Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Okyay Kaynak, 30 Eylül 2016 günü Çin Dostluk Ödülü’nü aldığında “Beni duygulandıran bir ödül. Yaşım gereği çeşitli ödüller aldım, fakat bu ödül beni gerçekten etkiledi” demişti.
Bu ödülü alan ilk ve şimdilik tek Türk bilim insanı olan Kaynak, robotik, otomasyon ve akıllı sistemler üzerine araştırmalar yapıyor ve 2003’ten beri Harbin Teknoloji Enstitüsü’nde de çeşitli çalışmalarda bulunuyordu. 2013’te “Çin’in 1000 Yetenek Programı” kapsamında profesörlük unvanına değer görülmüştü. Çin Dostluk Ödülü, Kaynak’ın Türk ve Çinli bilim insanları arasında karşılıklı yarara dayanan köprüler kurmak için gösterdiği çabalar nedeniyle dönemin Çin Başbakan Yardımcısı tarafından takdim edilmişti.
Çin hükümetinin, ülkede çalışan ve Çin’in ekonomik, bilimsel, teknolojik, eğitimsel ve toplumsal gelişimine önemli katkılarda bulunan yabancı uzmanlara 1991 yılından beri verdiği Dostluk Ödülü, 2026’da da geçen hafta sahiplerini buldu. Çin devlet düzeyindeki en yüksek onur sembollerinden biri olan ödül her yıl 30 Eylül günü veriliyor ve ödül kazananlar bir gün sonraki Büyük Halk Salonu’ndaki 1 Ekim Ulusal Gün kutlamalarına davet ediliyor.
Çin’in modernleşmesi için hamle
Bu yıl 50 yabancı uzmana verilen Dostluk Ödülü, Deng Xiaoping dönemindeki reform ve dışa açılma politikalarının hızlandığı bir aşamada başlatılmıştı. Amaç yalnızca yabancı bilim insanlarını ödüllendirmek değil, Çin’in modernleşmesi için gerekli olan yabancı bilgi, teknoloji, yönetim deneyimi ve uluslararası bağlantıları ülkeye çekmekti. Yalnızca akademisyenlere değil, geniş bir yelpazede mühendislik, tıp, enerji ve çevre, tarım, ekonomi ve işletme, eğitim, hukuk, uluslararası ticaret, kültür ve spor alanındaki uzmanlara verilen bu ödüller için her yıl 50 kişi seçiliyor.
Kuruluşundan bu yana geçen 35 yılda bazıları Nobel kazanmış yaklaşık 2000 bilim insanının değer görüldüğü Çin Dostluk Ödülleri töreninin de sıradan bir bürokratik etkinlik olmadığını belirtmek gerek. Genellikle Devlet Konseyi'nin üst düzey yöneticileri katılıyor ve yabancı uzmanlar yüksek düzeyde ağırlanıyor. Öte yandan ödüllerin bir de siyasi-kültürel boyutu söz konusu. Çin, yabancı uzmanları yalnızca “ülkemize teknik katkı yapan yabancılar” olarak görmüyor. Resmî söylemde onlar aynı zamanda “Çin halkının dostları” ve Çin ile dünya arasında “köprüler” olarak tanımlanıyor. Bu nedenle ödülün iki katmanı var:
1. Pratik katman:
Çin'in ihtiyaç duyduğu yabancı bilimsel, teknik ve yönetsel bilgi birikimini ülkeye çekmek ve bu kişileri Çin'de çalışmaya devam etmeye teşvik etmek.
2. Diplomatik/sembolik katman:
Çin'e katkıda bulunan yabancıları “Çin’in dostları” olarak tanımlamak ve onları Çin ile kendi ülkeleri arasında birer insani ve kurumsal bağlantı noktası haline getirmek.
Deng Xiaoping ve “Dünyadan öğrenmeliyiz!”
Kısacası bu ödülü yalnızca bir “devlet nişanı” değil, Çin’in yabancı bilgi ve insan kaynağına bakışının Deng’den Xi Jinping dönemine kadar geçirdiği dönüşümün göstergesi olarak okumak daha anlamlı. Deng Xiaoping’in 1978-1992 yılları arasındaki “Dünyadan öğrenmeliyiz!” sloganı, Çin’in teknoloji, yönetim bilgisi ve nitelikli insan eksikliğini gidermeyi amaçlıyordu. Deng’in reform anlayışında Batı’dan ya da Japonya’dan teknoloji ve yönetim deneyimi öğrenmek ideolojik bir sapma değil, Çin’in modernleşmesinin zorunlu bir aracı olarak görülüyordu. Aynı dönemde başlatılan ve Çin’i bugünlere getiren “Dört Modernleşme” hareketi, ülkenin sermaye, teknoloji ve yönetim bilgisinden yoksunluğunu gidermek için dışa açılıyor ve dikkatini çeken ilk şeylerden biri Çin’le çalışan yabancı bilim insanları oluyordu. 1983’te ÇKP Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi’nin “Dört Modernleşme’ye hizmet etmek üzere yabancı entelektüel gücün ve uzmanlığın kullanılması” kararı da bu kapsamdaki önemli dönüm noktalarından biri. Yabancıların, Çin’in önemli projelerine ve çeşitli inşa faaliyetlerine katılmasının önündeki kapılar ardına kadar açılmıştı.
1992-2002 arasındaki dönemde yabancı uzmanların katkılarından “küresel bilgi ağına” geçiş sağlandı ve Hu Jintao döneminde 2012’ye kadar yabancı uzmanlar Çin’in kalkınma stratejisinin bir parçası haline geldi. Xi Jinping döneminde ise dünyanın en iyi bilim insanlarını getirmek hedefleniyor ve Çin bugün “küresel yeteneklerin” ilgisini çekme aşamasında. Çin açısından yabancı uzman artık yalnızca “Teknoloji öğreten kişi” değil, “Çin’in modernleşmesine katılan ve Çin ile dünya arasında bağ kuran dost kişi” olarak tanımlanıyor.