Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin 23 Ekim'den bu yana girişlerini kapattığı El Halil'de baskın ve ihlallere ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, İsrail askerlerinin kentte kuşatma uyguladığı 6 günde 110 Filistinliyi gözaltına aldığı belirtildi.
Gözaltına alınanlar arasında 7 çocuk, 3 kadın ve daha önce serbest bırakılmış eski esirlerin olduğu aktarıldı.
Kadınlardan 2'sinin daha sonra serbest bırakıldığı, birinin hala soruşturma merkezinde tutulduğu bilgisi verildi.
Açıklamada, İsrail askerlerinin daha önceki saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin ailelerinden 8 kişiyi de gözaltına aldığına dikkat çekilerek, gözaltıların hedef alınan kişilerin ailelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesinin, bu uygulamanın toplu cezalandırma aracı olarak kullanıldığını gösterdiği vurgulandı.
Yüzlerce kişi saha sorgusuna maruz bırakıldı
Açıklamada ayrıca kentteki kuşatma kapsamında çeşitli bölgelere baskınlar düzenlendiği aktarıldı.
Baskınlar sırasında gözaltıların yanı sıra yüzlerce kişinin sokaklarda, kontrol noktalarında ya da evlerde saha sorgusuna tabi tutulduğu kaydedildi.
İsrail güçlerinin saha sorgusunu, bilgi toplama, korkutma, sürekli gözetim ve baskı altında tutma aracı olarak kullandığı ifade edildi.
Ayrıca Filistinlilerin kötü muameleye maruz kaldığı, şiddete uğradığı ve darbedildiği aktarıldı.
Yollar ve belde girişleri kapatıldı
İsrail askerlerinin kentteki yolları ve girişlerini kapatmasının, hareket kısıtlaması getirdiği, günlük yaşamın aksamasına yol açtığı; Filistinlilerin iş yerlerine gitmelerini ve temel hizmetlere erişimini de zorlaştırdığına dikkat çekildi.
İsrail ordusunun askeri faaliyetleri nedeniyle çok sayıda Filistinlinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade edildi.
El Halil'de yaşananların, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'nde İsrail'in başlattığı saldırılardan bu yana İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yürüttüğü askeri operasyonları tırmandırma politikasının bir parçası olduğu değerlendirildi.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın başta Cenin ve Tulkerim olmak üzere pek çok vilayetindeki baskın ve ihlaller kapsamında, toplu gözaltı, saha sorgusu, zorla yerinden etme, evlerin ve altyapının tahrip edilmesi gibi uygulamaların yaşandığı belirtildi.
El Halil'de de benzer uygulamaların tekrarlanmasının, İsrail'in Filistin toplumunu ve günlük yaşamı hedef alan eylemlerinin genişlediği anlamına geldiği kaydedildi.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Jeremy Laurence, İsrail'in El Halil kentinde sürdürdüğü kuşatmanın "toplu cezalandırma" anlamına gelebileceğini belirterek, bu eylemlerle ilgili "etnik temizlik" endişelerini dile getirmişti.
El Halil'de saldırı ve kuşatma
İsrail ordusunun El Halil'e yönelik saldırı ve kuşatması, kentin kuzeybatı girişindeki Ferş el-Heva bölgesinde 23 Ekim'de bir İsrail kontrol noktasında yaşanan silahlı saldırının ardından başladı.
Saldırıda 2 İsrail askeri öldü, 3 asker yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren 2 Filistinli İsrail ordusu tarafından öldürüldü.
İsrail ordusu El Halil'e yönelik saldırı ve kuşatmanın birkaç gün sürebileceğini duyurdu.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, kuşatmanın başlamasından 2 gün sonra yaptığı açıklamada, El Halil'de evlerinden çıkarılan yaklaşık 2 bin Filistinlinin, İsrail'in kentte Hamas'ın "altyapısı" olarak nitelendirdiği yapıları ortadan kaldırana kadar evlerine dönemeyeceğini söyledi.
Başbakan Binyamin Netanyahu da saldırının ardından işgal altındaki Batı Şeria'da 1967'deki savaştan bu yana görülmemiş ölçekte bir askeri saldırı düzenleme tehdidinde bulundu.




