Marmara Denizi'nde son günlerde kaydedilen mikrodepremlerle ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle 2025 Silivri depremi sonrasında oluşan stres değişimine dikkat çekti.
Bektaş, Çınarcık Havzası'nın doğusundaki Adalar Fayı ve batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10-13 kilometre derinlikte meydana gelen mikrodepremlerin, bölgedeki fayların derin kesimlerindeki hareketlilik açısından incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Silivri depremi sonrası stres değişimine dikkat çekti
Prof. Dr. Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi sonrasında oluşan stres değişiminin son günlerdeki mikrodeprem aktivitesini tetiklemiş olabileceğini belirtti.
Adalar Fayı'nda 10-13 kilometre derinlikte hareketlilik
Bektaş, son 1-2 günde Çınarcık Havzası'nın doğusundaki Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10-13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesine de dikkat çekti.
Bu derinliklerde meydana gelen mikrodepremlerin, Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde "creep" olarak tanımlanan sürünme hareketi ihtimaline ilişkin önemli bir gözlem olabileceği değerlendirildi.
1963 Çınarcık depremiyle karşılaştırma
Bektaş, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depremine de dikkat çekti. Baştürk ve diğer araştırmacıların 2016 yılında yayımlanan çalışmasına atıfta bulunan Bektaş, söz konusu depremin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini hatırlattı.
Son günlerdeki mikrodepremlerin de yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte meydana gelmesinin bu nedenle dikkat çekici olduğunu belirtti.




