10 yıl sonra dünya nasıl olacak? Bugünkü küresel güç mücadelesi 2035’te nasıl bir tablo oluşturacak?

Artık birkaç yılda değil, birkaç haftada büyük değişimlerin yaşandığı düşünülürse, 10 yıl sonraya projeksiyon tutabilmek düne göre daha zor ama daha önemli. Amerikan Hegemonyasının Sonu (Kırmızı Kedi Yayınevi, 2019) isimli kitabımda, ben de bir projeksiyon tutmaya çalışmış ve önümüzdeki süreçte beş merkezli bir dünya oluşacağına işaret etmiştim: ABD, Çin, AB, Rusya, Hindistan.

Evet, ABD hegemonyası zayıflıyor, Çin ABD’yle arasındaki makası daraltıyor ve Hindistan da yavaş yavaş güçleniyor…

Kendi kitabımı tanıtmak için bu girişi yapmadım elbette…

ABD ve Çin’in müttefikleri kimler olacak?

Çin’in önde gelen uluslararası ilişkiler teorisyenlerinden Prof. Yan Xuetong’ın bir kitabından bahsedeceğim. Tsinghua Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Onursal Dekanı Prof. Yan Xuetong’ın geçen ay bir kitabı yayımlandı: Tarihin Dönüm Noktası: Uluslararası Yapı ve Düzen 2025-2025.

South China Morning Post gazetesi bu kitabı tanıtmış, Harici internet portalı da Türk okurlarına aktarmış. Prof. Yan Xuetong’un öngörülerine bakacak olursa…

Prof. Yan’a göre 2035’te ABD ve Çin iki süper güç olacak. Brezilya ve Rusya Çin’e, Hindistan, Japonya ve İngiltere ise ABD’ye yakın olacak. Almanya ve Fransa ise iki süper güç arasında denge kurarak görece tarafsız olacak.

ABD hangi üç alanda Çin’den önde?

Prof. Yan’a göre ABD ve Çin iki süper güç olacak ama bu Çin’in ABD’yi geçeceği anlamına gelmiyor. Zira Prof. Yan’a göre askeri alan, temel bilimsel araştırmalar ve yükseköğretim alanlarında hâlâ boşluklar var ve Çin’in 10 yılda bunu kapatabilmesi olası değil.

Temel bilimsel araştırmalar ve yükseköğretim konuları, elbette makasın hızla daraldığı bir alan ama kuşaklar gerektiren iki konu olduğu için Prof. Yan’ın değerlendirmesine katılıyorum.

Askeri alan ise ABD’nin açık ara ileride olduğu bir alandır ve makasın en geç kapanacağı alandır. Ama bana göre Çin’in buradaki avantajı, ABD’nin saldırı ordusuna karşı kendisinin savunma ordusu inşa ediyor olmasıdır. Savunan saldırana göre daha daha az askeri büyüklüğe ihtiyaç duyar zira…

Trump sonrası Neo-Trump dönemi olur mu?

Prof. Yan Xuetong’un asıl dikkat çeken öngörüsü ise şu: “İkinci Trump döneminin sona ermesinden sonra Çin ile ABD arasındaki stratejik rekabet yoğun kalmaya devam edebilir, ancak iki ülke rekabeti yönetmek için yeni mekanizmalar kurmuş olabilir ve bu da uzun vadeli, istikrarlı ve savaşsız bir rekabet durumu yaratabilir.”

Bu öngörü, Trump’ın normal akışta 2028’de başkanlığı tamamlayacağı esasına dayanıyor. Ama Trump ya yavaş yavaş dillendirdiği gibi bir üçüncü dönem başkanlığı zorlarsa? Batı yarım kürede “işgal” stratejisi belirleyen Trump, savaşı üçüncü dönemi için gerekçelendirebilir mi? Ekibinin bunun için yasal boşluklara çalıştığı ve bir hazırlık içinde olduğu biliniyor…

Diğer yandan Trump dönemi, Trump’la biter mi? DJ Vance ile Trump dönemi süremez mi? Hatta DJ Vance dönemi, bir Neo-Trump dönemi olarak çok daha ilerisi olamaz mı?

Zira Trump-Vance ikilisinin dayandığı bir sınıf var; yeni ve daha aç bir zenginler sınıfı, dijital-teknoloji zenginleri…

Öngörü çalışmasının önemi

10 yıl sonraya projeksiyon tutmak, olacakları yazmak, olanı yorumlamaktan daha riskli bir konu elbette. Ama asıl önemlisi de bu bence…

ABD’nin oldukça başarılı olduğu bir alandır bu projeksiyon tutma işi. Pek çok ABD’li teorisyen, stratejist 10, 25 hatta 50 yıl sonrasına projeksiyonlar tutarak kitaplar yazar.

Çünkü önünüzdeki karanlığa ışık tutarak, daha güvenli yürürsünüz.

Prof. Yan Xuetong’ın Tarihin Dönüm Noktası: Uluslararası Yapı ve Düzen 2025-2025 isimli kitabını bu nedenle çok değerli buluyorum. Bugünlük kitabı South China Morning Post gazetesinin tanıttığı kadarı üzerinden değerlendirebildim ama ilk fırsatta edinip okuyacağım ve sizlere daha geniş bir inceleme yazacağım.

Mehmet Ali Güller
CGTN Türk
20 Ocak 2026