“Einstein problemi” ışığın sırrını ortaya çıkardı
“Einstein problemi” ışığın sırrını ortaya çıkardı
İçeriği Görüntüle

Ay’ın Dünya’ya bakan yüzü geniş ve koyu renkli volkanik düzlüklerle kaplıyken, uzak yüzünde daha eski, yoğun kraterli araziler ve çok daha kalın bir kabuk bulunuyor. Nanjing Üniversitesi öncülüğündeki araştırmacılar, Chang’e-6’nın 2024’te uzak yüzden getirdiği ilk örnekleri Apollo görevleri ve Chang’e-5 tarafından Dünya’ya ulaştırılan materyallerle karşılaştırdı. Analizler, iki yarımkürenin mantolarının kimyasal açıdan büyük ölçüde benzer olduğunu, asıl farklılığın kabukta ortaya çıktığını gösterdi.

Araştırmaya göre ayrışma, Ay’ın Dünya’ya kütleçekimsel olarak kilitlenmesinin ardından başlamış olabilir. Ay ile Dünya’nın birbirine bugünkünden çok daha yakın olduğu dönemde Dünya’ya bakan tarafta gelgit kaynaklı ısınmanın daha güçlü olması, iki yarımküre arasında büyük bir sıcaklık farkı yarattı. Bilim insanları bu farkın Ay’ın erken dönem magma okyanusunda yatay hareketleri tetiklediğini düşünüyor. Sıcak magma bir yarımküreden diğerine taşınırken magnezyum bakımından zengin erken kabuk malzemeleri de uzak yüze doğru sürüklendi.

Bu süreç zamanla Ay’ın uzak yüzündeki kabuğun daha kalın ve magnezyum açısından daha zengin hale gelmesini açıklayabilir. Magma okyanusundan geriye kalan eriyiklerin ise Dünya’ya bakan tarafta yoğunlaşması, burada potasyum, nadir toprak elementleri ve fosfor bakımından zengin bölgelerin ve geniş volkanik düzlüklerin oluşmasına zemin hazırlamış olabilir. National Science Review dergisinde yayımlanan çalışma, Ay’ın iki yüzü arasındaki milyarlarca yıllık farklılığın kaynağını uydunun erken dönemindeki eşitsiz ısınma ve dev magma hareketleriyle açıklayan yeni bir model ortaya koyuyor.