Haber Merkezi

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Eylül 2021'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıkladığı Küresel Kalkınma İnisiyatifi (GDI), beşinci yılında Çin'in küresel kalkınma alanındaki en önemli girişimlerinden biri olma iddiasını sürdürüyor.

Girişimin beşinci yıl dönümü dolayısıyla 25 Eylül'de New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen üst düzey diyalogda Çin, Küresel Kalkınma İnisiyatifi’nin bir siyasi vizyondan somut işbirliği mekanizmasına dönüştüğünü vurguladı. Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Han Zheng, beş yıl içinde 130'dan fazla ülke ve uluslararası kuruluşun girişimi desteklediğini, 30'dan fazla işbirliği mekanizması ve platformunun oluşturulduğunu ve 2 binden fazla projenin hayata geçirildiğini açıkladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise 21 Eylül'deki açıklamasında Küresel Kalkınma İnisiyatifi kapsamında 23 milyar doların üzerinde kaynağın harekete geçirildiğini, 2 binden fazla işbirliği projesinin yürütüldüğünü ve Çin'in Küresel Kalkınma ve Güney-Güney İşbirliği Fonu çerçevesindeki çalışmalarının 70'ten fazla ülkede 40 milyondan fazla kişiye ulaştığını bildirdi.

'Önce kalkınma' yaklaşımı

Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin merkezinde Çin'in uzun süredir savunduğu bir yaklaşım bulunuyor: kalkınmanın uluslararası gündemin önceliği haline getirilmesi.

Xi Jinping, girişimi açıkladığı 2021'de kalkınmanın insanlığın ortak gündeminde daha üst sıralara taşınması, gelişmekte olan ülkelerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nin hızlandırılması çağrısı yaptı. Çin'in resmi anlatısında Küresel Kalkınma İnisiyatifi, bu nedenle yeni bir küresel kalkınma sistemi kurma girişiminden ziyade BM'nin 2030 Gündemi'ni hızlandırmaya yönelik bir işbirliği platformu olarak tanımlanıyor.

Girişimin altı temel ilkesi de bu yaklaşımı ortaya koyuyor: kalkınmaya öncelik verilmesi, insan merkezli yaklaşım, kapsayıcılık ve herkesin faydalanması, inovasyon odaklı kalkınma, insan ile doğa arasında uyum ve sonuç odaklı eylem. Küresel Kalkınma İnisiyatifi ayrıca yoksulluğun azaltılması, gıda güvenliği, salgınlarla mücadele ve aşılar, kalkınma finansmanı, iklim değişikliği ve yeşil kalkınma, sanayileşme, dijital ekonomi ve dijital çağda bağlantısallık olmak üzere sekiz öncelikli alan belirliyor.

Bu çerçevede Pekin, Küresel Kalkınma İnisiyatifi'ni özellikle gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan bir küresel kamu malı olarak sunuyor.

2030 hedefleri için 'hızlandırıcı'

Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin beşinci yılındaki en önemli bağlamlardan biri, BM'nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nda (SKA) ilerlemenin yavaşlaması.

BM'nin 2026 değerlendirmesine göre ölçülebilen SKA hedeflerinin yalnızca yüzde 36'sı hedef doğrultusunda veya orta düzeyde ilerleme gösteriyor. BM, çatışmalar, ekonomik belirsizlik, iklim krizi ve finansman yetersizliğinin 2030 hedeflerine ulaşmayı zorlaştırdığını belirtiyor.

Çin açısından bu tablo, Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin kuruluş gerekçesini güçlendiriyor. Pekin, gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya olduğu finansman, gıda, enerji, sağlık, dijitalleşme ve sanayileşme sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurguluyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de 2025'te Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin 2030 Gündemi'nin uygulanmasını hızlandırabilecek önemli mekanizmalardan biri olabileceğini belirtmiş ve girişimin yoksulluğun ortadan kaldırılması, gıda güvenliği, iklim eylemi ve kapsayıcı büyüme gibi alanlarda SKA'larla uyumuna dikkat çekmişti.

Dolayısıyla Çin'in anlatısında Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin temel işlevi, mevcut BM kalkınma mimarisinin yerine alternatif bir sistem kurmaktan çok, mevcut hedeflere ulaşmak için siyasi irade, finansman ve somut projeleri bir araya getirmek şeklinde tarif ediliyor.

Çin'in kalkınma deneyiminden Güney-Güney işbirliğine

Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin Çin perspektifindeki bir diğer önemli boyutu, Çin'in kendi kalkınma deneyiminin diğer gelişmekte olan ülkelerle paylaşılması.

Pekin, kendisini hem dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi hem de Küresel Güney'in bir üyesi olarak tanımlıyor. Xi Jinping'in beşinci yıl mesajında da Çin'in "insan merkezli kalkınma" yaklaşımını sürdürerek Küresel Kalkınma İnisiyatifi'ni ilerletmeye ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini hayata geçirmeye katkıda bulunacağı belirtildi.

Bu yaklaşım, Çin'in geleneksel Kuzey-Güney yardım modelinden farklı olarak tanımladığı Güney-Güney işbirliği anlayışıyla bağlantılı.

