CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Sınır güvenliği ve terörizmle mücadele amacıyla başlayan işbirliğini yaklaşık 30 yılda Avrasya'nın en geniş siyasi platformlarından birine dönüştüren Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), şimdi ekonomik kalkınmada daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor. Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilecek zirvenin gündemi, örgütün güvenlik alanındaki kazanımlarını ticaret, yatırım, altyapı ve enerji alanlarına taşıma arayışının hız kazandığını gösteriyor.
ŞİÖ üyesi ülkelerin zirvede ticaret ve yatırımları artıracak yeni önlemleri değerlendirmesi, ortak altyapı projelerinin finansmanını kolaylaştıracak mekanizmalar üzerinde çalışması ve ekonomik bağlantısallığı güçlendirecek adımlar atması bekleniyor. Enerji dönüşümü, iklim değişikliği ve çevrenin korunması gibi küresel sorunlar da örgütün giderek genişleyen kalkınma gündeminde kendisine daha fazla yer buluyor.
Avrasya’nın ekonomik bağları güçleniyor
ŞİÖ'nün kalkınma gündemini önemli hale getiren unsurların başında örgütün temsil ettiği coğrafyanın büyüklüğü geliyor. Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan ve İran'ın yanı sıra Orta Asya ülkelerini aynı çatı altında buluşturan örgüt, dünyanın önemli üretim merkezlerini, enerji kaynaklarını, tüketici pazarlarını ve kara ticaret güzergahlarını birbirine bağlayan geniş bir alanı kapsıyor. Bu nedenle ŞİÖ içerisindeki ekonomik işbirliği yalnızca üye ülkeler arasındaki ticaret hacminin artırılmasından ibaret değil. Ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, enerji bağlantılarının güçlendirilmesi ve ortak altyapı yatırımlarının hızlandırılması Avrasya'nın kendi içerisindeki ekonomik bağların kuvvetlenmesi açısından stratejik önem taşıyor.
Küresel ekonominin son yıllarda karşı karşıya kaldığı kırılmalar da bu arayışı hızlandırıyor. Ticaret savaşları, yaptırımlar, tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler ve jeopolitik gerilimler ülkeleri ekonomik ilişkilerini çeşitlendirmeye yöneltirken Avrasya'nın farklı bölgeleri arasındaki bağlantısallığın önemi artıyor. ŞİÖ bu süreçte üyelerinin ulusal kalkınma stratejileri arasında daha fazla eşgüdüm sağlayabilecek platformlardan biri olarak öne çıkıyor.
Örgütün yaklaşımında ekonomik işbirliği güvenlikten bağımsız bir alan olarak da değerlendirilmiyor. Kalkınma imkanlarının genişletilmesi, ticaretin artırılması ve ülkeler arasındaki karşılıklı ekonomik bağların güçlendirilmesi uzun vadeli istikrarın önemli unsurları arasında görülüyor. Böylece ŞİÖ'nün kuruluşundan itibaren öne çıkardığı ortak güvenlik anlayışı giderek daha güçlü bir kalkınma boyutu kazanıyor.
Finansman arayışı hız kazanıyor
ŞİÖ'nün ekonomik potansiyelini somut sonuçlara dönüştürmesinin önündeki en önemli başlıklardan birini finansman oluşturuyor. Örgütün çatısı altında büyük altyapı ve kalkınma projelerinin hayata geçirilmesini kolaylaştıracak ortak mali araçların oluşturulması uzun süredir tartışılıyor.
Bişkek'te ortak altyapı ve yatırım projelerini finanse edecek yeni mekanizmaların ele alınacak olması örgütün daha pragmatik bir yol izlemeye hazırlandığını gösteriyor. ŞİÖ'nün tek bir büyük finansal kurumun kurulmasını beklemek yerine belirli projelerin hayata geçirilmesini sağlayacak yeni araçlar geliştirmesi, ekonomik işbirliğinin hızlanmasına imkan tanıyabilir.
BRICS, Kuşak ve Yol ve ŞİÖ
ŞİÖ'nün ekonomik alandaki rolünün genişlemesi Avrasya'da son yıllarda yükselen diğer işbirliği mekanizmalarıyla ilişkisini de gündeme getiriyor. BRICS küresel ekonomik yönetişimde gelişmekte olan ülkelerin temsilini artırma, finansal işbirliğini güçlendirme ve Küresel Güney'in uluslararası sistemdeki ağırlığını yükseltme arayışıyla öne çıkıyor. Kuşak ve Yol Girişimi limanlardan demiryollarına, enerji hatlarından lojistik merkezlerine kadar uzanan altyapı ve bağlantısallık projelerine yoğunlaşıyor.
ŞİÖ ise güvenlik, siyasi diyalog ve kalkınmayı aynı platformda buluşturan yapısıyla bu denklemde farklı bir işlev üstleniyor. Üye ülkelerin aynı zamanda BRICS, Kuşak ve Yol Girişimi veya diğer bölgesel mekanizmalar içerisinde yer alması, farklı platformlarda geliştirilen projelerin birbirlerini tamamlayabileceği çok katmanlı bir işbirliği ortamı yaratıyor. Bu durum Avrasya'da tek bir merkezden yönetilen ekonomik bütünleşme modelinden ziyade farklı örgütlerin, ulusal kalkınma programlarının ve bağlantısallık projelerinin kesiştiği daha esnek bir mimarinin ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. ŞİÖ'nün sağlayabileceği siyasi diyalog ve güven ortamı ise bu projelerin ilerlemesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor.




