Japonya'da savaş sonrası dönemin pasifist kimliğine darbe vuran silah ihracatı politikasındaki değişiklik, sokaklara taştı.
26 Ocak'ta Tokyo'daki Mitsubishi Heavy Industries genel merkezi önünde toplanan protestocular, ülkenin savunma harcamalarını sürekli artırmasını ve artık füzeler, fırkateynler ile savaş uçaklarının yurt dışına satılabilmesine olanak tanıyan yeni politikayı sert dille eleştirdi.
Göstericiler, hükümeti ve savunma sanayi şirketlerini, barışçıl ilkeleri bir kenara bırakarak kâr hırsıyla hareket etmekle suçladı. Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana benimsediği ve anayasanın 9. maddesinde güvence altına alınan pasifist duruşunun, bu yeni politikayla birlikte aşındığına dikkat çeken eylemciler, yetkilileri ülkenin savaş sonrası kimliğini belirleyen bu ilkelere sahip çıkmaya çağırdı.
Protesto, Japonya'nın son yıllarda savunma bütçesini üst üste artırması ve geleneksel silah ihracatı yasağında önemli bir kırılma yaşanmasının ardından gerçekleşti. Uzmanlar, bu değişimin Japonya'nın bölgedeki askeri rolünü yeniden tanımladığını ve ülkenin pasifist kimliğinden uzaklaştığını belirtiyor.
Mitsubishi Heavy Industries ise üretim tesislerinden ihraç edilecek silah sistemleriyle bu politika değişikliğinin en önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Protestocular ise bu dönüşüme karşı olduklarını haykırarak, "Japonya barışa sahip çıkmalı, silah tüccarı olmamalı" mesajını verdi.




