Gazze'de bina çöktü: 50 çocuk enkaz altında
Gazze'de bina çöktü: 50 çocuk enkaz altında
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ''Birliğin Durumu'' konuşmasında, Avrupa ülkelerinin karşı karşıya kaldığı zorluklardan bahsetti, ''Hiç olmadığı kadar güçlü, hiç olmadığı kadar kırılgan'' dedi.

Konuşmasına, Charles Dickens'tan alıntıyla başladı: ''En iyi zamanlardı, en kötü zamanlardı...''

Von Der Leyen, "Bu aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyanın da adil bir tasviri," diyor ve ekliyor; "Değişimin hızı inanılmaz."

Von der Leyen'e göre Avrupa bir yandan güçlenirken diğer yandan daha kırılgan hale geliyor. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sürerken, Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırması gerektiğini söyleyen Von der Leyen, kıtanın Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığından kurtulduğunu ve artık kendisini savunmaya daha hazırlıklı olduğunu iddia etti.

Ancak Von der Leyen'in konuşmasındaki asıl vurgu, Avrupa'nın kendi güvenliğinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi oldu. “Günümüzün soğuk ve kırılgan dünyasında, Avrupalılar için gerçek egemenliği ancak Avrupa sağlayabilir” diyen Von der Leyen, “Avrupa'nın kaderi Avrupalıların elinde kalmalıdır” ifadesini kullandı.

Von Der Leyen'in bu sözleri zamanlama açısından da dikkat çekici. İkinci Dünya Savaşının ardından ABD'nin güvenlik şemsiyesine sığınan AB, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci dönemiyle birlikte, Washington'dan bağımsız olmayı daha fazla tartışır hale geldi. İkinci dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa ülkeleri savunmanın önemli bölümünü Washington’a bırakırken, ABD de Avrupa’nın güvenliğinin garantörü oldu. NATO bunun kurumsal çerçevesiydi. ABD, son zamanlarda AB müttefikleri başta olmak üzere tüm NATO üyelerini savunma harcamalarını artırmaya zorluyor. Washington'ın Avrupa'nın güvenliğine ilişkin geleneksel taahhütleri tartışmaya açılırken, Brüksel'de de ABD'ye daha az bağımlı bir Avrupa'nın nasıl kurulacağı konuşuluyor.

Bir başka ifadeyle Avrupa, onlarca yıldır üzerine kurduğu Pax Americana'nın artık eskisi kadar güvenilir bir güvenlik şemsiyesi olmayabileceği ihtimalini artık kanıksamış durumda ve bir çıkış yolu arıyor. Bu arayış da Von Der Leyen'in Birliğin Durumu konuşmasında gözler önüne serildi.

Von der Leyen'in konuşmasında NATO'nun yanında yeni bir Avrupa güvenlik mekanizması oluşturulması önerisi dikkat çekti. Avrupa'nın yalnızca savaş durumunda değil, savaş eşiğinin altında kalan hibrit saldırılara karşı da ortak hareket etmesi gerektiğini söyleyen Von der Leyen, NATO'nun 4. maddesini tamamlayacak bir mekanizma önerdi.

Bir üye ülkenin çağrısıyla diğer üyelerin bir araya gelerek ortak Avrupa yanıtı oluşturacağı bu yapının, siber saldırılardan sabotajlara ve diğer hibrit tehditlere kadar geniş bir alanda kullanılması öngörülüyor. Von der Leyen ayrıca “Avrupa Güvenlik Konseyi'nin gerçeğe dönüşmesi gerektiğini” belirtti.

Avrupa’nın kendini savunma konusunda her zamankinden daha güçlü olduğunu savunan von der Leyen, kıtanın güvenliğini sağlamaya yönelik yaklaşımının köklü biçimde değiştirildiğini söyledi. Von der Leyen, Avrupa’nın savunma harcamalarının son 5 yılda yaklaşık yüzde 80 arttığına dikkati çekerek üye ülkelerin tehditler karşısında birbirine destek verdiğini ifade etti. Geleceği ve Avrupa’nın özgürlüğü için mücadele eden Ukrayna’nın yanında durulmasının bunun bir örneği olduğunu dile getiren von der Leyen, Grönland tehdit edildiğinde de dayanışma gösterildiğini söyledi.

