İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, orduya ayrılan bütçenin ciddi biçimde yetersiz kaldığını itiraf ederek, “Boşalan kasalarla mücadele etmek zorundayız” dedi.

Times of Israel’in aktardığına göre Zamir, askeri komuta toplantısında yaşadıkları durumu “bütçe savaşı” olarak nitelendirirken, bu sıkıntının ordunun savaşa hazırlık durumuna doğrudan zarar verdiğini açıkladı.

İsrail ordusunun bu mali çöküşü, yıllardır sürdürülen işgal, yerleşimci politikaları ve bölgesel saldırılarının kaçınılmaz sonucu olarak değerlendiriliyor. Gazze’ ve Lübnan'daki saldırılar, Batı Şeria’daki işgalin derinleştirilmesi ve İran’a yönelik saldırı, İsrail savunma bütçesini tüketen başlıca kalemler arasında yer alıyor.

Rus istihbaratı doğruladı: CIA Direktörü ile Narışkin görüştü
Rus istihbaratı doğruladı: CIA Direktörü ile Narışkin görüştü
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, İsrail’in aynı anda dört cephede savaşacak askeri gücü finanse etmeye çalışmasının, ekonomisini aşan bir yük olduğuna dikkat çekiyor.

İşgal politikaları ekonomiyi tüketiyor

Haberde yer alan Batı Şeria’ya asker takviyesi kararı, bu bütçe krizinin çarpıcı bir tezahürü olarak öne çıkıyor. Halihazırda iki tümenin görev yaptığı bölgeye ek tabur ve birlikler sevk edilirken, Zamir “yüksek alarm” durumuna geçilmesini emretti. Ancak bu takviye, ordunun mali kaynaklarını daha da daraltacak bir hamle olarak görülüyor. Yani İsrail, bütçesi iflas etmişken işgali genişleterek kendi kendini daha da zayıflatıyor.

The Jerusalem Post’un İsrailli kaynaklara dayandırdığı habere göre Zamir, Netanyahu’ya Batı Şeria’da “patlama riski” uyarısında bulunmuştu. Merkez Kuvvetler Komutanı Bluth ise yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik “milliyetçi suçlar” adını verdiği saldırıların “her şeyi bir anda ateşe verebilecek kıvılcım” olduğunu itiraf etmişti. Bu uyarılar gösteriyor ki İsrail, kendi yarattığı güvenlik çıkmazını daha fazla asker ve daha fazla harcamayla çözmeye çalışıyor; ancak bu kısır döngü, bütçeyi ve ordunun caydırıcılığını giderek erozyona uğratıyor.

“Parasız kalan ordu, caydırıcılığını kaybediyor”

Eski İsrailli güvenlik yetkilileri ve ekonomistler, mevcut durumu “tarihi bir zafiyet” olarak nitelendiriyor. İsrail ordusu, kuruluşundan bu yana ilk kez, bu denli geniş çaplı operasyonlar yürütürken aynı zamanda ciddi bir bütçe açığıyla karşı karşıya. Zamir’in “boş kasalar” çıkışı, ordunun yedek teçhizat temin edemediğini, eğitim tatbikatlarını kıstığını ve personel maaşlarında dahi kesintiye gidildiğini gösteriyor.

Uzmanlara göre bu durum, İsrail’in bölgedeki caydırıcılık kabiliyetini zayıflatıyor.

Sürdürülemez politikaların ağır faturası

Sonuç olarak, İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir’in bütçe isyanı, sadece askeri bir sorun değil; aynı zamanda siyasi bir iflasın da göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yıllardır işgali derinleştiren, yerleşimci şiddetini artıran ve bölgesel çatışmaları tırmandıran İsrail hükümeti, şimdi ordunun isteklerini karşılayamayacak bir ekonomik darboğaza girmiş durumda.

Batı Şeria’daki patlama riski, Gazze’deki direnişin sürmesi ve kuzey sınırındaki gerginlik, İsrail’in her geçen gün daha fazla kaynak tüketen ama çözüm getirmeyen bir güvenlik anlayışına saplanıp kaldığını gösteriyor. Ordu “boş kasalar”dan şikâyet ederken, hükümetin aynı politikalarda ısrar etmesi, İsrail’in kendi kendini zayıflattığı bir kısır döngüyü besliyor.

Bu tablonun bütçe krizlerinin ve askeri zafiyetlerin devam edeceğini açıkça ortaya koyduğunu belirten uzmanlar, "İsrail, işgalin ve savaşın maliyetini artık karşılayamayacak noktaya gelmiş durumda" değerlendirmesini yapıyor.