Çin'in resmi söyleminde gelişmekte olan ülkeler yalnızca yardım alan ülkeler olarak değil, kendi kalkınma yollarını belirleyen ortaklar olarak konumlandırılıyor. Bu nedenle Küresel Kalkınma İnisiyatifi kapsamında finansman kadar teknoloji, eğitim, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve deneyim paylaşımı da öne çıkıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı'nın beşinci yıl değerlendirmesine göre Küresel Kalkınma İnisiyatifi kapsamında 10 binden fazla insan kaynağı eğitim programı düzenlendi. Han Zheng ise projelerin yararlanıcı ülkelerin ihtiyaçlarıyla yakından bağlantılı olduğunu ve bu çalışmaların gelişmekte olan ülkelerin kendi kalkınma kapasitelerini güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni dönemin başlıkları: yapay zeka, dijital ekonomi ve yeşil dönüşüm

Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin ilk ortaya çıktığı dönemde pandemi, yoksulluk ve gıda güvenliği öne çıkarken, beşinci yılındaki Çin söylemi yeni teknolojiler ve yeşil dönüşüme daha fazla ağırlık veriyor.

Çin: ABD ile varılan mutabakatı hayata geçirmeye hazırız
Çin: ABD ile varılan mutabakatı hayata geçirmeye hazırız
İçeriği Görüntüle

Çin, Küresel Kalkınma İnisiyatifi kapsamında yapay zeka, dijital ekonomi, yeni enerji ve afet önleme alanlarında işbirliğinin genişletilmesini öneriyor. Han Zheng, Çin'in "Digital South" ve "Clean Stove" gibi projeleri üzerinden Küresel Güney ülkelerinin dijital dönüşümünü ve yeşil kalkınmasını desteklemeye hazır olduğunu belirtti.

Bu değişim, Çin'in küresel kalkınma tartışmasını yalnızca geleneksel altyapı yatırımları veya yoksullukla mücadele üzerinden değil, teknolojik kapasite ve yeni kalkınma modelleri üzerinden de ele almaya başladığını gösteriyor.

BM Kalkınma Programı'nın Çin'e ilişkin 2026-2030 dönemini kapsayan programında da sürdürülebilir kalkınma, düşük karbonlu dönüşüm, inovasyon ve Güney-Güney işbirliği Çin ile BMDP arasındaki ortaklığın başlıkları arasında yer alıyor.

GDI'nin Çin dış politikasındaki yeri

Küresel Kalkınma İnisiyatifi, Çin'in son yıllarda ortaya koyduğu küresel girişimler arasında da özel bir konuma sahip.

Pekin, inisiyatifi Kuşak ve Yol Girişimi, Küresel Güvenlik İnisiyatifi ve Küresel Medeniyet İnisiyatifi gibi daha geniş diplomatik vizyonuyla bağlantılı bir çerçevede değerlendiriyor. Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin ayırt edici tarafı ise güvenlik veya medeniyet tartışmalarından ziyade kalkınma sorununu uluslararası işbirliğinin merkezine yerleştirmesi.

Çin Dışişleri Bakanlığı, girişimin BM, G20, BRICS ve bölgesel işbirliği mekanizmalarıyla eşgüdüm içinde çalışmasını savunuyor. Bu nedenle Pekin açısından Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin başarısı, yeni bir kurumsal yapı yaratmasından çok farklı ülkelerin ve mevcut uluslararası kuruluşların kalkınma alanındaki kaynaklarını ve projelerini ortak bir çerçevede buluşturabilmesine bağlanıyor.

Beş yılın ardından

Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin beşinci yılına girilirken Çin'in verdiği mesaj açık: Küresel kalkınmanın önündeki sorunların çözümü için daha fazla uluslararası işbirliği, daha fazla finansman ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarına daha fazla ağırlık verilmesi gerekiyor.

Bu yaklaşım, küresel kalkınma hedeflerinin 2030'a kadar gerçekleştirilmesi için kalan sürenin daraldığı bir dönemde ortaya çıkıyor. BM verileri ilerlemenin yetersiz olduğunu gösterirken, Çin Küresel Kalkınma İnisiyatifi'ni bu açığın kapatılmasına katkı sağlayabilecek pratik bir mekanizma olarak konumlandırıyor.

Beş yılın sonunda Pekin'in Küresel Kalkınma İnisiyatifi'ne ilişkin anlatısında öne çıkan dönüşüm ise girişimin "Çin'in önerisi" olmaktan çıkarak çok taraflı kalkınma işbirliği için bir platforma dönüştüğü iddiası. Çin yönetimi, önümüzdeki dönemde bu platformun özellikle dijital ekonomi, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve Güney-Güney işbirliği alanlarında genişletilmesini hedefliyor.

Bu çerçevede Küresel Kalkınma İnisiyatifi'nin beşinci yılı, Pekin açısından yalnızca bir yıldönümü değil; Çin'in kendisini küresel kalkınmanın finansmanında, teknolojisinde ve politika tartışmalarında daha aktif bir aktör olarak konumlandırdığı yeni aşamanın da başlangıç noktası olarak görülüyor.