Eylül 2026’da Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı ile Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkezi Komitesi Tanıtım Departmanı tarafından ortaklaşa hazırlanan “Xi Jinping'in Ekolojik Uygarlık Düşüncesine Giriş” adlı kitap yayınlanarak yararlanıma sunuldu. Kitabın künyesinde Yükseköğretim Yayınevi ve Halk Yayınevi tarafından (Çince olarak) basıldığını görüyoruz. Kimbilir belki de Türkçesi bizim yerli yayınevlerimizden birince yayınlanır. Böylece ülkemizde geniş bir kitle kitabı okuma olanağı bulabilir.

ÇKP’nin 2012 yılında düzenlenen 18. Ulusal Kongresi’nden bu yana, Xi Jinping’in öncülüğündeki Merkez Komitesi, ekolojik uygarlık inşasına stratejik (genyöntemsel) bir önem atfediyor.
2017’den başlayarak, Çin üniversiteleri ve bölgesel yönetimler, ‘Ekolojik Uygarlık Üstüne Xi Jinping Düşüncesi’ çalışması için merkezler kurmaktadırlar. Bunların sayıları düzinelere ulaşmış olup, örneğin 2021 Temmuz’unda Pekin’de Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı’nca açılmıştır.
Bu merkezlerden birini (Tsinghua Üniversitesi’nde açılmış olan merkezi) 2025 yılında Çin’e WAPE toplantısı için gittiğimizde ben de ziyaret etmiştim.

Hatta bu WAPE Toplantısında konuyla ilgili bir de bildiri sunmuş ve ardından Tsinghua Üniversitesi’nde bu konuyla ilgili bir konferans da vermiştim.

