elde etmeye başlamış. Ancak bu işi kendi geçimi için değil, maddi imkânı olmayan üniversite öğrencilerine burs sağlamak amacıyla yapmaktaymış. Yıllar boyunca çok sayıda öğrenciye sessizce maddi destek vermiş. Gündüzleri atık toplarken geceleri de kitaplara gömülmekteymiş. 2014’te, evsizlere ve kâğıt toplayıcılarına açık olan Hangzhou Kütüphanesi’ne girmeden önce ellerini özenle yıkamaktayken çekilen görüntüsü bir anda yayılmış, yaşlı adam kitaplara ve kamusal mekânlara saygının simgesi haline gelmiş. Kasım 2015’te Hangzhou’da karşıdan karşıya geçerken bir taksinin çarpması sonucunda ağır yaralanan, bir ay sonra da hayatını kaybeden Wei Sihao’nun yaptığı bağışlar ve gerçek yaşam öyküsü sonradan kamuoyu tarafından öğrenilince, bir kahraman haline gelmiş ve 2018 yılında kütüphaneye heykeli dikilmiş.
Atık kâğıt toplayıcısı öğretmen
Wei Sihao, bugün Hangzhou’da ve tüm Çin’de alçakgönüllülüğün, eğitime adanmışlığın, sessiz hayırseverliğin, bilgiye ve kitaba saygının, kişisel fedakârlığın sembolü olarak anılıyor. Öyküsü halen gazetelerde, televizyon programlarında, gazetelerde yer bulmayı sürdürüyor, “sıradan görünüşünün ardında olağanüstü bir yaşam süren insan” olarak topluma örnek gösteriliyor. “Kâğıt toplayıcısı öğretmen”, yıllar önceki bir kampanyada Che Guevera’nın “çevre kahramanı” ilan edildiği Çin’de halen bilginin ve fedakârlığın kahramanı olarak hatırlanıyor. Hangzhou Kütüphanesi’ndeki Wei Sihao heykelinin tamamen halkın bağışlarıyla yapıldığını da belirteyim.