CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 25’inci kuruluş yıl dönümünü, uluslararası sistemin belki de örgütün kurulduğu 2001 yılından bu yana geçirdiği en sert dönüşümlerden birinin ortasında kutluyor.
Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar, ticaret savaşları ve korumacı politikaların yükselişi ülkeleri yeni ortaklık arayışlarına iterken ŞİÖ’nün temsil ettiği coğrafi ve ekonomik ağırlık da giderek daha fazla dikkat çekiyor. Bugün örgüte üye ülkeler dünya nüfusunun neredeyse yarısını, küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık dörtte birini temsil ediyor. ŞİÖ coğrafyası aynı zamanda Avrasya kara kütlesinin yüzde 60’tan fazlasını kapsıyor.
ŞİÖ’nün 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenecek zirvenin ana sorusu örgütün ne kadar büyüdüğünden çok, sahip olduğu ağırlığı ne ölçüde ortak hareket kapasitesine dönüştürebileceği olacak.
Örgütün 10 üyesinin dışişleri bakanları 24 Temmuz’da Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde bir araya geldi. Toplantıda 1 Eylül’de liderlerin önüne gelecek belgeler ele alınırken ŞİÖ’nün 25’inci yılı için hazırlanacak Bişkek Bildirisi taslağı da kabul edildi. Dışişleri bakanlarının ortak açıklamasında örgütün “yeni bir gelişme aşamasına” girdiği belirtilirken mevcut uluslararası koşullara uyum sağlamak amacıyla çalışma mekanizmalarının kapsamlı biçimde modernize edilmesi gerektiği vurgulandı.
Şanghay Beşlisi’nden 10 üyeli örgüte
ŞİÖ’nün bugünkü yapısını anlamak için 1990’ların Orta Asya’sına dönmek gerekiyor. Sovyetler Birliği’nin dağılması Çin’in batısında yeni devletlerin ortaya çıkmasına neden olurken Pekin ile eski Sovyet cumhuriyetleri arasında sınır güvenliği ve askeri güven artırıcı önlemler öncelikli mesele haline geldi.
Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın oluşturduğu “Şanghay Beşlisi” bu ihtiyacın sonucunda ortaya çıktı. Özbekistan’ın da katılmasıyla altı ülke 2001 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü’nü kurdu. İlk yıllarında sınır güvenliği, ayrılıkçılık ve terörle mücadele gibi konulara odaklanan ŞİÖ’nün karakteri sonraki genişleme dalgalarıyla değişmeye başladı.
Hindistan ve Pakistan 2017’de tam üye oldu. İran’ın 2023, Belarus’un ise 2024 yılında katılmasıyla üye sayısı 10’a yükseldi. Afganistan ve Moğolistan gözlemci statüsünde bulunurken Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu 15 ülke örgütün diyalog ortakları arasında yer alıyor. Aynı masa etrafında artık dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin, nükleer güç Rusya, dünyanın en kalabalık ülkelerinden Hindistan ve Pakistan ile Orta Doğu’nun önemli enerji üreticilerinden İran bulunuyor.
Güvenlik hâlâ merkezde
ŞİÖ’nün gündemi son 25 yılda genişlese de güvenlik örgütün temel sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. Taşkent merkezli Bölgesel Terörle Mücadele Yapısı (RATS), üye ülkelerin istihbarat paylaşımı, ortak eğitim ve kurumsal kapasite geliştirme çalışmalarını koordine ediyor.
Örgüt bu çerçevede Çin’in “üç kötü güç” olarak tanımladığı terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadeleyi ortak güvenlik anlayışının merkezine yerleştirdi. 2025 Tianjin Zirvesi’nde güvenlik tehditleriyle mücadele için yeni mekanizmaların devreye alınması ve uyuşturucuyla mücadele alanındaki kurumsal kapasitenin artırılması gündeme getirildi. ŞİÖ’nün 25 yıllık dönüşümünün asıl dikkat çekici tarafı ise güvenlik gündeminin yanına giderek daha güçlü bir ekonomik sütun eklemeye çalışması.
Yeni hedef: Ekonomik ağırlığı kurumsallaştırmak
ŞİÖ’nün ilk döneminde güvenlik meseleleri belirleyiciyken bugün ulaştırma koridorlarından enerjiye, e-ticaretten yapay zekâya kadar çok daha geniş bir işbirliği gündemi bulunuyor. Bu dönüşümde Çin’in ağırlığı belirleyici.
Pekin yönetimi kalkınma ve güvenliğin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çiziyor. Yoksulluk, işsizlik ve ekonomik geri kalmışlığın uzun vadede istikrarsızlığı beslediği görüşünden hareket eden Çin, altyapı yatırımları, ticaret, lojistik ve bağlantısallığın ŞİÖ gündeminde daha fazla yer almasını destekliyor. Kuşak ve Yol Girişimi de bu noktada ŞİÖ coğrafyasıyla kesişiyor.
Çin’den Orta Asya’ya, oradan Rusya, İran, Güney Asya ve Avrupa’ya uzanan kara güzergâhlarının önemli bölümü örgüte üye ülkelerden geçiyor. 2014 yılında imzalanan Uluslararası Karayolu Taşımacılığının Kolaylaştırılması Anlaşması da sınır ötesi taşımacılığın geliştirilmesi yönündeki girişimlerin örneklerinden biri oldu.
Rakamlar Çin’in ŞİÖ içerisindeki ekonomik ağırlığını da ortaya koyuyor. Pekin’in verilerine göre Çin’in diğer ŞİÖ üyelerindeki yatırım stoku 84 milyar doları aşarken bu ülkelerle yıllık ticaret hacmi 500 milyar doların üzerine çıktı. Çin ayrıca ihtiyaç duyan ŞİÖ ülkelerinde 100 “küçük ama güzel” kalkınma projesi hayata geçirme, 2 milyar yuan hibe sağlama ve ŞİÖ Bankalararası Konsorsiyumu üyelerine üç yıl içinde 10 milyar yuan ilave kredi açma sözü verdi.
Ekonomik işbirliğinin önündeki yeni eşik ise ŞİÖ Kalkınma Bankası. Mayıs ayında Bişkek’te gerçekleştirilen üçüncü istişare toplantısının ardından haziran sonunda Shenzhen’de dördüncü tur görüşmeler yapıldı. ŞİÖ’nün verdiği bilgiye göre 28 ülkeden temsilcilerin katıldığı Shenzhen toplantısında bankanın temel unsurları ve bundan sonraki çalışma planı ele alındı.
29 Mayıs’ta Bişkek’te toplanan ŞİÖ maliye bakanları ve merkez bankası başkanları da ulusal para birimlerinin karşılıklı ticarette kullanımının artırılması ve yeni finansal işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesini tartıştı. Kalkınma Bankası’nın kurulması halinde ŞİÖ, güvenlik ve siyasi diyalog platformu olmanın ötesinde kendi finansal araçlarına sahip ekonomik bir yapıya doğru önemli bir adım atmış olacak.




