Ev tadilatında Viking hazinesi bulundu: 700’den fazla parça çıktı
Ev tadilatında Viking hazinesi bulundu: 700’den fazla parça çıktı
İçeriği Görüntüle

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, 2026-2027 sezon repertuvarını Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.

Program, Şehir Tiyatroları’nın geçen sezon gerçekleştirdiği çalışmaların yer aldığı video gösterimiyle başladı. Gösterimin ardından düzenlenen basın toplantısında ilk konuşmayı İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever yaptı.

İki yıldır “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Barış” mottosuyla hareket ettiklerini belirten İşsever, bir sanat kurumunun barışa vurgu yapmasının önemine dikkati çekti. Beşinci kez sezon repertuvarını açıkladıklarını ifade eden İşsever, “Sanat ve tiyatro her zaman umudun sesi olmuştur. Sahneden salona her zaman taze bir nefes olmuştur.” dedi.

Yeni sezona “Hazır mıyız?” mottosuyla başlayacaklarını açıklayan İşsever, geçen sezonu yüzde 93 doluluk oranıyla tamamladıklarını belirterek seyircilere teşekkür etti.

Şehir Tiyatroları'nın gençlere ve çocuklara yönelik çalışmalarına da değinen İşsever, 40'ıncısı düzenlenen Genç Günler ile 13'üncüsü gerçekleştirilen Liseler Arası Tiyatro Buluşması'nı hatırlattı. İBB kütüphanelerinde çocuklarla gerçekleştirilen etkinliklere işaret eden İşsever, “Çocuklarımız bizim kırmızı çizgimiz.” ifadesini kullandı.

İşsever, yeni sezonda farklı kurumlarla işbirliklerinin devam edeceğini belirterek, repertuvarda kapalı gişe oynayan yapımların da aralarında bulunduğu 52 oyunun yer alacağını açıkladı.

Şehir Tiyatroları'nın 112 yıllık geçmişine vurgu yapan İşsever, “Yaptığımız işler sorumluluğumuzu artırıyor. Ustalarımıza layık olmak ve 112 yıldır yaşayan tiyatromuzun mirasını geleceğe taşımak için üzerine titriyoruz.” diye konuştu.

Toplantıda ayrıca tiyatro dünyasının usta isimleri Zihni Göktay, Nedret Denizhan ve Haldun Dormen ile Serhat Mustafa Kılıç da anıldı.

İki yıllık repertuvar açıklandı

İşsever'in konuşmasının ardından İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, kurumun iki yıllık repertuvarına ilişkin bilgi verdi.

Özertem, provaları devam eden yapımlar arasında “Hayalinin Hayali”, çocuk oyunu “Ketçaplı Spagetti” ve “Köşe Başı”nın bulunduğunu açıkladı.

Yeni dönemde sahnelenmesi planlanan yapımlar arasında ise “Üç Kuruşluk Opera”, “Dönemeç”, “Öfke”, “Tenorların Komedisi”, “Sindirella”, “Kiracı”, “Küf”, “Piknik” ile “Jeeves ve Wooster: Mükemmel Saçmalık” yer alıyor.

“Şehir Tiyatroları bu şehrin hafızasının taşıyıcılarından biri”

Toplantıda konuşan İBB Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu da Şehir Tiyatroları’nın İstanbul’un kültürel hafızasındaki önemine dikkati çekti.

Askeroğlu, “Şehir Tiyatroları, bu şehrin hafızasını ve kültürünü taşıyan en önemli kurumlardan biri. Bizim görevimiz, sanatın özgürce üretilebileceği, seyircinin kendisini iyi hissedeceği kurumsal yapıyı güçlendirmek.” dedi.

Yaz boyunca teknik ve sanatsal kadroları güçlendirdiklerini belirten Askeroğlu, yüzlerce çalışanın emeğiyle kurumun giderek güçlendiğini ifade etti.

Askeroğlu, yeni sezonda da seyircinin ilgisine, sevgisine ve eleştirilerine kulak vererek yollarına devam edeceklerini söyledi.

Polat: Halkın tiyatrosu olmaya ne kadar yaklaştığımızı ölçeceğiz

Toplantıda son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat konuşma yaptı.

Şehir Tiyatroları’nın sahne dışındaki etkinliklerle 333 bin 739 katılımcıya ulaştığını belirten Polat, 127’si yurt dışı olmak üzere toplam 140 turne programı düzenlendiğini ve turnelerde yaklaşık 87 bin kişiye ulaşıldığını söyledi.

Şehir Tiyatroları’nın 13 sahnesinin bulunduğunu, 3 sahnenin ise yeniden inşa sürecinde olduğunu aktaran Polat, kültür ve yaşam merkezlerindeki sahne düzenlemeleri ile yeni sahneleme alanları ve “Black Box” projelerinin de çalışmalar arasında bulunduğunu kaydetti.

Konuşmasında Muhsin Ertuğrul’un 1975 yılında kaleme aldığı “Halkın Tiyatrosu”ndan bir bölümü de okuyan Polat, tiyatronun toplumun her kesimine ulaşması gerektiğine vurgu yaptı.

Polat, “Biz başarılarımızı konuşacağız ama halkın tiyatrosu olmaya ne kadar yaklaştığımızı ya da ne kadar yaklaşamadığımızı her zaman ölçeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşmeyle birlikte değişen seyirci alışkanlıklarına da değinen Polat, insanların giderek telefon ve dijital ekranlara yönelmesinin kültür ve sanat alanında yeni sorunları beraberinde getirdiğini belirtti. Tiyatro salonlarının doluluğunun bu nedenle yalnızca bir oyunun başarısı olarak değil, insanların bir araya gelmesi açısından da önemli bir sosyal gösterge olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dijital ekranlarla birlikte dikkat sürelerinin kısaldığına işaret eden Polat, bu değişimin tiyatro ve sinemanın anlatım biçimleri açısından yeni arayışları gündeme getireceğini ifade etti. Polat, gösteri sanatları alanında yenilikçi, deneysel ve bağımsız çalışmalara daha fazla alan açılması gerektiğini vurguladı.

Şehir Tiyatroları repertuvarının insanların temel sorunlarıyla bağ kurduğunu belirten Polat, tiyatronun toplumsal gelişmelerden kopamayacağını ve yaşananlarla yüzleşmeyi her zaman gündeminde tuttuğunu söyledi.

Polat ayrıca, kültürün gündelik hayattan ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirterek, İBB'nin son yıllarda “kültür merkezi” yerine “yaşam merkezi” yaklaşımını benimsediğini ifade etti. Bu tercihin temelinde kültürün yaşamın doğrudan bir parçası haline getirilmesi anlayışının bulunduğunu kaydetti.