Yapay zekâ öğrencilerin çalışma biçimini hızla değiştirirken, teknolojinin öğrenme üzerindeki etkisine ilişkin ilk geniş ölçekli veriler şaşırtmaya devam ediyor. Stockholm Üniversitesi’nden David Stromberg ile Hong Kong Üniversitesi’nden Victor Lei ve Wu Yanhui, 12-18 yaş arasındaki 27 bin öğrenciyi altı ay boyunca takip etti.

Güneş patlamalarına yapay zekâ takibi
Güneş patlamalarına yapay zekâ takibi
İçeriği Görüntüle

Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i yapay zekâ modellerini kullandığını belirtirken, kalan yüzde 20’lik bölüm kontrol grubunu oluşturdu.

Ödev notu arttı, çalışma süresi kısaldı

Altı aylık sürenin sonunda yapay zekâ kullanan öğrencilerin bütün derslerdeki ortalama ödev notları yüzde 18 yükseldi. Bir ödevi tamamlamak için harcadıkları ortalama süre ise 64 dakikadan 45 dakikaya geriledi.

Ödevlerde ortaya çıkan bu avantaj sınavlara yansımadı. Yapay zekâ kullanan öğrenciler, sınavlarda teknolojiden yararlanmayan akranlarından yüzde 20 daha düşük puan aldı. Araştırma, daha önce öğrencilerin sınav performansını öngörmekte kullanılabilen ödev notları ile sınav sonuçları arasındaki ilişkinin de bozulduğunu gösterdi.

Verilerde dikkat çeken bir başka ayrıntı ise sınavlardaki gerilemenin bütün yapay zekâ kullanıcılarında aynı ölçüde görülmemesi oldu.

Sorun yapay zekâ değil, kullanım biçimi

Sınav sonuçlarındaki düşüş özellikle yapay zekâ yardımıyla ödevlerini daha kısa sürede tamamlayan öğrencilerde yoğunlaştı. Yapay zekâ kullanmasına rağmen ödevlerine diğer öğrenciler kadar zaman ayıranların sınav performansında ise belirgin bir kayıp görülmedi.

Araştırmacıların bulguları, öğrencinin yapay zekâyı doğrudan yanıt üretmek için kullanması ile bir öğretmen gibi kullanması arasında önemli bir fark bulunduğuna işaret ediyor. Konuları açıklatmak, anlaşılmayan noktaları sormak veya problem çözme sürecinde yardım almak için yapay zekâdan yararlanan öğrenciler aynı performans kaybıyla karşılaşmadı.

Verileri destekleyen bir başka çalışma da ABD’de yapıldı. Middlebury College’dan Zara Contractor ve Germán Reyes, üniversite öğrencilerinden daha önce bilmedikleri bir konuyu yapay zekâ yardımıyla veya kendi başlarına öğrenmelerini istedi. Yapay zekâ kullanan öğrenciler testlerde daha yüksek sonuç elde ederken, avantaj bir hafta sonra yapılan tekrar testinde de korundu.

Ortaya çıkan tablo, eğitimde yapay zekânın yasaklanması ile sınırsız kullanımına izin verilmesi arasındaki tartışmanın ötesinde bir soruna işaret ediyor. Yapay zekâ öğrencinin düşünme sürecinin yerine geçtiğinde ödev performansı yükselse bile öğrenme gerileyebiliyor. Teknoloji, yanıt veren bir araç yerine konuyu anlamaya yardımcı olan bir öğretmen gibi kullanıldığında ise öğrenme sürecini destekleyebiliyor.