CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Bentley Üniversitesi ve Gallup araştırması ülkede yapay zekaya ilişkin tutumun giderek olumsuzlaştığını gösterdi. Katılımcıların yüzde 39’u teknolojinin yarardan çok zarar getirdiğini düşünüyor. Yarardan çok fayda sağlayacağı görüşünü paylaşanların oranı yalnızca yüzde 9’da kalırken en güçlü kaygı ise istihdamda görülüyor. Amerikalıların yüzde 79’u yapay zekanın gelecek on yılda ülkedeki iş sayısını azaltacağını öngörüyor.

ABD’de gençlerin tutumu, ortaya çıkan tablonun geçici bir çekinceyle sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor. Yapay zekânın zararının ağır bastığını düşünen 18-29 yaş grubunun oranı 2025’te yüzde 36 iken bu yıl yüzde 47’ye çıktı. Aynı oran 2023’te yüzde 30, 2024’te yüzde 27 düzeyindeydi. Teknolojiyi çalışma hayatında en uzun süre kullanması beklenen kuşakta güvensizliğin artması, Amerikan yapay zekâ sektörünün toplumsal kabul açısından da bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Halkın ve Beyaz Saray’ın gündemi farklı

ABD’li gençlerin çekincelerine rağmen Beyaz Saray’ın gündeminde ise Çin ile teknolojik rekabet yer alıyor. Gelişmiş çiplere erişim kısıtlamaları ve Çinli yapay zekâ ürünlerine yönelik baskı, ABD’nin üstünlüğünü koruma stratejisinin önemli aşamaları arasında yer alsa içerideki istihdam sorununu çözmeye yetmiyor. Bir şirketin daha güçlü bir model geliştirmesi ile bu modelin ekonomide yeni işler ve geniş bir toplumsal fayda yaratması arasında uzun bir yol olduğu bugün daha net gözükmekte.

Çin ise yapa zeka alanında üretime önem veriyor. Ağustosta Pekin’de düzenlenen 2026 Dünya Robot Konferansı’nda sanayi hatlarında yüksek hassasiyetle çalışan robotlar, karmaşık ortamlarda hareket edebilen insansı sistemler ve hizmet alanına yönelik uygulamalar sergilendi. Konferans, yapay zekânın yalnızca ekranda kullanılan bir yazılım olmaktan çıkıp fabrikada, depoda ve günlük yaşamda fiziksel bir araç haline gelişini görünür kıldı.

Çin’in farklı üretim altyapısı

Çin’in geniş imalat altyapısı bu geçişte önemli bir avantaj sağlıyor. Bir robotun laboratuvarda başarılı olması ile üretim hattında sürekli, güvenli ve ekonomik biçimde çalışması farklı aşamalar. Fabrikalar ve geniş tedarik ağları, yeni sistemlerin gerçek koşullarda sınanmasına; ortaya çıkan sorunların giderilip ürünlerin yeniden geliştirilmesine imkân tanıyor. Konferansta öne çıkan insanlarla birlikte çalışan sanayi robotları ve otonom karar verebilen sistemler, bu sürecin örnekleri arasında yer aldı.

Çin'de tarımsal mekanizasyon oranı yüzde 80 artacak
Çin'de tarımsal mekanizasyon oranı yüzde 80 artacak
İçeriği Görüntüle

Uygulama alanı sanayiyle sınırlı değil. Yaşlı bakımı ve sağlıkta hizmet robotları, tarımda hasat ve denetim sistemleri, afetlerde arama kurtarma araçları da Çin’in geliştirmeye çalıştığı alanlar. Her birinin ihtiyacı ve başarı ölçüsü farklı. Fabrikada verimlilik öne çıkarken bakım hizmetinde güvenlik ve insanlarla etkileşim, afet bölgesinde ise değişken koşullara uyum belirleyici hale geliyor. Yapay zekânın ekonomik etkisi, bu sistemlerin ne kadar yaygın ve işe yarar hale getirilebildiğine bağlı olacak.

Birikim işbirliğinin zemini haline gelebilir

Pekin, robotik alanındaki birikimini uluslararası işbirliğinin de parçası olarak sunuyor. Paylaşılan örnekler arasında Güneydoğu Asya’daki fabrikalara yönelik otomasyon çözümleri, Afrika’da tarım ve kamu hizmeti uygulamaları, Latin Amerika’da depolama ve lojistik sistemleri bulunuyor. Çin ayrıca yapay zekâya erişimde ülkeler arasındaki farkın büyümemesi için açık işbirliği ve ortak yönetişim çağrısı yapıyor. Robotlar fabrikalardan evlere yayıldıkça güvenlik, veri kullanımı ve sorumluluk kurallarının önemi de artıyor.

İstihdam meselesi Çin ve ABD başta olmak üzere yapay zekanın yükseldiği her ülke için ortak bir sınav olmaya devam ediyor. Yapay zekâ bazı görevleri azaltırken mühendislik, veri analizi ve sistemlerin eğitimi gibi alanlarda yeni talep yaratabilir. Yine de yeni işlerin ortaya çıkması, mevcut çalışanların bu işlere kolayca geçebileceği anlamına gelmiyor. Eğitim, beceri kazanımı ve teknolojinin hangi sektörlerde kullanıldığı, dönüşümün toplum üzerindeki etkisini belirleyecek.