Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinin sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirgede, Washington Antlaşması'nın 5. Maddesi kapsamındaki kolektif savunma taahhüdüne bağlılık, transatlantik bağın güçlendirilmesi, savunma harcamalarının artırılması, Ukrayna'ya uzun vadeli askeri ve mali desteğin sürdürülmesi ile İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki vurgu öne çıktı.
Bildirgede yer alan ifadeler şu şekilde;
1- Biz, Kuzey Atlantik İttifakı'nın Devlet ve Hükümet Başkanları olarak, Washington Antlaşması'nın 5. Maddesi kapsamındaki kolektif savunmamıza ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldik. Birimize yapılan saldırı, hepimize yapılmış sayılır. Birlik, dayanışma ve ortak gücümüz; özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifakımızın bir milyar vatandaşının barış, güvenlik ve refahının temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derecelik yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz.
2- Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik Rusya'nın oluşturduğu uzun vadeli tehdide ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefikler, Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirmektedir. 2025 yılında Avrupalı müttefikler ve Kanada, temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırmıştır. Yatırımlarımız, ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri sağlarken aynı zamanda sanayi altyapımızı ve dayanıklılığımızı güçlendirmektedir. Bugün Ankara'da 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedarikini duyuruyor, ortak üretim kapasitesini genişletmeyi ve savunma sanayii ile birlikte çalışarak yenilikçiliği hızlandırmayı taahhüt ediyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürecek ve NATO ortaklıklarından yararlanarak savunma sanayiindeki derinliği ve iş birliğini en üst düzeye çıkarmaya devam edeceğiz.
3- Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa – yani modernize edilmiş bir İttifak. Avrupa'daki Müttefikler ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte çalışarak İttifak'ın savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma yapısı; nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetlerinin uygun bir birleşimine dayanmakta, bunlar uzay ve siber varlıklarla desteklenmektedir. Muharebe üstünlüğümüzü korumaya kararlıyız. Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, etkin şekilde kullanma ve sürdürülebilirliğini sağlama kabiliyetimize yatırım yapıyor; derin hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri de dahil olmak üzere tüm alanlardaki hedeflenen yeteneklerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz. Ayrıca, birlikte çalışabilir transatlantik bir savaş bulutu (warfighting cloud) geliştiriyor ve güçlü yapay zeka modellerini sistemlerimize entegre ediyoruz.
4- Ukrayna, transatlantik güvenliğe katkıda bulunmaktadır ve Müttefikler, Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına verdikleri sarsılmaz desteği birlik içinde sürdürmektedir. Avrupalı Müttefikler ve Kanada, artık Ukrayna'ya sağlanan güvenlik yardımının büyük çoğunluğunu ikili ve çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla finanse etmektedir. Müttefikler, bu desteğin adil, öngörülebilir ve uzun vadede sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çizmektedir. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği taahhüdünde bulunmakta ve 2027 yılında da en az aynı seviyede desteğin sürdürülmesine yönelik egemen taahhütlerini teyit etmektedir. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi (Ukraine Support Loan) aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararını memnuniyetle karşılıyoruz.
5- İttifak, daha geniş güvenlik ortamımızı şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere karşı yanıt vermeye ve bu koşullara uyum sağlamaya devam etmektedir. Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamakta ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermesi çağrısında bulunmaktadır.
6- Türkiye'nin bize gösterdiği cömert misafirperverlik için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızı sabırsızlıkla bekliyoruz.



