CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD'nin İran'a karşı başlattığı savaşın altıncı ayında Washington başlangıçta ilan ettiği hedeflere ulaşamadı. Savaş neticesinde Hürmüz Boğazı’nda meydana gelen kesinti enerji fiyatlarından deniz taşımacılığına kadar küresel ticareti etkiledi. Savaş öncesinde açık olan boğazın yeniden işler hale getirilmesi ise zaman içinde Washington'ın temel hedeflerinden birine dönüştü.

Hürmüz'deki kesinti özellikle Irak'ı alternatif güzergâhlara yöneltti. Washington Post'a göre güney Irak'taki rafinerilerden Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki Baniyas Limanı'na her gün yaklaşık 5 bin tanker petrol taşıyor. Nisan ayında deneme olarak başlayan sevkiyat, Irak petrolünün Hürmüz'e girmeden dünya pazarlarına ulaştırılmasını amaçlıyor.

5,7 milyar dolarlık alternatif

ABD merkezli gazeteye göre daha kalıcı seçenek olarak ise Basra ile Baniyas arasında yeni bir petrol boru hattı planlanıyor. Trump yönetiminin temmuz ayında destek açıkladığı Chevron öncülüğündeki projenin yaklaşık 1600 kilometre uzunluğunda olması ve günde 2 milyon varil petrol taşıması öngörülüyor. Projenin tahmini maliyeti 5,7 milyar doları bulacağı ve inşaat sürenin de iki buçuk yıl olacağı hesaplanmakta.

İran’dan ABD’ye “karanlık aylar” uyarısı: Savunma doktrini değişti
İran’dan ABD’ye “karanlık aylar” uyarısı: Savunma doktrini değişti
İçeriği Görüntüle

Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Tom Barrack, hattın Hürmüz Boğazı'nı gelecekte enerji ticareti açısından “sonradan düşünülen” bir güzergâha dönüştürebileceğini savundu. Suriye Petrol Şirketi Başkan Yardımcısı Ahmad Qubbaji da Katar'daki yatırımcılarla hattın Katar'a kadar uzatılması ihtimalinin görüşüldüğünü söyledi. Katar'ın doğal gazını Banyas'a ulaştıracak ayrı bir hatla ilgilendiği, Kuveyt ve Bahreyn'in de Irak-Suriye güzergâhına bağlanabilecek ülkeler arasında bulunduğu belirtiliyor.

Yeni hattın güvenlik sorunu

Basra-Baniyas projesinin önündeki en önemli sorunlardan biri hattın geçeceği bölgelerdeki güvenlik koşulları. Batı Irak'ta siahlı grupların ABD planlarına karşı mesafeleri yaklaştığı bilinirken, Suriye’de ise güvenliğin tam anlamıyla tesis edilmesinin zaman alacağı savunulmakta. Washington Post'a konuşan enerji uzmanı Gabriel Mitchell, yaklaşık 30 yıllık yatırım olarak planlanan hattın korunması ve sigortalanmasının projenin temel sorunları arasında olduğunu belirtti.

Altyapının mevcut durumu da yüksek yatırım gerektiriyor. 1950'lerde kurulan eski Irak-Suriye petrol hattına ait tesislerin bir bölümü IŞİD'in kontrolüne geçtikten sonra ABD bombardımanlarında tahrip edildi. Suriye'nin önemli petrol sahalarından El Ömer'deki kuyuların üretimi ise savaş öncesindeki zirve seviyesinin yaklaşık onda birinde bulunuyor.