Çin, dünya devrimler tarihine en başarılı ve nihai zafere giden yolu açan “geriye çekiliş” olarak geçen, strateji ve taktik bakımından askeri ve politik deha ürünü kabul edilen “Uzun Yürüyüş”ün 90. yılına hazırlanıyor. Asıl olarak önümüzdeki Ekim ayında gerçekleşecek kutlamalar için hazırlıklar yalnızca başkent Beijing ve birkaç kentteki anma törenlerinden ibaret değil; oldukça geniş bir ulusal kültürel-politik program oluşturulmuş durumda. 90. yıldönümü, 1934-1936 arasındaki askerî harekâtın hatırlanmasının ötesinde, Uzun Yürüyüş ruhunun bugünün Çin’ine aktarılması şeklinde ele alınıyor. 2026’nın aynı zamanda Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105. yılı ve 15. Beş Yıllık Plan’ın (2026-2030) başlangıç yılı olması nedeniyle sembolik önem daha da artmış bulunuyor.
Bilindiği gibi Uzun Yürüyüş tek bir yürüyüş değil, 1934’te başlayan ve farklı Kızıl Ordu kollarının 1935-36’da kuzeybatıdaki Yenan’a ulaşmasıyla tamamlanan binlerce kilometrelik bir dizi stratejik geri çekilme ve yeniden örgütlenme süreciydi. ÇKP’nin önderliğinde Kızıl Ordu’nun güçlerinin birleştirilmesi ve toparlanmasıyla sonuçlanan yürüyüş, 13 yıl sonra gelecek devrimin müjdecisiydi. Özellikle gençlik açısından yeniden canlandırılması amaçlanan bu ruh ve enerji, bugün Çin’i sarmış durumda.
Peki “Uzun Yürüyüş Ruhu”ndan bugün tam olarak ne anlamak gerek?
Her kuşağın Uzun Yürüyüş’ü
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping daha önce bazı konuşmalarında “Her kuşağın kendi Uzun Yürüyüş’ü vardır” fikrini vurgulamış, örneğin 2016’daki bir konuşmasında yeni dönemde de Çin’in kendi Uzun Yürüyüş’ünü sürdürmesi gerektiğini ifade etmişti. Bu ifade 2026’da da yıldönümü propaganda çalışmalarının temel kavramlarından birini oluşturuyor. İdeal ve inanca bağlılık, zorluklar karşısında direnme, fedakârlık, kolektif hareket, hedefe bağlılık, örgütlü mücadele ilkeleri, bugünün Uzun Yürüyüş’ünü artık fiziksel olarak binlerce kilometre anlamına gelmediğini ortaya koyuyor. Uzun Yürüyüş bugün, Çin’in teknolojik, ekonomik ve ulusal kalkınma hedeflerine ulaşma yolunda karşılaşacağı zorlukların metaforu anlamına geliyor. Çin, Uzun Yürüyüş’ü geçmişi anmak için değil, bugünü ve geleceği açıklamak için kullanıyor. 2016’da öne çıkan “Her kuşağın kendi Uzun Yürüyüş’ü vardır” söyleminin üzerine, 2026’da 15. Beş Yıllık Plan ve Çin’in ulusal yeniden canlanması hedefi ekleniyor.
Kızıl Miras’a sahip çıkmak
İlk etkinliklerden biri, 2026’nın başında Beijing’de açılan “Büyük Yolculuk / Uzun Yürüyüş Zaferinin 90. Yıldönümü Anısına” sergisiydi. Resim, heykel, kaligrafi, mühür sanatı, edebiyat ve görsel sanatları bir araya getiren sergi, Uzun Yürüyüş’ü dağlar ve nehirler boyunca izliyor ve tarihin yankısını getiriyordu.
Guizhou’daki “Uzun Yürüyüş Kültürü Dijital Sanat Müzesi”, 90. yıl etkinliklerinde başrol oynayan mekanlardan biri. Uzun Yürüyüş’ün yapay zekâ ve dijital teknolojiyle yeniden canlandırılması esasına dayalı müze, holografik görüntü, üç boyutlu ses, sanal etkileşim kullanılarak Xiang nehri muharebesi, Luding Köprüsü’nün ele geçirilmesi gibi dönüm noktalarını günümüze taşıyor, 1930’ların devrimci tarihi, 21. yüzyılın dijital teknolojisiyle anlatılıyor. Müzeler ve devrimci miras alanlarının yeniden düzenlenmesi, “Kızıl mirasa sahip çıkmak” olarak niteleniyor.
Geçen Temmuz ayında Yenan’da gerçekleşen “Uzun Yürüyüş’ün Kalıcı Yankısı: Ortak Bir Geleceğe Doğru” sempozyumu, Çin, ABD, İngiltere, Almanya, İspanya, Hollanda, Guatemala dahil 20 ülkeden gelen 100’den fazla uzman, akademisyen, medya mensubu ve uluslararası katılımcıyı bir araya getirmiş, Uzun Yürüyüş zaferin kalıcı önemi ve küresel anlamı ele alınmıştı. Sempozyumdaki en dikkat çekici konuşmalardan biri, Minzu Üniversitesi’nde çalışan ABD’li profesör ve Çin Dostluk Ödülü sahibi Mark Levine’den geldi. Batılı anlatıların Uzun Yürüyüş’ü genellikle uzak, durağan bir tarihsel anekdota indirgediğini söyleyen Levine, Çin’de yaşadığı yıllar boyunca Uzun Yürüyüş ruhunun canlı ve dinamik bir güç olarak kaldığını gördüğünü vurguladı. Amerikalı profesöre göre bu ruh, öğrencilerin sosyal sorumluluğunda, kırsal toplulukların direncinde ve teknoloji öncülerinin cesaretinde hissediliyor.
Öğrenciler tarihi güzergâhta
En dikkat çekici etkinliklerden biri de gençlik gruplarının tarihi güzergâhı fiilen takip etmesi. Örneğin Tianjin’den 200 öğrenci, 21 günlük bir programla Jiangxi’deki Ruijin’den başlayıp Guangxi, Guizhou, Sichuan ve Gansu üzerinden Yenan’a kadar uzanan güzergâhı izledi. Öğrenciler tarihi olarak önem taşıyan Xunyi Toplantısı alanı, Luding Köprüsü, Lazikou gibi noktalara gittiler. Etkinliğin yalnızca tarih öğrenimi olarak tasarlanmadığını, öğrencilerin kırsal kalkınma programlarına katıldıklarını da belirtelim.
Son olarak, 14 Eylül’de Merkez Propaganda Departmanı tarafından “Uzun Yürüyüş Ruhunu Sürdürmek, Yeniden Diriliş Yolunda İlerlemek / Gazeteciler Yeniden Uzun Yürüyüş Yolunda” başlıklı yeni bir medya faaliyeti başladığını aktaralım. Gazeteciler tarihi güzergâhı yeniden dolaşarak, eski savaş alanlarını, devrim müzelerini, şehitlikleri, eski devrim üslerini ziyaret edecekler ve “90 yıl önce ne oldu?” sorusu kadar, “90 yıl önceki Uzun Yürüyüş bugünün Çin’inde ne anlama geliyor?” sorusunun da peşine düşecekler.