CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Uluslararası deniz ticareti, birbirini izleyen savaşların baskısı altında. Gazze’deki İsrail’in katliamlarının tetiklediği çatışmalarla Kızıldeniz’e yayılan gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de yarattığı tehlikeler ve ABD-İsrail-İran savaşının Körfez’de derinleştirdiği güvensizlik, taşımacılık hesaplarını değiştirdi. Şirketler, limanlar arasındaki mesafeyle birlikte saldırı ihtimalini, sigorta maliyetini ve teslimat takviminin güvenilirliğini değerlendirmek zorunda kalıyor.
Kızıldeniz, küresel krizin gölgesinde değişen ticaret rotalarının en belirgin örneğini teşkil ediyor.Dünya Denizcilik Konseyi’ne göre küresel deniz ticaretinin yüzde 12-15’ini taşıyan koridordaki saldırılar, şirketleri Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na yöneltti. Yolculuklara 17 güne kadar ek süre getiren bu tercih, yakıt tüketimini artırıyor ve gemilerin daha uzun süre denizde kalmasına yol açıyor. Aynı yük hacmini taşımak için daha fazla kapasite gerekirken liman programları ve ithalatçıların stok planları da aksıyor.
Hürmüz’deki kesintiler ise enerji arzı üzerinden maliyet baskısını genişletiyor. UNCTAD’ın Mart 2026 tarihli değerlendirmesine göre boğaz, küresel deniz yoluyla petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini taşıyor. Bu geçitteki güvensizlik, çatışma bölgelerinden uzaktaki üreticilere de enerji ve nakliye faturaları üzerinden yansıyor.
Kuzeyden açılan bağlantı
Geleneksel koridorların kırılganlığı, Çin ile Avrupa arasında Arktik üzerinden kurulan bağlantıya ilgiyi artırıyor. Çin limanlarından hareket eden gemiler, Bering Boğazı’nı geçerek Rusya’nın kuzey kıyıları boyunca ilerliyor ve Kuzey Avrupa’ya ulaşıyor. Böylece Malakka Boğazı, Babülmendep ve Süveyş güzergâhına alternatif bir deniz yolu kullanılabiliyor.
New New Shipping Line’ın verdiği örneğe göre Şanghay-St. Petersburg yolculuğu Süveyş üzerinden 38-45 gün sürerken Arktik hattında 23-25 güne inebiliyor. Yaklaşık iki ila üç haftalık kazanç, yüklerin daha erken teslim edilmesini ve taşımaya bağlanan sermayenin daha hızlı geri dönmesini sağlayabiliyor.
Haftalık seferler başladı
Çinli şirketler, kuzey güzergâhını ihracatçıların planlama yapabileceği bir hizmete dönüştürmeye çalışıyor. New New Shipping Line, 2023’ten bu yana mevsimlik düzenli operasyonlar yürüttüğünü ve 2023-2025 döneminde yaz aylarındaki seyir pencerelerinde birden fazla gidiş-dönüş seferi gerçekleştirdiğini belirtti.
Sea Legend Shipping’in 2026’da Çin-Avrupa Arktik Ekspresi kapsamında haftalık tarifeye geçmesiyle yeni bir aşamaya ulaşıldı. Ağustos ve eylül aylarındaki sekiz seferde, ön verilere göre 14 bin TEU’nun üzerinde ihracat yükü taşındı. TEU, 20 fitlik standart konteyner kapasitesini ifade ediyor.
Global Times’ın aktardığı verilere göre yüklerin yaklaşık yüzde 80’i, Çin’in başlıca üretim ve ihracat merkezlerinden Yangtze Nehri Deltası’ndan geldi. Yeni enerji ekipmanları ve sınır ötesi elektronik ticaret ürünleri öne çıkarken Avrupa’nın Noel alışveriş dönemine hazırlanan Yiwu’daki ihracatçıların talebi, bazı lojistik şirketlerinin gemilerde yer bulmasını zorlaştırdı.
Avrupa pazarına erişimde yeni seçenek
Çin merkezli One Shipping’in kurucusu Zhong Zhechao’ya göre bazı ürünlerin yüksek sıcaklıklara duyarlı olması, kuzey güzergâhının daha serin koşullarını avantajlı hale getirebiliyor. Bu değerlendirme, her ürünün gerektirdiği özel taşıma ve güvenlik koşullarıyla birlikte ele alınmalı.
Arktik bağlantısı, Çin-Avrupa yük trenleriyle de tamamlayıcı bir ilişki kurabilir. İhracatçılar; yükün değeri, teslim tarihi, varış noktası ve mevcut kapasiteye göre demir yolu, geleneksel deniz hatları ve kuzey güzergâhı arasında tercih yapabilir. Bu esneklik, bir koridorda yaşanan aksama karşısında sevkiyatların yeniden düzenlenmesini kolaylaştırabilir.




