Kırgızistan’ın köylerinde sabah taze toplanan kiraz ve kavunlar, artık yüzlerce kilometrelik yolu kat ederek aynı gün akşam saatlerinde Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin güneybatısındaki vaha kenti Kaşgar’ın pazarlarına ulaşabiliyor.
Bu hızlı ulaşım, Çin-Kırgızistan-Özbekistan karayolu sayesinde mümkün hale geliyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in önerdiği Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Orta Asya’nın zorlu dağlık bölgelerinden geçen güzergah, üç ülke arasındaki ticari bağlantıları güçlendiriyor.
Bölgede Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolunun inşası da sürüyor. Tamamlandığında demiryolunun ulaşım ve lojistik kapasitesini artırması, güzergah üzerindeki ülkelerde yaşayan insanların ekonomik imkanlarını genişletmesi ve bölgesel ticareti hızlandırması bekleniyor.
Orta Asya’da giderek genişleyen bu bağlantı ağı, Xi Jinping’in uzun süredir savunduğu daha geniş bir yaklaşımın da somut yansımalarından biri. Çin yönetimi, komşu ülkelerle ekonomik ve siyasi ilişkileri geliştirerek dostane, güvenli ve refah düzeyi yüksek bir bölgesel ortam oluşturmayı hedefliyor.
Xi’nin Kırgızistan’a gerçekleştireceği ziyaret ve Bişkek’te düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katılımı da bu politikanın önemli adımlarından biri olarak görülüyor.
Çin-Kırgızistan ilişkilerinde ticaret ivmesi
Xi’nin Kırgızistan ziyareti, Çin Cumhurbaşkanı olarak ülkeye gerçekleştireceği üçüncü ziyaret olacak. Xi daha önce 2013 ve 2019 yıllarında Kırgızistan’ı ziyaret etmişti.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler de son yıllarda önemli ölçüde gelişti. Çin ile Kırgızistan arasındaki mal ticareti 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 27,2 milyar dolara ulaştı.
Geçen yıl Xi ile Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığın yeni bir dönemde derinleştirilmesine ilişkin ortak bildiri imzaladı. Taraflar, altyapı işbirliğini güçlendirmenin yanı sıra temiz enerji, yeşil madencilik ve yapay zeka gibi alanlarda yeni işbirliği imkanlarını değerlendirme konusunda mutabık kaldı.
Caparov da iki ülke arasındaki gelişen ilişkilere dikkat çekerek, Kırgızistan’ın en değerli avantajlarından birinin Çin gibi bir komşuya sahip olması olduğunu ifade etti.
“Komşularımızın her zaman iyiliğini dileriz”
Komşu ülkelerle ilişkiler, Xi’nin Çin diplomasisinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Xi, Çin liderliğini üstlenmesinin ardından 2013’te komşu ülkelerle ilişkilerde dostluk, samimiyet, karşılıklı fayda ve kapsayıcılık ilkelerini öne çıkardı. Bir yıl sonra ise Pekin’de düzenlenen merkezi dış politika toplantısında, komşu ülkelerle ortak bir geleceğe sahip topluluk oluşturulmasını önerdi.
Xi, Çin’in komşuluk politikasını anlatırken, “Yakın komşular uzak akrabalardan daha iyidir” anlayışına vurgu yaparak, Çin’in komşularının refahını istediğini ifade etti.
Bu yaklaşım doğrultusunda Xi, bölge ülkelerinin liderleriyle diplomatik temaslarını da yoğunlaştırdı. 2025 yılında gerçekleştirdiği tüm yurt dışı ziyaretlerini Kazakistan, Rusya ve Güney Kore gibi komşu ülkelere yaptı.
2026’da da bu diplomatik hareketlilik devam etti. Xi, haziran ayında yılın ilk yurt dışı ziyaretini Çin’in kuzeydoğu komşusu Kuzey Kore’ye gerçekleştirdi. Çin lideri ayrıca yılın ilk yarısında Tayland, Pakistan ve Tacikistan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda Asya ülkesinin liderini Çin’de ağırladı.
Bölgesel işbirliğinin merkezinde ŞİÖ
Çin’in komşuluk politikasının yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı olmadığı görülüyor. Pekin, bölgesel işbirliği mekanizmalarını da komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir araç olarak değerlendiriyor.
Şanghay İşbirliği Örgütü bu yaklaşımın en önemli örneklerinden biri. 2001 yılında Çin ve komşu ülkeler tarafından kurulan örgüt, güvenlik ve ekonomik işbirliğinin yanı sıra kültürel ve insani ilişkilerin geliştirilmesini de amaçlıyor.
Xi, Çin’in komşuluk diplomasisinde ŞİÖ’ye özel önem verdiğini belirtiyor. 2013’ten bu yana düzenlenen ŞİÖ zirvelerine şahsen veya video konferans yoluyla katılan Xi, örgüt bünyesinde güvenlik, kalkınma ve kültürel değişim alanlarında daha yakın işbirliğini savunuyor.