Yeni dönemde Çin’e özgü sosyalizmin inşası kapsamında yürütülen süreçte; kuram, kılgı ve kurumsal yenilikler kapsamlı bir şekilde ele alınarak bir dizi yeni genyöntem ortaya kondu. Ülkenin ekoloji siyasalarında tarihsel dönüşümlerin yaşandığı bu süreç, “Xi Jinping’in Ekolojik Uygarlık Düşüncesi”nin de temelini oluşturdu. Bu düşünce Xi tarafından Ekim 2022’de 20. ÇKP Ulusal Kongresi’ne sunulan raporda da yer aldı. 2018’de ÇKP Merkez Komitesi Ekolojik Uygarlık Üstüne Xi Jinping düşüncesinin sekiz ilkesinin iki ilke daha eklenerek uygulanmasını önerdi. Bu 10 ilke 18.8.2022’de ‘Halkın Günlüğü’ adlı yayın organında “Ekolojik Uygarlık Üstüne Xi Jinping Araştırma Merkezi”nin yayınladığı makalede “On Israr” olarak ifade edildi. Bu on ilkenin ısrarla savunduğu şeylere bakacağız, ancak önce kitaba bir göz atalım.
KİTABA GENEL BAKIŞ
Kitabın hazırlanmasında Sun Jinlong ve Huang Runqiu sorumluluk üstlenmişler ama geniş bir komite çalışması yapılmış. Kitap Eylül 2026’da basılmış. Kitapta dokuz bölümde söz konusu düşünce dizgesinin önemini, bilimsel çerçevesini, özünü ve kılgısal gerekliliklerini dizgesel bir biçimde ele alıyor. Kitap, yeni dönemde ekolojik uygarlığın inşası için temel bir kuramsal yol gösterici ve eylem kılavuzu niteliği taşıyor.
Kitabın Giriş bölümünde vurgulanan kimi hususlar şöyle:
Xi Jinping’in Ekolojik Uygarlık Düşüncesi’nin rehberliğinde, modern ve güçlü bir ülke hedefine ‘insan ve doğanın bir arada yaşamasını’ eklemledik; ‘yeşil’ kavramını yeni kalkınma mücadelesine dahil ettik. Doğal kaynakların ciddî biçimde tahrip edilmesi modernleşme yoluyla güçlü bir ülke inşasını ve ulusal yeniden canlanma sürecini kısıtlamalarla karşı karşıya getirdiğini kavradık. Bu konuda yalnızca Çin halkının değil, aynı zamanda Dünya çapında da sorumluluk üstlenmek ve biyolojik çeşitliliğin yitimi, çölleşme vb. küresel sorunları da gözetmek zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Dünya karbon dizgesinde geri adımlar atılmasına katkıda bulunmaya başladık. Kapitalist üretim insan-doğa arasında karşıtlık yaratmıştır. Biz Çin halkı olarak tarih boyunca doğaya saygı duyduk ve sevdik. Zi, Mengzi, Zhuangzi ve Xunzi gibi eski bilgelerin bu konularda çok değerli sözleri vardır. Örneğin, ‘Herşey birbirine zarar vermeden birlikte gelişir, yollar birbiriyle olarak gelişir’. Engels’in dediği gibi ‘Marks’ın dünya görüşü bir hazır dogma değil, daha ileri araştırmalar için bir başlangıç yöntemidir’.
Bu ders kitabı dokuz bölümden oluşmaktadır.
KİTABIN BÖLÜMLERİNE KISA BAKIŞ
Birinci bölümde ‘İnsan ve doğa Uyumu’ temel kavramlarla (doğaya saygı, ekolojik uygarlık, çin tarzı uygarlaşma, üretim gelişimi, gönençli yaşam vb.) ele alınırken, İkinci bölümde ‘Ekolojik uygarlığın inşası’ üzerinde duruluyor. Üçüncü bölümde ‘Yeşil Dağlar ve Temiz Sular’ teması üzerinde durulurken, özellikle sanayinin ekolojikleşmesi, ekolojik koruma vb. alt başlıklar inceleniyor. Dördüncü bölümde ‘İyi bir ekolojik dizge ile halkın mutluluğu arasındaki ilişki’ üzerinde duruluyor ve halkın giderek artan güzel bir ülkede yaşama isteği masaya yatırılıyor. Beşinci bölümde ‘Yeşil Kalkınma’ konusu ele alınıyor ve düşük karbonlu, yüksek nitelikli üretkenlik ve karbon taahhütleri hususları irdeleniyor. Altıncı bölümde ‘Ekolojik varlıkların (dağlar, sular, ormanlar, tarlalar, göller, çimenlikler vb.) bütüncül olarak ele alınması ve korunması’ üzerinde duruluyor ve biyolojik çeşitliliğe dikkat çekiliyor. Sekizinci bölümde ‘Güzel Çin’i inşa etmek’ teması ele alınırken, ölçülü olmak, tutumu kullanmak, sade ve yeşil yaşam tarzı hususları irdeleniyor. Dokuzuncu bölümde sorunsal artık uluslararası düzleme taşınarak ‘Küresel ekolojik uygarlık’ teması ele alınıyor. Bu bağlamda sorunsalın küresel olduğu sorunların birlikte nasıl çözülebileceği irdeleniyor.
ON İLKEYE KISA BAKIŞ
Yukarıda sözünü ettiğimiz on ilkeye kısaca bakalım. Bu arada belirtelim, sekiz ilkeye sonradan eklenen iki ilke birinci ve sekizinci sıradaki ilkelerdir.
1) Ekolojik uygarlığın inşasında partinin genel önderliği,
2) Ekoloji gelişince uygarlığın gelişeceği,
3) İnsan ve doğanın uyumlu birlikteliği,
4) Temiz sular ve yeşil dağların paha biçilmez varlıklar olduğu,
5) İyi bir ekolojik çevrenin halk için en evrensel yarar olduğu,
6) Yeşil kalkınmanın kalkınma kavramı bağlamında öncü bir devrim olduğu,
7) Dağların, akarsuların, ormanların, çiftliklerin, göllerin, yeşil alanların ve çöllerin eşgüdümlü yönetimi,
8) Ekolojik çevrenin korunmasında hukukun ödünsüz ve çok sıkı biçimde uygulanması,
9) Güzel bir Çin inşasının tüm halkın bilinçli bir eylemine dönüştürülmesi,
10) Küresel ekolojik uygarlık inşası için ortak bir yol aranması.
SONSÖZ
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ekolojik uygarlık konusundaki en ünlü sözü ‘Berrak sular ve yeşil dağlar, altın ve gümüş değerindedir’ ifadesidir.
Xi Jinping’in ekolojik medeniyet ve sürdürülebilir kalkınma felsefesini özetleyen diğer öne çıkan kimi sözleriyle yazımızı sonlandıralım:
Ekoloji ve Ekonomi İlişkisi: ‘Ekonomik kalkınma ekoloji pahasına gerçekleştirilmemelidir. Ekolojik çevrenin kendisi de bir ekonomidir. Çevreyi korumak üretkenliği geliştirmektir."
Doğaya Verilen Değer: ‘Ekodizgeleri gözlerimizi koruduğumuz kadar değerli korumalı, onları yaşamımıza verdiğimiz değer kadar aziz bilmeliyiz.’
Belki de en önemli (ve çok isabetli) sözlerinden biri de şu:
Uygarlığın yazgısı: ‘Uygarlıkların tarihi, bir uygarlığın yükselişinin veya düşüşünün ekolojik ortamın niteliğiyle yakından bağlantılı olduğunu göstermektedir.’