Japon İmparatorluk Ordusu'nun II. Dünya Savaşı sırasında biyolojik silah geliştirme çalışmaları kapsamında kendi askerleri üzerinde canlı insan deneyleri gerçekleştirdiğine ilişkin yeni kanıtlar ortaya çıktı.

Yayımlanan yeni bir araştırma, Çin'in Heilongjiang eyaletinin başkenti Harbin'de, Japon ordusunun 731. Birimi tarafından işlenen savaş suçlarına ilişkin belgelerin sergilendiği bir sergi salonunda paylaşıldı.

İflas eden işgal: İsrail ordusu “Boş Kasalar”la yüzleşiyor
İflas eden işgal: İsrail ordusu “Boş Kasalar”la yüzleşiyor
İçeriği Görüntüle

Araştırmaya göre, Japon kuvvetleri Çin'deki biyolojik savaş faaliyetleri kapsamında Harbin'deki 731. Birim ve Pekin'deki 1855. Birim başta olmak üzere çeşitli askeri kurumlar aracılığıyla sivrisinek, pire ve sinekleri kullanarak bakteriyolojik silah araştırmaları yürüttü.

Hastalık taşıyan böcekler silah olarak araştırıldı

Japon biyolojik savaş birimleri, farklı hastalıkların yayılmasında kullanılan böcekler üzerinde kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi.

Araştırmada, veba bakterisini yaymak amacıyla pirelerin, koleranın yayılmasında sineklerin ve sıtmanın bulaştırılmasında başlıca taşıyıcı olan sivrisineklerin kullanıldığı belirtildi.

731. ve 1855. Birimlerin bakteriyolojik silah geliştirme çalışmalarının bir parçası olarak bu böceklerin yetiştirilmesi ve çoğaltılması için özel birimler oluşturduğu aktarıldı.

Japon askerleri üzerinde sıtma deneyi

Sergi salonunda görev yapan araştırmacı Jin Shicheng, Mayıs-Ağustos 1940 döneminde sıtma bulaştırılmış sivrisineklerle gerçekleştirilen canlı insan deneylerini belgeleyen bir makalenin, 10 Ocak 1943'te Japon Ordusu Tıp Birliği tarafından yayımlanan bir dergide yer aldığını söyledi.

Belgelere göre deney, Japonya'nın Chiba vilayetindeki bir askeri hastanede gerçekleştirildi. Japon askeri personeli önce Çin'de sıtmaya yakalanmış askerlerin sivrisinekler tarafından ısırılmasını sağladı. Daha sonra bu sivrisineklerin, aynı hastanede akıl hastalığı nedeniyle tedavi gören 10 Japon askerini ısırmasına izin verildi.

Deney sonucunda çok sayıda kişinin 40 derecenin üzerinde ateş, baş ağrısı ve iştahsızlık gibi sıtma belirtileri gösterdiği kaydedildi.

"İnsanları deney malzemesi olarak gördüler"

Araştırmacı Jin Shicheng, söz konusu deneyin Japon ordusunun insanları yalnızca deneylerde kullanılacak materyaller olarak gördüğünü ortaya koyduğunu belirtti.

Jin, deneylerin yalnızca Çin'de yürütülmediğine, Japonya'nın ana karasına kadar uzandığına ve Japon askerlerinin de bu uygulamalardan etkilendiğine dikkat çekti.

Kurumlar arasında koordineli biyolojik silah çalışmaları

Araştırmada ayrıca Japon ordusunun bakteriyolojik silah geliştirme faaliyetlerinde farklı askeri ve tıbbi kurumlar arasında işbirliği yaptığına ilişkin belgelerin bulunduğu belirtildi.

Yeni bulgular, Japon İmparatorluk Ordusu'nun biyolojik savaş programının yalnızca tek bir birimin faaliyetlerinden ibaret olmadığını, farklı kurumların dahil olduğu daha geniş kapsamlı ve sistematik bir araştırma ağının parçası olduğunu gösteriyor.

Söz konusu belgeler, 731. Birim ve diğer Japon askeri kurumlarının savaş yıllarında insan deneyleri ve biyolojik silah araştırmaları yürüttüğüne ilişkin tarihsel kanıtlara yeni bir boyut kazandırıyor.

Uzmanlar, bu yeni bulguların, Japon İmparatorluk Ordusu’nun II. Dünya Savaşı sırasında işlediği insanlık suçlarına ilişkin tarihsel kayıtlara önemli bir katkı sağladığını, ancak Japonya’nın bu konudaki resmî özür ve tazminat sorumluluğunun hâlâ tam anlamıyla yerine getirilmediğine dikkat çekiyor. Çalışma, savaş suçlarının unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği vurgusuyla sona eriyor.