Nagasaki Atom Bombası Müzesi, Japonya'da sergilerinde "Nanjing Katliamı" ifadesini hâlâ kullanan az sayıdaki kamu kurumundan biri olarak biliniyor. Ancak müze yönetiminin 28 Temmuz'da açıkladığı yeni sergi planına göre, gelecek yıl mart ayından itibaren bu ifade "Nanjing Olayı" olarak değiştirilecek.

Nagasaki Belediyesi, değişikliğin amacının müzedeki ifadeleri Japonya'da kullanılan resmi terminoloji ve yaygın tarih ders kitaplarıyla uyumlu hale getirmek olduğunu savunuyor.

Ancak karar, Japonya'nın savaş geçmişine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Nanjing Katliamı, Japon ordusunun 1937'de Çin'in Nanjing kentini işgali sırasında gerçekleştirdiği ve çok sayıda sivil ile savaş esirinin öldürüldüğü tarihsel bir olay olarak kabul ediliyor. Japonya'nın savaş suçlarını ele alan Tokyo Uzak Doğu Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi de Nanjing'deki katliama ilişkin hükümlerde bulundu.

Uzmanlar, "katliam" ifadesinin "olay" şeklinde değiştirilmesinin, yaşananların niteliğini ve kapsamını belirsizleştireceğine dikkat çekiyor.

Tartışmanın merkezinde müzenin sergileri var

Nagasaki Atom Bombası Müzesi, 1996 yılında atom bombasının düştüğü bölgenin yakınında açıldı. Müzenin üçüncü sergi salonunda yer alan "Çin-Japon Savaşı ve Pasifik Savaşı" başlıklı kronolojik bölüm, Japonya'nın 1931-1945 arasındaki savaş tarihini anlatıyordu.

Mevcut zaman çizelgesinde 1937 yılına ilişkin bölümde, "Aralık: Nanjing işgal edildi; bir katliam yaşandı" ifadesi yer alıyor. Bu bölümde ayrıca Japon askerlerinin Çinli sivilleri kontrol altında tuttuğunu gösteren görüntüler bulunuyor.

Ancak müzenin sergileri daha kuruluş aşamasından itibaren siyasi tartışmaların odağında yer aldı.

Sağcı grupların baskısı yıllardır sürüyor

Nagasaki İnsan Hakları ve Barış Müzesi Başkanı Noboru Sakiyama'ya göre, müzenin ilk sergi planlarında Nanjing Katliamı, 731. Birlik ve Japon ordusunun savaş dönemindeki "konfor kadınları" sistemiyle ilgili fotoğraflara da yer verilmesi düşünülüyordu.

Ancak müze açılmadan önce muhafazakâr milletvekilleri ve sağcı grupların baskısı arttı. Bunun üzerine Nagasaki Belediyesi, Nanjing Katliamı'nı gösteren bir fotoğrafın yerine Japon birliklerinin Nanjing'e girişini gösteren bir fotoğraf konulacağını açıkladı.

Karar, ilerici grupların tepkisine neden oldu. Tartışmaların ardından müzede kullanılan görüntülerin içeriğinde yeniden değişikliğe gidildi.

Müzenin açıldığı dönemde sağcı grupların protestoları da yoğunlaştı. Nagasaki Belediyesi ve müze çevresinde gösteriler düzenlendi. Aynı yıl kurulan ve kendisini atom bombası sergilerinin "düzeltilmesini" savunan bir grup ise müzeye karşı dava açtı.

Baskıların artması üzerine belediye yönetimi, ilgili fotoğraf, metin ve video materyallerinin sergiden çıkarılacağını duyurdu.

"Nanjing Katliamı" ifadesi yıllardır tartışılıyor

Tartışma sonraki yıllarda da sona ermedi. 2020'de söz konusu grubun başkanı Masamitsu Watanabe, müzeyi ziyaret ederek sergilerde "Nanjing Katliamı" ifadesinin kullanılmasına itiraz etti ve değişiklik talebinde bulundu.

Buna karşılık Nagasaki İnsan Hakları ve Barış Müzesi'nin de aralarında bulunduğu 20 kuruluş, müzedeki tarihi anlatımın korunması amacıyla bir araya geldi. Grup, Nagasaki Belediyesi'nden "Nanjing Katliamı" ifadesinin sergilerde kullanılmaya devam etmesini istedi.

Tartışmanın temelinde ise Japonya'nın savaş geçmişinin nasıl anlatılması gerektiği sorusu bulunuyor.