Von der Leyen, insansız hava araçları, hibrit saldırılar ve dezenformasyon faaliyetleriyle Avrupa demokrasilerinin hedef alınması karşısında da ortak tutum sergilendiğini kaydetti.

AB Komisyonu Başkanı, bu yapıya Ukrayna, İngiltere, Norveç ve Kanada gibi AB üyesi olmayan ülkelerin de dahil edilebileceğini belirtti.

''Yeni Avrupa güvenlik stratejisi'' duyuruldu

Tehdit seviyesi yükseldikçe Avrupa’nın hazırlık düzeyinin de artırılması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile "yeni Avrupa güvenlik stratejisini" sunacaklarını duyurdu. Von der Leyen, NATO ile yürütülen çalışmaların güçlendirildiğini ancak AB kurumları ile karar alma süreçlerinin "yeni gerçekliğe ayak uyduramadığını" dile getirerek, mevcut sistemlerin farklı bir dünya için tasarlandığını belirtti.

Avrupa’nın hibrit saldırılara karşı kendi önlem planına ihtiyaç duyduğunun altını çizen von der Leyen, "Başka bir deyişle, NATO’nun 4. maddesini destekleyecek bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Bence artık Avrupa’nın kendi 4. maddesini, yani bir acil durum güvenlik protokolünü oluşturmasının zamanı geldi" ifadelerini kullandı. Von der Leyen, bir üye ülke tarafından devreye sokulabilecek mekanizma kapsamında tüm üyelerin bir araya gelerek Avrupa çapındaki müdahaleyi koordine etmesi, gerilimin tırmanmasını önlemesi ve saldırının etkisini hafifletmesi gerektiğini kaydetti.

''Çin ile ekonomik ilişkiler dengelenmeli''

Von der Leyen'in konuşmasının bir diğer önemli başlığı Çin oldu. AB'nin Çin karşısındaki ticaret açığının günde 1 milyar avroya ulaştığını söyleyen Von der Leyen, mevcut ilişkinin sürdürülebilir olmadığını belirtti. “Bazıları ikinci Çin şokunun yaklaştığını söylüyor. Ancak bu şok zaten başladı” dedi. Çin'den gelen ürünlerin Avrupa sanayisi üzerinde yarattığı baskıya dikkat çeken Von der Leyen, bunun kıtada sanayisizleşmeye yol açtığını savundu. AB Komisyonu Başkanı, Çin ile ekonomik ilişkilerin kopartılmaması ancak yeniden dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Kritik hammaddelerde ise Çin'e bağımlılığı azaltacak yeni kaynaklar bulunması gerektiğini söyledi

Von der Leyen, "Çok açık olmak istiyorum. İlişkilerimizi yeniden dengelemek için elimizdeki bütün araçları kullanacağız. Sözler iyidir ancak eylemler daha iyidir" diye konuştu.

Çin'e kritik ham madde bağımlılığı

Avrupa'nın Çin'e yönelik yüksek düzeydeki stratejik bağımlılıklarının devam ettiğini belirten von der Leyen, AB'nin birçok kritik ham maddede Çin'e yüzde 80'in üzerinde bağımlı olduğunu, bazı nadir toprak elementlerinde ise bu oranın yüzde 90'a ulaştığını anımsattı. Von der Leyen, kritik ham maddelerin tedarik edilmesi ve stratejik rezervlerinin oluşturulması gerektiğini ifade ederek, hiçbir AB ülkesinin bunu tek başına gerçekleştiremeyeceğini dile getirdi.

Bu kapsamda yeni bir "Avrupa Kritik Hammaddeler Kuruluşu" oluşturacaklarını açıklayan von der Leyen, kuruluşun elektrikli otomobiller, çipler, bataryalar, temiz teknolojiler ve savunma sanayisi için ihtiyaç duyulan ham maddelerin temin edilmesine ve stoklanmasına yardımcı olacağını kaydetti. Von der Leyen, kritik ham maddelerin yalnızca Avrupa sanayisi için değil, Birliğin bağımsızlığı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını sözlerine ekledi.

.Avrupa, ekonomik ve siyasi ağırlığına rağmen güvenlikten enerjiye, teknolojiden kritik hammaddelere kadar birçok stratejik alanda dış bağımlılıklarla karşı karşıya. Von der Leyen'in “güçlü ama kırılgan” Avrupa tanımı da bu çelişkiye dikkat çekti.