Japonya'da yayımlanan son kamuoyu araştırması, Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarıyla toplumun beklentileri arasındaki çatlağın giderek derinleştiğini ortaya koydu. Japon Kamuoyu Araştırmaları Derneği'nin anketine göre halkın yüzde 76'sı ülkenin "nükleer silah bulundurmama, üretmeme ve ülkeye sokmama" esasına dayanan Üç Nükleer Olmama İlkesi'nin korunmasını desteklerken, yüzde 77'si ise ABD ile olası bir "nükleer paylaşım" modeline karşı çıkıyor. Sonuçlar, Japon toplumunun savaş sonrası inşa edilen barışçı güvenlik anlayışından vazgeçmek istemediğini gösteriyor.

Japon halkının görüşleri ise Tokyo yönetimi nezdinde karşılık bulmuyor. Savunma bütçesini art arda rekor seviyelere çıkaran, ölümcül silah ihracatının önünü açan ve "karşı saldırı kabiliyeti" doktrinini kabul eden Japonya, şimdi de savaş sonrası dönemin en önemli siyasi kırmızı çizgilerinden biri olan Üç Nükleer Olmama İlkesi'ni tartışmaya açıyor. Temmuz ayında Savunma Bakanı Şinjiro Koizumi'nin, nükleer politikanın "hiçbir tabu olmadan tartışılması gerektiğini" söylemesi, hükümetin hangi yöne ilerlemek istediğini açık biçimde ortaya koydu.

Tartışmanın ana ekseni güvenlik kimliği

Ülkede tartışılan konu yalnızca nükleer silah değil. Tartışılan, Japonya'nın II. Dünya Savaşı sonrasında benimsediği güvenlik kimliği. Hiroşima ve Nagazaki'nin ardından oluşturulan Üç Nükleer Olmama İlkesi, onlarca yıldır Tokyo'nun uluslararası arenada "barış ülkesi" imajının temel dayanaklarından biri oldu. Son yıllarda anayasadaki pasifist ruhun aşamalı biçimde aşındırılması, savunma harcamalarının iki katına çıkarılması ve ordunun yetki alanının genişletilmesi, Japonya'nın güvenlik anlayışında köklü bir paradigma değişimine işaret ediyor. Nükleer tartışma da bu dönüşümün yeni halkası olarak görülüyor.

Tokyo'daki muhafazakâr çevreler ise bölgesel güvenlik ortamındaki değişimi gerekçe gösteriyor. Çin'in askeri modernizasyonu ile Kore'nin füze programını öne çıkaran bu çevreler, ABD'nin nükleer şemsiyesinin daha görünür hale gelmesini ve gerektiğinde Japon topraklarında nükleer silahların konuşlandırılabilmesini savunuyor. Hükümet içinde de "ülkeye nükleer silah sokulmaması" ilkesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan sesler giderek daha yüksek çıkıyor.

Çin, Filipinler'i uyardı! Provokatif eylemlere karşılık vereceğiz
Çin, Filipinler'i uyardı! Provokatif eylemlere karşılık vereceğiz
İçeriği Görüntüle

Bu yaklaşım kamuoyunda ise karşılık bulmuyor. Ankete göre Japonların dörtte üçünden fazlası yalnızca mevcut ilkelerin korunmasını istemekle kalmıyor, ABD ile NATO benzeri bir nükleer paylaşım modeline de açık şekilde karşı çıkıyor. Tepki yalnızca toplumla sınırlı değil. Takaichi hükümetinin göreve gelmesinden bu yana 82 yerel meclis Üç Nükleer Olmama İlkesi'nin korunmasını isteyen kararlar aldı. Atom bombalarının hedefi olan Hiroşima ve Nagazaki'nin valileri de ilkelerin değiştirilmesine karşı çıkarken, Nobel Barış Ödülü sahibi atom bombası mağdurlarının örgütü Nihon Hidankyo da Japonya'nın savaş sonrası barış çizgisinden uzaklaşmaması çağrısında bulundu.