CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Çin’den dönenlerin “geleceği görmüş gibi” hissettiği ileri teknoloji ekosistemi, Washington ile Pekin arasındaki rekabetin yeni boyutunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre ABD, Çin'deki teknolojik gelişmeleri görmezden gelmek yerine güvenlik önlemleriyle birlikte "seçici açılım politikası" izlemeli. ABD'de "Gölge Dışişleri” olarak bilinen Dış İlişkiler Konseyi'nin (CFR) dergisi Foreign Affairs, Çin’in ticari yükselişinden duyduğu endişeyi üst üste yayımladığı politika önerileriyle gözler önüne seriyor. İlk olarak “Çin’i dışlamanın maliyeti” başlıklı bir makale yayımlayan dergi, Washington’a bir dizi ticaret politikaları önerisinde bulundu.
Yazıda, Çin teknolojilerinin dünyanın farklı bölgelerinde hızla yayıldığı; uygun fiyatları, gelişmiş teknolojileri ve konfor özellikleriyle öne çıktığı vurgulandı. Londra’dan Santiago’ya kadar farklı pazarlarda Çin ürünlerinin tüketicilerin ilgisini çektiği belirtilen yazıda, “Ancak bu teknolojik dönüşüm ABD pazarında görünür değil” denildi.
ABD kamuoyunun, Çin teknolojisi ile ilgili sınırlı erişim ve bilgiye sahip olduğu belirtilen yazıda, bu yaklaşımın ABD’nin kendi rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısı dikkat çekti. Foreign Affairs, Çin’i yok saymanın ABD’ye maliyetlerini mercek altına aldı; Washington’a bir dizi önerilerde bulundu. Dergi, Çin yatırımları için “seçici açıklık” ilkesinin benimsenmesinin gerektiğini ifade ederek bunun belirli kurallar çerçevesinde gerçekleşebileceğini yazdı.
ABD’nin tamamen kapalı bir politika yerine mevcut kurumlarını daha etkin kullanabileceği belirtilen yazıda, yabancı yatırımları inceleyen kurumların; bilim, elektrikli araçlar ve robotik gibi sektörlere özel kurallar getirebileceği ifade edildi. Yazıda söz konusu olası kuralların; verilerin ABD’de tutulması, yerel ortaklıkların zorunlu hale getirilmesi, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi, Amerikan iş gücünün eğitilmesi, teknoloji transferinin belirli koşullara bağlanması olması yönünde öneriler yer aldı.
Yazı söz konusu yaklaşım için TikTok örneğini gösterdi.
Pekin'in yükselişi endişe veriyor: Kalıcı Çin politikası çağrısı
Dergi kısa bir süre sonra, “Kalıcı bir Çin Stratejisi” çağrısı yaptığı bir başka makaleyi manşetine taşıdı. Makale, Çin’in ticareti yalnızca ekonomik büyüme sağlamak için değil, aynı zamanda jeopolitik gücünü artırmak için kullandığını vurguluyor. Çin hükümetinin otomobil, kimya ve yeşil enerji gibi sektörlerde üretimi teşvik ettiği; bunun sonucunda Çinli şirketlerin küresel pazarlarda rakip ülkelere üstünlük kurduğu belirtildi. Yazıda Çin’in bu adımlarıyla, ABD ve müttefiklerinin Pekin ile ekonomik, diplomatik ve askeri rekabet etme gücünün azaldığı vurgusu yapıldı. Makaleye göre ABD, Çin küresel üretim ve tedarik zincirlerini kontrol ettiği sürece uzun vadeli rekabeti kazanamayacak.
Yazıya göre ABD’nin Çin ile olan rekabetindeki en büyük sorun Pekin’deki yönetim anlayışına karşın Washington’daki istikrarsızlık. ABD’de yönetim ve başkan değiştikçe başkalaşan Çin politikalarının sorun olarak görüldüğü yazıda, uzun vadeli ve kalıcı bir stratejinin Kongre tarafından oluşturulması önerisi yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin müttefikleriyle ilişkilerinin giderek kötüleştiği dönemde dergi, ABD’nin Çin’e olan bağımlılığı azaltmak için Batı Yarımküre’deki ülkelerle daha güçlü ekonomik ilişkiler kurması gerektiğini de vurguladı. Dergiye göre bu ilişkiler, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif bir ekonomik ağ oluşturabilir.
“ABD, ülkelere Pekin’e ekonomik bağımlılığın cazip alternatiflerini de sunmalıdır” denilen yazıda, Çin politikalarında “Liderliği Kongre üstlenmelidir” vurgusu yapıldı.




