Chris Hedges'in Youtube kanalına konuk olan Abby Martin belgesel filmi “Dünyanın En Büyük Düşmanı” ile ilgili Hedges'in sorularını yanıtladı. Abby Martin'in belgesel filmi “Dünyanın En Büyük Düşmanı”, savaş endüstrisinin sadece insan hayatına zarar vermekle kalmayıp aynı zamanda küresel çevre krizine doğrudan katkıda bulunduğunu belgeliyor. ABD ordusunun dünyadaki en büyük fosil yakıt tüketicisi olduğu, günlük 270.000 varil petrol tükettiği ve bunun sonucunda yıllık 55 milyon metrik ton CO₂ yaydığı ortaya konuyor. Film, askeri üslerin, operasyonların ve silah üretim zincirinin çevreye verdiği zararları, hem doğrudan hem de dolaylı etkileriyle ele alıyor.
Bir uçuşu dünyaya bedel!
Filmin ortaya koyduğu veriler çok çarpıcı. Örneğin ABD ordusunda 600'ün üzerinde bulunan Boeing Pegasus tanker uçağının, yalnızca tek bir uçuşta tükettiği yakıt, ortalama bir ABD vatandaşı sürücünün 40 yıl boyunca tükettiği yakıt kadar. Yalnızca bu kadar da değil. ABD ordusunun günlük 270.000 varil petrol tükettiği ve bunun sonucunda yıllık 55 milyon metrik ton CO2 (155 ülkeninkinden daha fazla) dışında, ABD ordusuna lojistik desteği ve malzeme tedarikçilerini de bu tabloya ekleyince toplam CO2 emisyonu yılda 165 milyon metrik tonun üzerinde oluyor.
Mesele sadece emisyonlar değil
Abby Martin programda konunun sadece emisyonlarla ilgili olmadığını, ABD ordusunun saldırdığı topraklarda hiçbir şey yetişmediğini Irak örnekleriyle de anlattı. Chris Hedges de Irak'ta gazetecilik yaptığı dönemden örnekler vererek "bombaların açtığı çukurlarda hiçbir yaşam belirtisi yok, çünkü uranyum var" dedi. Abby Martin ise sözlerine ABD'deki çevrecilerin iki yüzlü tutumunu eleştirerek devam etti: "Bunun ana akım bir mesele olmaması, ana akım çevrecilik anlatılarına dahil edilmemesi beni gerçekten çok üzdü. Bunun yerine, Elizabeth Warren gibi kişilerin küresel bir askeri imparatorluğu yeşillendirmekten bahsettiğini gördük; ki bunun, insan yaşamını sürdüren bir gezegenin sürdürülebilirliğiyle tamamen bağdaşmadığını ve yaşanmaz olduğunu biliyoruz."
Fosil yakıtlar ve emperyalizm ilişkisi
Filmde ele alınan bir diğer başlık ise fosil yakıtlara olan bağımlılık ile emperyalizm arasındaki bağlantı. Abby Martin ABD ordusunu her zaman küresel sermayenin uygulama kolu olmakla ve petrol şirketlerinin ordusu olmakla suçluyor. Martin: "İlk gerçek askeri bölgesel üslere bakarsanız, bunların her zaman kömürü, kömür altyapısını korumak için kurulduğunu görürsünüz, sonra da petrol oldu. Petrolün keşfedilmesiyle birlikte, bu durum ulusal güvenlik önceliği olarak kesinleşti. Biz sadece ulusal güvenliği insan hakları, demokrasi ve özgürlük olarak gösterme bahanesini benimsedik. Aslında konu her zaman açıkça petrolle ilgili olmuştur. Ancak ordu . Filmde ordu esasen baş düşman olarak gösteriliyor. Ama aslında bu, nükleer silah zoruyla dünyanın dört bir yanına küresel kapitalizmin emirlerini dayatan emperyalist bir sistemin sonucudur." dedi.
Kendi halkına da düşman
Abby Martin, ABD ordusunun aynı zamanda kendi halkını da zehirlediğini, hatta soğuk savaş döneminde ABD'li askerlerin nükleer tesislerde "kobay fareler" olarak kullanıldığını da iddia etti. ABD' deki en büyük çevre felaketlerinden biri olan Camp Lejeune* olayından da bahseden Martin, ABD ordusunun yıllarca toksik kimyasallar konusunda halka yalan söylediğini vurguladı. Yalnızca deniz piyadeleri ve aileleri değil çevrede yaşayan yüz binlerce insanın etkilendiğini, binlercesinin kanser ve çeşitli hastalıklara yakalandığını, ancak ABD ordusunun tazminat taleplerinden kaçmak için her yolu denediğinin de altı çiziliyor.
Editörün notu: * Camp Lejeune Skandalı, ABD tarihinin en büyük içme suyu kirliliği vakalarından biridir. 1953 ile 1987 yılları arasında, Kuzey Karolina'daki ABD Deniz Piyadeleri üssü Camp Lejeune'de yaşayan ve çalışan yaklaşık bir milyon asker, aile üyesi ve sivil personel, kanser yapıcı kimyasallarla kirlenmiş suyu bilmeden içti, yemek yaptı ve günlük ihtiyaçları için kullandı.
Kirli suyla temas; akciğer, böbrek, karaciğer, meme, prostat, lösemi, pankreas, mesane kanserleri, Parkinson hastalığı, skleroderma, doğum kusurları, düşükler ve nörolojik bozukluklar dahil olmak üzere çok sayıda ölümcül hastalıkla bağlantılı bulundu.
Jerry Ensminger'ın kızı Janey, üste yaşarken 6 yaşında lösemiye yakalandı ve 9 yaşında hayatını kaybetti. Babasının kızının ölümünün gerçek nedenini 1997'de Dan Rather'ın haberiyle öğrenmesi, skandalın kamuoyuna yansımasında dönüm noktası oldu.
Abby Martin belgesel filmi “Dünyanın En Büyük Düşmanı” aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
Chris Hedges'in youtube kanalına konuk olan Abby Martin röportajını bu linkten izleyebilirsiniz.




