CGTN Türk Dış Haberler Servisi

İran’a dönük saldırıları stratejik hezimetle sonuçlanan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bu kez çareyi ekonomik savaşı derinleştirmekte buldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi gecesi yaptığı açıklamada İran ile ekonomik savaşın ülkenin tüm gelir kaynaklarını hedef alacağını ve hiçbir “sızıntıya” izin verilmeyeceğini söyledi. Uluslararası hukuka ve ABD’nin önderlik ettiği kapitalist düzene dahi ters düşecek biçimde İran ile ticaret yapan ülkeleri yaptırım sopasıyla tehdit eden Bessent bu sayede Tahran’da rejim değişikliğinin yaşanacağını öne sürdü.

ABD, İran’a dönük ekonomik baskıyı İkinci Dünya Savaşı’nda müttefik devletlerin Normandiya Çıkarması’na atıfla “D-Day” olarak nitelemesine karşın sürecin hedeflerine ulaşamaması sürpriz olmayacak.

Amerikalı müzakereci: İran teslim olmayacak

ABD’nin 2025 yılında İran ile müzakere heyetine katılan Nate Swanson, Foreing Affiairs dergisi için kaleme aldığı makalede Washington yönetiminin 1979’dan bu yana yaptırım siyasetinde ısrar ettiğini ancak bunun stratejik hedeflere hizmet etmediğini vurguladı.

“Bu kampanyanın İran ve ekonomisine zarar vereceğine şüphe yok. Buna karşın Tahran’ı teslim olmaya zorlamakta kesinlikle başarısız olacaktır” diyen Swanson, İran’ın İHA ve füzeleri sayesinde başta ABD olmak üzere küresel ekonominin pek çok paydaşına maliyet ödeteceği öngörüsünde bulundu. Amerikalı diplomat “İslam Cumhuriyeti, ABD'nin askeri baskısından sağ çıkabildiği gibi, ABD'nin ekonomik baskı uygulama iradesinden de daha uzun süre dayanabileceğine inanmaktadır. Başarısız savaş ve ablukalar ile Trump'ın bu yılki müzakere yaklaşımı, ekonomik baskının faydasını kalıcı olarak değiştirecektir.” diye ekledi.

Kongo’da M23 şiddeti: İki ayda 300’den fazla sivil öldürüldü
Kongo’da M23 şiddeti: İki ayda 300’den fazla sivil öldürüldü
İçeriği Görüntüle

İngiltere’nin Economist dergisi de benzer bir çıkarımda bulunarak ABD’nin som hamlesinden de netice alamayacağını şu satırlarla takipçilerine aktardı:

“Trump yönetimi zamanın kendi lehine olduğunu umuyor olabilir. Buna karşın kendisi İran’ın acıya katlanma isteği konusunda daha önce de yanılmıştı. ABD Hazine Bakanı Bessent, nisan ayında Amerika’nın Hürmüz Boğazı ablukasının İran’ın petrol endüstrisini hızla yok edeceğini öngörmüştü. Bu gerçekleşmedi. İran hala rakiplerini cezalandırma gücüne sahip ve bunu yapmaktan kaçınması pek olası değil. Amerika’nn İran ekonomisini boğma planı bir başka çatışma döngüsünden kaçınma girişimi olarak görünüyor ancak bu plan ters tepebilir”

Ekonomik savaş şimdi mi aklına geldi?

New York Times gazetesi ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “Bu girişim Beyaz Saray’ın henüz yanıtlamadığı bir dizi soruyu gündeme getiriyor. Bunların başındaki şu: Madem bu kadar sıkı yaptırımlar mümkündü, o halde neden Trump’ın ABD ordusuna savaş emri verip stratejik mühimmat eksiklikleri ve Amerikan gücünün sınırları ortaya çıkmadan önce uygulanmadı? “ diye sordu. ABD’nin İran’ı ekonomik olarak çökertmek için Çin’i de bu ülkeyle ticaretini durdurmaya zorlaması gerektiğini belirten gazete “(ABD) Pekin ile bir başka doğrudan ihtilafa girme riskini almaya hazır mı? “ sorusunu yöneltti.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in olası ABD ziyareti öncesinde bu konuların gündeme geldiğine dikkati çeken New York Times, Beyaz Saray’ın Pekin yönetimini kızdırmak istemediğini savundu. ABD Hazine Bakanı Bessent’in Financial Times gazetesine yazdığı makalede “Çin” kelimesinin bir kez bile geçmediği bu bağlamda anımsatıldı.

Economist’e konuşan Londra merkezli Bourse and Bazzar isimli düşünce kuruluşundan Esfendyar Batmanghelidj ise “Çinli şirketleri hedef almaya başlarsanız, bu artık İran meselesi olmaktan çıkar. Bu sizin Çin politikanızla ilgilidir” ifadesini kullandı.

Çin’den maksimum baskı politikasına ret

İran’a dönük ekonomi savaşında diğer ülkeleri yanında görmek için “ya bizdensin ya onlardansın” politikasına yönelen ABD yönetiminin küresel bir ticaret gerilimini tetiklemesi ise güçlü bir ihtimal olarak yorumlanıyor. İran ham petrolünün en büyük alıcısı olan Çin yaptığı ilk açıklamada yeni yaptırımların küresel büyüme ve istikrara zarar verebileceği uyarısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çin, uluslararası hukukta temeli olmayan veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yetkisiyle desteklenmeyen yasadışı tek taraflı yaptırımlara karşı kesin muhalefetini birçok kez açıkça ifade etmiştir. Ekonomik savaşlar ve maksimum baskı çözüm değildir. Tam aksine bunlar yalnızca tırmanışa ve risk yayılımına yol açacak, küresel ekonomik- finansal düzeni bozacak ve diğer ülkelerin meşru çıkarlarına zarar verecektir.”