Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun kuruluşunun 99. yıl dönümü, Ankara'da düzenlenen resepsiyonla kutlandı.
Resepsiyona Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin'in Ankara Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Yang Jianjun, Milli Savunma Bakanlığı Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç'ın yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi, askeri yetkili, diplomat ve davetli katıldı.

"Güçlü ülke, güçlü orduyla mümkündür"
Resepsiyonda konuşan Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçiliği Savunma Ataşesi Yang Jianjun, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun 99 yıllık tarihinde ülkenin bağımsızlığına, kalkınmasına ve güvenliğine önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Yang, Çin ordusunun ülkenin egemenliği, güvenliği ve kalkınma çıkarlarının korunmasında güçlü bir güvence oluşturduğunu, aynı zamanda dünya barışına da önemli katkılar sağladığını ifade etti.
"Güçlü bir ülkenin güçlü bir orduya sahip olması gerekir; ulusal güvenlik ancak güçlü bir orduyla güvence altına alınabilir." diyen Yang, Xi Jinping'in Orduyu Güçlendirme Düşüncesi doğrultusunda, Parti'nin komutasına bağlı, savaşma ve kazanma kabiliyetine sahip, disiplinli ve dünya standartlarında bir ordu inşa etme hedefiyle ilerlediklerini söyledi.
Çin'in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumaya yönelik stratejik kabiliyetlerini sürekli geliştirdiğini vurgulayan Yang, halk ordusunun görevlerini yerine getirmesi ve bölgesel ile küresel barışın korunmasına katkı sağlaması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Çin'in barışçıl kalkınma yoluna bağlı olduğunu ve aktif savunma stratejisi izlediğini belirten Yang, ülkenin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 1,5'i seviyesinde bulunduğunu, bunun dünya ortalaması olan yüzde 2,6'nın altında olduğunu söyledi.

Yang Jianjun: Çin hegemonya peşinde değil
"Biz saldırıya uğramadıkça saldırmayız; ancak saldırıya uğrarsak mutlaka karşılık veririz." ifadelerini kullanan Yang, Çin'in hiçbir zaman hegemonya peşinde koşmayacağını, yayılmacı bir politika izlemeyeceğini ve nüfuz alanları oluşturmayı hedeflemediğini dile getirdi.
Dünyanın son yüzyılın en büyük değişimlerinden geçtiğini ifade eden Yang, Çin'in Küresel Kalkınma Girişimi, Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Medeniyet Girişimi ve Küresel Yönetişim Girişimi'ni kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğini, uluslararası sorumluluklarını aktif şekilde yerine getireceğini söyledi.
Çin'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında barışı koruma operasyonlarına en fazla personel katkısı sağlayan ülke olduğunu belirten Yang, aynı zamanda BM barışı koruma operasyonlarına en fazla mali katkı sağlayan ikinci ülke konumunda bulunduğunu ifade etti.
Yang, Çinli barış gücü personelinin bugüne kadar 20'den fazla ülke ve bölgede görev yaptığını, toplam 50 binden fazla personelin BM misyonlarında yer aldığını söyledi. Güney Sudan'dan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne kadar birçok bölgede görev yapan Çinli askerlerin fedakârlıklarıyla öne çıktığını belirten Yang, "Peace Ark" hastane gemisinin de 40'tan fazla ülkede 370 binden fazla kişiye sağlık hizmeti sunduğunu kaydetti.
Çin'in kendi kalkınmasıyla birlikte dünya barışına katkı sağlamayı sürdüreceğini vurgulayan Yang, dünya ülkelerinin silahlı kuvvetleriyle karşılıklı güveni artırmayı, açıklık temelinde kalkınmayı teşvik etmeyi ve iş birliği yoluyla ortak kazanımlar elde etmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu doğrultuda İnsanlığın Ortak Kader Topluluğu vizyonuna katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi.
Çin'den Türkiye ile askeri iş birliğini güçlendirme mesajı
Çin ile Türkiye arasındaki askeri ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğine dikkat çeken Yang, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki her düzeyde temasların arttığını ve farklı alanlardaki iş birliğinin istikrarlı şekilde ilerlediğini ifade etti.
Bu yıl Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yang, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in stratejik yönlendirmeleri sayesinde ikili ilişkilerin sürekli derinleştiğini söyledi.
Yang, iki ülke silahlı kuvvetlerinin devlet başkanları arasında varılan mutabakatları hayata geçirerek stratejik iletişimi güçlendirmesini, siyasi karşılıklı güveni artırmasını ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliğini genişletmesini temenni ettiklerini belirterek, kadim İpek Yolu'yla birbirine bağlanan iki büyük medeniyetin yeni dönemde ilişkilerini daha da ileri taşıyacağına olan inancını dile getirdi.
"Türk ve Çin orduları karşılıklı güven temelinde iş birliğini sürdürüyor"
Milli Savunma Bakanlığı Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ ise, Türkiye ile Çin arasındaki köklü ilişkilere dikkat çekti.
Türkiye ve Çin'in tarih boyunca güçlü devlet geleneklerine sahip iki ülke olduğunu belirten Altındağ, iki ülke arasındaki bağların bugün siyasi, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra askeri ve savunma alanlarında da gelişmeye devam ettiğini söyledi.
Orduların yalnızca kendi ülkelerinin güvenliğini sağlamakla kalmadığını vurgulayan Altındağ, küresel barış, istikrar ve huzurun korunmasında da önemli sorumluluklar üstlendiklerini ifade etti.

Günümüzün hızla değişen güvenlik ortamı ile asimetrik tehditlerin, köklü geçmişe sahip ordular arasında stratejik iş birliği ve vizyoner ortaklıkları daha da önemli hale getirdiğini belirten Altındağ, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun karşılıklı saygı ve güven temelinde iş birliğini sürdürdüğünü kaydetti.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun gelecek yıl kutlayacağı 100. kuruluş yıl dönümüne de değinen Altındağ, iki ülke arasındaki askeri eğitim, savunma teknolojileri ve stratejik iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğine olan inancını dile getirdi.
Konuşmasının sonunda Altındağ, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun 99. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulundu.
Program, konuşmaların ardından gerçekleştirilen aile fotoğrafı çekimi ve davetlilere verilen resepsiyon yemeğiyle sona erdi.





