Çin Ulusal Halk Kongresi ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın yıllık toplantıları kısa süre önce yapıldı. Çin hükümeti mevcut durumuna dayanarak bir dizi ekonomik ve sosyal kalkınma hedefi önerdi. Ancak bazı yabancı medya kuruluşları, Çin'in "ekonomik kalkınma stratejisinin daralmaya zorlandığı", "karar alma önceliğinin tüketimi ön plana çıkarmadığı" ve "iç talebi genişletmenin sadece söylemden ibaret kaldığı" gibi yanıltıcı yorumlarda bulundu.
Bir yabancı medya kuruluşunun haberinde şu satırlar yer aldı: "Çin'in GSYİH hedefini on yılların en düşük seviyesi olan yüzde 4,5-5 olarak belirlemesi, ekonomik stratejisinin ihracata yönelik büyümeden dış şoklara daha dayanıklı bir modele doğru kaydığını yansıtıyor."
ÇİNLİ UZMANLARIN YORUMU
Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Makroekonomi Araştırma Enstitüsü'nün araştırmacılarından Zhang Linshan, bazı yabancı medya kuruluşlarının yalnızca "yüzde 4,5-5" rakamına odaklandığını ve bunu tek taraflı olarak Çin'in ekonomik büyüme hedefini belirleme girişimi olarak yorumladığını söyledi.
Hükümetin çalışma raporunda yer alan "ekonomik büyüme yüzde 4,5-5'tir ve gerçek çalışmalarımızda daha da iyi sonuçlar elde etmek için çabalayacağız" ifadesi, iç ekonomik durumu ve dış ortamdaki karmaşık değişiklikleri kapsamlı bir şekilde dikkate alan, kalkınma ihtiyaçlarını gerçekçi olasılıklarla dengeleyen bilimsel olarak belirlenmiş bir hedeftir.
BÜYÜME POTANSİYELİYLE UYUMLU HEDEF
Beijing Üniversitesi Ulusal Ekonomi Araştırma Merkezi Direktörü Su Jian, "yüzde 4,5-5" hedefinin Çin'in ekonomik büyüme potansiyeliyle uyumlu olduğu görüşünde. Çin ekonomisi genişlemeye devam ettikçe, büyüme oranı doğal olarak düşecektir; bu, daha büyük bir taban nedeniyle objektif bir yasadır. Uzun vadede, Çin ekonomisi gelişmiş ülkeler seviyesine doğru ilerledikçe, büyüme oranı da kademeli olarak gelişmiş ülkelerinkine yaklaşacaktır.
İkinci olarak, önce bunun doğru olup olmadığını, sonra da nedenini sormalıyız. Çin'in önceki ekonomik kalkınma modeli sadece "ihracat odaklı" değildi, aksine tüketim, yatırım ve dış ticaretin "üç temel unsuru" tarafından yönlendiriliyordu. Son yıllarda, ekonomik büyümeye tüketim ve yatırımın katkısı dış ticaretinkinden daha yüksek olmuştur. Çin ekonomisi, reform ve dışa açılmanın ilk aşamalarındaki dış pazarlara bağımlı kalkınma modelinden uzun zaman önce uzaklaştı.
Geçen yılı örnek alacak olursak, tüketim Çin'in ekonomik büyümesine yüzde 52 oranında katkıda bulunarak ekonomik büyümenin ana motoru oldu. Çin'in toplam perakende tüketim malları satışları ilk kez 50 trilyon yuanı aşarak dünyada en üst sıralarda yer aldı ve kişi başına hizmet tüketim harcamalarının oranı yüzde 46,1'e ulaştı ve artmaya devam ediyor. Çin'in ekonomi politikaları kendi işlerini iyi yönetmeye dayanmaktadır ve geçmişte, günümüzde veya gelecekte "dış şoklardan" etkilenmemiştir ve etkilenmeyecektir.
BÜYÜME HEDEFİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Peki, Çin'in ekonomik büyüme hedefini bilimsel olarak nasıl değerlendirmeliyiz?
Zhang Linshan, bir yandan bu hedefin yüksek kaliteli kalkınma için geniş bir alan bıraktığını, yapısal düzenleme, risk önleme ve reform teşviki için gerekli hareket alanını sağladığını, aynı zamanda tüm sektörleri yüksek kaliteli kalkınmaya odaklanmaya, etkili niteliksel iyileşme ve makul niceliksel büyüme elde etmeye yönlendirdiğini analiz ediyor.
Öte yandan, bu hedef ekonomik kalkınmanın orta ve uzun vadeli hedefleriyle yakından bağlantılıdır. 2020 rakamının iki katı olan 2035 yılına kadar kişi başına GSYİH'yi 20 bin doların üzerine çıkarmayı hedefleyen uzun vadeli hedef doğrultusunda, önümüzdeki on yılda yıllık ortalama yüzde 4,17'nin üzerinde bir büyüme oranı yeterli olacaktır.
Bu nedenle, yüzde 4,5 ila yüzde 5 arasındaki hedef aralığı, 15. Beş Yıllık Planın başlangıcı için sağlam bir temel oluşturmak ve inisiyatifi güvence altına almakla sınırlı kalmaz, aynı zamanda sonraki kapsamlı çabalar için istikrarlı ve kontrol edilebilir bir tempo sağlar.