Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, yerel medyada yer alan açıklamasında, ülkesinin de arabuluculuk yaptığı ABD-İran müzakerelerini değerlendirdi.
Ensari, "Yaklaşık 2 haftadır, Washington ve Tahran görüşmelerinin yeniden başlaması konusunda farklı fikir alışverişinde bulunuyoruz." ifadesini kullandı.
Katar'ın arabuluculuk ekibiyle birlikte söz konusu görüşmelerin yeniden başlama olasılığını değerlendirmek üzere Tahran ve Washington ile çalışmalar yürüttüğünü aktaran Ensari, arabulucu ekibin, bu yolda bir ilerleme kaydetme umuduyla farklı başkentler arasında gidip geldiğini belirtti.
Ensari, "ABD yönetimindeki bazı yetkililerden, Washington'un bir anlaşmaya varmak istediğine ilişkin teyit aldık." değerlendirmesinde bulundu.
İstikrarı sağlayacak bölgesel bir çözüme ve Hürmüz Boğazı gibi su yollarını koruyacak uluslararası bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Ensari, su yollarının belirli bir ülkenin egemenliğine tabi kılınmasının ve bir silah olarak kullanılmasının herkes için tehlikeli olduğunu aktardı.
- Hürmüz Boğazı'ndaki durum
ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026'da İran'a saldırılar başlatmış, saldırılar sırasında küresel petrol ihracatı ve tedarik zincirleri açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı kapatılmıştı.
İran da Körfez ülkelerine ve bölgede "ABD-İsrail hedefleri" olduğunu belirttiği noktalara saldırılar düzenlemiş, daha sonra ateşkese varılmıştı.
Washington ile Tahran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan "İslamabad Mutabakatı" ile askeri saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılması için düzenlemelerin başlatılması kararlaştırılmıştı. Ancak anlaşmanın uygulanması ve boğazdaki seyrüsefer konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle uygulama sekteye uğramış, temmuz ayında çatışmalar yeniden başlamıştı.




