Genç yönetmen Yitan, Ningbo’da ödülünü alırken annesinin dolandırıldığını anlattı. “Annemi Kandırma!” adlı film projesi bu olaydan doğmuştu. Hikâyede iki genç, ailelerinin emeklilik birikimlerini kurtarmak için dolandırıcılara kendi yöntemleriyle mücadele ediyordu. Yitan, bir gün bu filmi annesiyle birlikte sinemada izlemek istiyordu. 23 Ekim gecesi kazandığı 500 bin yuanlık yapım desteği, bu isteğini gerçekleştirmesi için bir başlangıçtı. Konuşmasında, katıldığı yapay zekâ eğitiminin projesine katkısından da söz etti. Ailesinin yaşadıklarını perdeye taşımaya hazırlanırken yeni teknolojilerden yararlanıyordu. Onun deneyimi, Ningbo’da bir araya gelen genç sinemacıların arayışını da anlatıyordu: Hikâyelerini çekebilmek için gerekli desteği bulmak.

Yitan’ın seçtiği konu, Çin sinemasını takip etmeyen bir seyirciye de yakın gelebilir. Yıllarca biriktirilen parayı kaybetme korkusu, anne babayı koruma isteği ve uğranılan haksızlığı giderme çabası, farklı toplumlarda karşılığı olan duygular. Hikâyenin geçtiği ülkeyi ayrıntılarıyla bilmesek de karakterlerin neden harekete geçtiğini anlayabiliriz. Bir dolandırıcılık haberinde kaybedilen tutarı ve olayın nasıl gerçekleştiğini okuruz. Sinema, aynı olayın aile içinde bıraktığı izlere de bakar. Güven kaybı, utanç, öfke veya birbirini suçlama ihtimali, hikâyeye farklı yönler kazandırır. Henüz çekilmemiş bu filmin bu unsurları nasıl ele alacağını ise şimdiden bilmek mümkün değil. Çıkış noktası, gündelik hayatta yaşanan bir olayın sinemada anlatılabilecek pek çok yanı olduğunu düşündürüyor.

17–23 Ekim’de düzenlenen 2026 Yangtze Nehri Deltası Uluslararası Gençlik Film Haftası, böyle projelerin gelişmesine yardımcı olmak amacıyla genç yönetmenleri sektör temsilcileriyle buluşturdu. China Media Group (CMG) ile Zhejiang eyalet yönetiminin ortaklaşa gerçekleştirdiği etkinliğin destek programına 545 proje başvurdu; 20’si son aşamaya kaldı.

Programda yapay zekânın film hazırlığında kullanımına da yer verildi. Seçilen ekipler, projelerinin nasıl görünebileceğini anlatan görsel taslaklar üzerinde çalıştı. Yönetmenler, henüz çekime başlamadan bazı sahneleri deneyerek senaryoda düşündükleriyle görüntüde ortaya çıkanları karşılaştırdı.

İlk filmini çekmeye hazırlanan, henüz kendisini tanıtacak uzun bir film geçmişi olmayan bir yönetmen için bu çalışmaların pratik bir değeri var. Görsel bir taslak, yönetmenin yapmak istediğini yapımcıya daha açık biçimde anlatmasını kolaylaştırabilir. Çekim sırasında değiştirilmesi zaman ve para gerektirecek bazı tercihler de böylece önceden değerlendirilebilir.

Bir sahnenin görüntüsünü hazırlamakla seyircide bırakacağı etkiyi öngörmek ise farklı şeyler. Oyuncunun duraksaması, yarım kalan bir cümle veya değişen bir bakış, anlatılanın anlamını etkiler. Yönetmenin gözlemi ve tercihleri, bu ayrıntılar üzerinde çalışırken kendini gösterir. Yeni araçların filme sağlayacağı katkı da yönetmenin bu teknolojileri anlatmak istedikleriyle nasıl bütünleştirdiğine bağlı.

CMG Başkan Yardımcısı Qi Zhuquan’ın açılışta dile getirdiği “Düşünce + Sanat + Teknoloji” yaklaşımı, programdaki bu çalışmalarda karşılık buluyor. Yitan’ın projesinde de kullanılan teknolojinin yanında, ailesinin yaşadıklarını nasıl bir filme dönüştüreceği merak uyandırıyor. Karakterlerin inandırıcılığı ve aralarındaki ilişkiler, seyircinin hikâyeyle kuracağı bağda önemli bir yer tutuyor.

CMG Başkan Yardımcısı Qi Zhuquan, 17 Ekim 2026’da Ningbo’da düzenlenen açılış töreninde

Hangzhoulu yönetmen, memleketinden hikâyeler anlatmaya devam etmek istediğini de söylüyor. Onun tercihi, bütün bir kuşağı tanımlamasa da genç bir sinemacının nereden beslendiğine dair fikir veriyor. Yakından tanıdığı insanların hayatına bakıyor. Konuşma biçimlerini, neye güldüklerini, hangi konuları sessizce geçiştirdiklerini bilmesi, anlatacağı karakterler için zengin bir kaynak.

Bu hikâyelerin çekilebilmesi için eğitimin ardından da desteğe ihtiyaç duyuluyor. Ningbo’daki program, maddi desteğin yanı sıra proje geliştirme, yapım ve tanıtım süreçlerine yönelik destekleri de kapsıyor. Uygun ekibi kurmak, çekimi tamamlamak ve dağıtımcı bulmak, yönetmenin önündeki sonraki aşamalar. Programın sonuçları da projeler ilerledikçe ve filmler seyirciye ulaştıkça daha iyi anlaşılacak.

Seyirci açısından böyle bir destek, perdede farklı hayatlarla karşılaşma fırsatı demek. Büyük yapımların yanında bir ailenin kaygılarını, bir mahallenin alışkanlıklarını veya genç bir insanın çıkmazını anlatan filmlere de yer açılması. Farklı büyüklükteki bu hikâyelerin bir arada bulunması, sinemada görebileceklerimizi çoğaltıyor.

Yitan’ın önünde hâlâ çekilecek bir film var. Annesiyle birlikte sinema salonuna oturabilirse, ödül konuşmasındaki dileği gerçekleşmiş olacak. O salondaki başka insanlar da anlatılanlarda kendi ailelerinden bir şeyler bulabilir. Genç yönetmenlere verilen desteğin anlamı da burada: Bir evin içinde yaşananların, başkalarının da kendini bulduğu bir filme dönüşmesine fırsat vermek.