José Marti Küba Dostluk Derneği, Türkiye Komünist Partisi ve Küba Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Küba’da yaşanan son gelişmeleri ve Türkiye’de ablukaya karşı başlatılan kampanyayla ilgili atılacak adımları kamuoyuyla paylaştı.

Epstein vakası: Gerçeklerin sis perdesi ne zaman kalkacak?
Epstein vakası: Gerçeklerin sis perdesi ne zaman kalkacak?
İçeriği Görüntüle

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda İstanbul Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Küba’da hastalar ölüm riskiyle karşı karşıya”

Basın toplantısında açılış konuşmasını yapan José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan, ABD tarafından imzalanan kararnameyle Küba’ya yönelik ablukanın fiilen açık bir kuşatmaya dönüştüğünü söyledi.

Özkan, 29 Ocak’tan bu yana adaya ticari petrol gemilerinin giriş yapamadığını belirterek, Küba’nın kendi kaynaklarının ülkenin petrol ihtiyacının yalnızca dörtte birini karşılayabildiğini ifade etti. Bu durumun ekonomiyi derinden sarstığını vurgulayan Özkan, birçok sektörün durma noktasına geldiğini kaydetti.

Enerji krizi nedeniyle kamu kurumlarının haftanın belirli günlerinde hizmet verebildiğini, ulaşımda, doğalgaz ve elektrik kullanımında ciddi kısıtlamalar uygulandığını aktaran Özkan, sağlık alanında da önceliklendirme ve sınırlamaya gidildiğini dile getirdi.

Özellikle gebe kadınlar, kanser hastaları ve elektrikle çalışan tıbbi cihazlara ihtiyaç duyan hastaların yaşam riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Özkan, “Küba’da hastalar ölüm riski ile karşı karşıya” dedi.

“Maddi yardımı da içeren dayanışma kampanyası başlatılıyor”

Özkan ayrıca, Küba hükümetinin mevcut kriz karşısında belirli bir plan çerçevesinde hareket ettiğini ve Küba halkının birlik duygusuyla bu planı hayata geçirmeye çalıştığını söyledi. Gelişmeler karşısında dernek olarak bir imza kampanyası başlattıklarını belirten Özkan, kampanyanın amacının Küba’da yaşanan acil duruma ve ABD’nin attığı adımlara karşı kamuoyu baskısı oluşturmak olduğunu ifade etti.

Özkan ayrıca, derneğin önümüzdeki günlerde maddi yardımı da kapsayan kapsamlı bir dayanışma kampanyasını kamuoyuna duyuracağını bildirdi.

“Küba, ABD’ye kafa tutabilecek az sayıda ülkelerden biri”

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, konuşmasında ABD’nin Küba’ya yönelik adımları karşısında sessiz kalmayacaklarını vurguladı. TKP açısından Küba ile ilişkilerin özel bir anlam taşıdığını belirten Okuyan, özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Küba’nın dikkat çekici bir direniş sergilediğini ifade etti.

Küba’daki sisteme dair farklı değerlendirmeler yapılabileceğini dile getiren Okuyan, “Bazı ayrıntıları bir kenara bırakırsak Küba, ileri insani değerleri savunan bir ülke. Küba ile dayanışmanın bir boyutu da budur” dedi.

Küba ve Küba Komünist Partisi ile köklü bağlara sahip olduklarını söyleyen Okuyan, üçüncü boyutun ise ABD emperyalizminin dünyaya yön verme girişimlerine karşı verilen mücadele olduğunu kaydetti. Küba’nın küçük bir ada ülkesi olmasına rağmen bu meydan okumaya kafa tutabilecek az sayıda ülkeden biri olduğunu belirten Okuyan, bu duruşun önemli bir ayağının da uluslararası dayanışma olduğunu ifade etti.

Okuyan, Küba’nın diğer birçok ülkeye kıyasla daha güçlü uluslararası dayanışma bağları kurabildiğine dikkat çekti.

“ABD’nin enformasyon saldırılarına destek olmak insanlık suçudur”

Okuyan, ABD’nin Küba’ya yönelik adımlarının yalnızca ekonomik ve siyasi alanla sınırlı kalmadığını, enformasyon alanında da sürdüğünü belirtti. Türkiye’de pek çok iç gündem başlığı bulunmasına rağmen Küba ile dayanışma göstermelerinin eleştirildiğini ifade eden Okuyan, “Onlarca meselemiz olduğu için Küba ile dayanışıyoruz” dedi.

