ABD Hazine Bakanlığı'nın açıkladığı güncel verilere göre, ülkenin toplam kamu borcu 26 Ekim itibarıyla 40,52 trilyon dolara yükselerek rekor seviyeye ulaştı.

Borcun 32,63 trilyon dolarlık bölümü halka açık kısımdan, 7,89 trilyon dolarlık bölümü ise devlet içi kurumlara olan borçlardan oluşuyor.

Borç, 40 trilyon dolar eşiğini ilk kez Ağustos 2026'da aşmıştı. Yaklaşık iki aylık kısa bir sürede bile borcun yaklaşık 500 milyar dolar arttığı dikkat çekiyor. Son on yılda ise borç iki katından fazla artarak yaklaşık 19,8 trilyon dolardan bu seviyeye geldi; bu, söz konusu dönemde 20 trilyon dolarlık bir artışa işaret ediyor.

50 trilyon dolar projeksiyonu

Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nün tahminlerine göre, mevcut harcama ve vergi politikalarında bir reform yapılmazsa ABD borcunun altı yıl içinde 50 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Bazı analistler ise mevcut hızla gidilmesi halinde bu eşiğin Temmuz 2029 gibi daha erken bir tarihte görülebileceğini belirtiyor.

Savaş Chiquita muzu da vurdu
Savaş Chiquita muzu da vurdu
İçeriği Görüntüle

Asıl risk: Faiz yükü

Uzmanlar, asıl sorunun borcun mutlak büyüklüğünden ziyade faiz ödemelerindeki artış olduğunu vurguluyor. Faiz giderleri şimdiden yıllık 1 trilyon doları aşarak federal bütçede savunma harcamalarını geride bırakıp en büyük kalemlerden biri haline geldi. Bu durum, altyapı ve eğitim gibi diğer alanlara ayrılan payı daraltıyor.

Artan borcun daha yüksek faiz oranlarına yol açması, borçlanma maliyetini daha da artırarak "faiz—açık—borç" sarmalını derinleştiriyor ve ekonominin beklenmedik şoklara karşı kırılganlığını artırıyor.

Uzmanlar, 50 trilyon doların otomatik bir "çöküş" anlamına gelmediğini, ancak reform yapılmadığı takdirde ülkenin mali alanının daralacağını ve finansal kriz riskinin artacağını belirtiyor.