Geçen yıl Çin’in kuzeyindeki liman kenti Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ zirvesinde Xi; enerji, yeşil sanayi ve dijital ekonomi alanlarında üç işbirliği platformu kurulacağını açıkladı. Bilimsel ve teknolojik yenilik, yükseköğretim ve mesleki eğitim alanlarında da üç işbirliği merkezinin oluşturulacağını duyurdu.
Pekin, bu girişimlerle Çin’in ekonomik büyümesinin oluşturduğu imkanların ŞİÖ ülkeleriyle paylaşılmasını ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesini hedefliyor.
Orta Asya’da yeni işbirliği modeli
Çin’in çok taraflı komşuluk diplomasisinin bir diğer önemli ayağını Çin-Orta Asya Zirvesi oluşturuyor.
Xi, 2023’te Çin’in Xi’an kentinde düzenlenen ilk Çin-Orta Asya Zirvesi’nde Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan liderlerini bir araya getirdi.
İki yıl sonra Kazakistan’da gerçekleştirilen ikinci zirvede altı ülkenin liderleri, kalıcı iyi komşuluk, dostluk ve işbirliğine ilişkin bir anlaşma imzaladı. Xi, anlaşmayı Çin’in komşularıyla diplomatik ilişkilerinde öncü bir girişim olarak nitelendirdi.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de Çin’in bölgesel işbirliğindeki rolüne dikkat çekerek, ülkeler arasında iyi komşuluk, dostluk ve karşılıklı destek temelinde yeni bir işbirliği modelinin oluşturulduğunu belirtti.
“Asya bizim ortak evimizdir”
Xi’nin komşuluk politikasının temelinde yalnızca ekonomik bağlantıların artırılması değil, uzun vadeli bir “ortak gelecek” anlayışı oluşturulması hedefi bulunuyor.
Xi, 2023’te Vietnam’ın Nhan Dan gazetesinde yayımlanan makalesinde, “Asya bizim ortak evimizdir” ifadesini kullanarak, insanlık için ortak bir geleceğe sahip topluluk oluşturma sürecinin Asya’dan başlaması gerektiğini vurguladı.
Geçen yıl Pekin’de komşu ülkelerle ilişkiler üzerine düzenlenen merkezi konferansta da stratejik karşılıklı güvenin güçlendirilmesi, ülkelerin kendi koşullarına uygun kalkınma yollarını izlemesinin desteklenmesi ve farklılıkların doğru şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
Bu toplantının ardından Xi, Vietnam, Malezya ve Kamboçya’yı kapsayan Güneydoğu Asya turuna çıktı. Ziyaret kapsamında Çin ile üç ülke arasında altyapı, bağlantı, dijital ekonomi ve diğer gelişmekte olan sektörleri kapsayan 108 işbirliği anlaşması imzalandı.
Xi, Çin’in modernleşmesinin oluşturduğu fırsatları komşu ülkelere taşımayı ve Asya’da modernleşme sürecini birlikte ilerletmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Kuşak ve Yol’un “bağlantı” ayağı
Çin’in komşuluk politikasının ekonomik temelinde ise Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında geliştirilen ulaşım ve altyapı projeleri bulunuyor.
Çin, Asya’daki 25 komşu ülkeyle Kuşak ve Yol işbirliği belgeleri imzalarken, yollar, demiryolları, limanlar ve ticaret güzergahlarından oluşan geniş bir bağlantı ağı oluşturdu.
Xi, Kuşak ve Yol Girişimi’ni Asya’nın iki kanadına, bağlantı ağlarını ise bu kanatların damarlarına benzetiyor. Bu projelerle pazarların birbirine bağlanması, ticaretin kolaylaştırılması ve ülkeler arasındaki ekonomik entegrasyonun artırılması amaçlanıyor.
Çin yönetiminin yaklaşımı, Orta Asya’dan Güneydoğu Asya’ya kadar uzanan geniş coğrafyada ikili ilişkiler ve bölgesel örgütler üzerinden şekilleniyor. Pekin; Lancang-Mekong İşbirliği, ASEAN merkezli Doğu Asya işbirliği mekanizmaları ve APEC gibi platformlarda da ekonomik entegrasyon ve bağlantının güçlendirilmesini savunuyor.
Tayland-Çin Kuşak ve Yol Girişimi Araştırma Merkezi Direktörü Wirun Phichaiwongphakdee de Çin’in modernleşme sürecinin komşu ülkeler açısından teknoloji, sanayi ve ekonomik kalkınma alanlarında yeni fırsatlar oluşturduğunu belirtiyor.
Çin’in yıllar içinde geliştirdiği bu ağ, Pekin’in komşuluk politikasını yalnızca diplomatik ilişkiler üzerinden değil, altyapı, ticaret, teknoloji ve bölgesel kurumlar üzerinden de yürüttüğünü ortaya koyuyor.
Xi’nin ifadesiyle, Asya ülkeleri tek tek lambalara benziyor; birbirlerine bağlandıklarında ise bölgenin tamamını aydınlatabilecek daha büyük bir güç oluşturuyor.