TKP’nin Filistin direnişine destek verdiğini, İran’a yönelik bir saldırı olması halinde İran halkının da yanında olacaklarını dile getiren Okuyan, bu nedenle ABD’nin Küba’ya yönelik adımlarına sessiz kalmayacaklarını vurguladı.

Küba hakkında çok sayıda asılsız iddia ortaya atıldığını savunan Okuyan, ülkenin medya imkanlarının sınırlı olduğunu ve CIA merkezli propaganda faaliyetlerine karşı daha güçlü uluslararası dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Okuyan, “Küba’ya yönelik saldırılarda enformasyon alanında ABD’ye destek olmak insanlık suçudur” ifadelerini kullandı.

“Anti-emperyalist mücadele emek mücadelesine bağlanmadan bu çılgınlık sona ermez”

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD’nin son dönemde dünya genelinde attığı adımların arkasında Çin’in yükselişini engelleme hedefinin bulunduğunu savundu. Küresel gelişmelerin merkezinde Çin’in yükselişinin yer aldığını belirten Okuyan, Trump yönetiminin temel amaçlarından birinin Çin’in savaş olmaksızın küresel liderliğe yerleşmesini önlemek olduğunu ifade etti.

NATO’nun işlevini yitirdiğine yönelik değerlendirmeler için erken olduğunu dile getiren Okuyan, uluslararası dengelerde yeni ve farklı bir döneme girildiğini söyledi. “Trump sınır tanımam, sınır benim diyor. Bu yeni bir durum” diyen Okuyan, söz konusu yaklaşımın yeni tip mücadele biçimlerini beraberinde getireceğini kaydetti.

Yaşanan değişimlerin milyonlarca yoksul insan açısından ne anlama geldiğinin sorgulanması gerektiğini vurgulayan Okuyan, Türkiye’deki yoksul kesimlerin bu küresel gelişmelere yeterince ilgi göstermediğini belirtti.

Okuyan, uluslararası düzeyde anti-emperyalist mücadelenin emek mücadelesiyle birleşmediği sürece mevcut küresel “çılgınlığın” sona ermeyeceğini sözlerine ekledi.

Küba Başkonsolosu: "Küba'nın ABD'yi tehdit ettiği iddiası asılsız"

İstanbul Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD’nin son adımlarının 1961 yılından bu yana uygulanan ablukanın daha da ağırlaştırılmış bir biçimi olduğunu söyledi. 1961’de başlatılan ambargonun temel amacının Küba ekonomisinde kıtlık yaratarak Küba Devrimi’ni zayıflatmak olduğunu belirten Cárdenas, Küba ile ticaret yapacak şirket ve ülkelere yönelik yaptırımların, Birleşmiş Milletler Beyannamesi’nde yer alan “devletlerin egemenlik haklarına saygı” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.

Yakıt tedarikinin engellenmesine yönelik adımların sağlık, eğitim, elektrik üretimi ve günlük yaşam üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını dile getiren Cárdenas, “Küba’nın ABD’ye yönelik tehdit oluşturduğu iddiası asılsızdır” dedi. Küba’nın hiçbir baskıyı kabul etmeksizin, diğer ülkelerle karşılıklı saygı ve çıkarlar temelinde ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Uluslararası kamuoyuna da çağrıda bulunan Başkonsolos, söz konusu adımların reddedilmesi ve uluslararası ilişkilerde çok taraflılığın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Cárdenas ayrıca, İstanbul’daki dostluk derneklerine, dayanışma hareketlerine ve Türkiye’deki yurttaşlara gösterdikleri destek için teşekkür ederek, Küba’nın egemenliğini, onurunu ve barış içinde kalkınma hakkını savunmayı sürdüreceğini kaydetti.

“Çin ile ilişkilerimiz son derece iyi ve stratejik öneme sahip”

Basın toplantısının ardından CGTN Türk’e özel açıklamalarda bulunan Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, Çin ile ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve Küba açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.

İki ülke arasında akıcı bir diyalog yürütüldüğünü belirten Cárdenas, birçok alanda güçlü bir iş birliğinin bulunduğunu ve bu iş birliğinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.

Çin ile ilişkilerde herhangi bir ihtilafın söz konusu olmadığını dile getiren Kübalı diplomat, aksine hem uluslararası meselelerde hem de ikili ilişkilerde büyük bir görüş birliği bulunduğuna dikkat çekti. Cárdenas, ilişkilerin istikrar ve karşılıklı anlayış temelinde geliştirilmeye devam ettiğini kaydetti.