Yeni sergi planı tartışmayı yeniden alevlendirdi

Geçen yıl sonbaharında Nagasaki Belediyesi, müzenin sergilerinin yenilenmesine ilişkin ayrıntılı bir ara rapor hazırladı.

Raporda, mevcut zaman çizelgesinde yer alan "Nanjing işgal edildi; bir katliam yaşandı" ifadesinin, "Nanjing Olayı, çok sayıda sivil ve savaş esirinin öldürüldüğü olay" şeklinde değiştirilmesi önerildi.

Bu öneri, ilerici grupların tepkisine yol açtı. Bir sivil toplum kuruluşunun temsilcisi, Japonya'nın savaş dönemindeki saldırganlığını geri plana iten bir sergi anlayışının uluslararası kamuoyu tarafından kabul edilmesinin zor olacağını belirtti.

Bununla birlikte, belediyenin vatandaşlardan gelen görüşleri değerlendirdiği platformda, Nanjing Katliamı'nın tarihsel gerçekliğini sorgulayan görüşlere de yer verildi.

Söz konusu görüşte, Nanjing Katliamı'na ilişkin kanıt bulunmadığı ve olayın Çin veya ABD hükümetlerinin propagandası olduğu öne sürüldü. Ancak bu iddialar tarihçiler ve savaş dönemi kayıtları açısından geniş ölçüde kabul gören tarihsel anlatıyla örtüşmüyor.

Müzedeki zaman çizelgesi kaldırılacak

Nagasaki Belediyesi bu yıl mart ayında sergi yenileme planını kesinleştirdi.

Plan kapsamında özellikle üçüncü sergi salonunda önemli değişiklikler yapılacak. "Çin-Japon Savaşı ve Pasifik Savaşı" başlıklı uzun zaman çizelgesinin kaldırılması ve yerine iki dünya savaşını ele alan farklı bir sergi düzeninin oluşturulması planlanıyor.

Nagasaki İnsan Hakları ve Barış Müzesi Başkanı Sakiyama ise bu değişikliğe karşı çıkıyor.

Sakiyama, savaş dönemine ilişkin kronolojik anlatımın kaldırılmasının özellikle genç ziyaretçilerin Japonya'nın savaş tarihini bir bütün olarak anlamasını zorlaştıracağını belirtiyor.

Mevcut zaman çizelgesinde Japonya'nın Çin'e yönelik saldırılarının farklı aşamalarına ilişkin kayıtlar bulunuyor. Bunlar arasında 1937'de Lugou Köprüsü Olayı'nın ardından Çin'le savaşın başlaması, Japon uçaklarının Nanjing'i bombalaması ve Aralık ayında Nanjing'in işgali ile katliamın gerçekleştiğine ilişkin ifadeler yer alıyor.

"Saldırganlık tarihi silinmemeli"

Sakiyama'ya göre sergide yapılması planlanan değişiklikler, Japonya'nın savaş geçmişine ilişkin siyasi tartışmanın yeni bir aşamasını oluşturuyor.

Sakiyama, özellikle genç Japonların ülkelerinin Asya'daki savaşları ve işgalleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını savunuyor. Nagasaki İnsan Hakları ve Barış Müzesi'ni ziyaret eden gençlerin mesajlarının da bu görüşü desteklediğini belirtiyor.

Ona göre, Japonya'nın yalnızca atom bombalarının hedefi olmuş bir ülke olarak anlatılması, savaşın daha geniş tarihsel bağlamının gözden kaçmasına yol açabilir.

Sakiyama, Japonya'nın kendi saldırganlık geçmişiyle yüzleşmeden diğer ülkelerle kalıcı güven ilişkileri kurmasının zor olduğunu ifade ediyor.

Barış mesajı ile savaş geçmişi arasındaki çelişki

Nagasaki'nin savaş tarihi açısından taşıdığı anlam, tartışmayı daha da önemli hale getiriyor.

Şehir, Hiroşima ile birlikte atom bombalarının hedefi olan iki Japon kentinden biri olarak dünya çapında nükleer silahlara karşı barış mesajının sembollerinden biri haline geldi.

Ancak eleştirmenlere göre Japonya'nın nükleer silahların yol açtığı yıkımı anlatırken kendi savaş dönemindeki saldırganlıklarını ve işlediği savaş suçlarını da açık biçimde anlatması gerekiyor.

Güney Kore'de Trump endişesi: Bağımsız ordu çağrıları başladı
Güney Kore'de Trump endişesi: Bağımsız ordu çağrıları başladı
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle "Nanjing Katliamı" ifadesinin "Nanjing Olayı" olarak değiştirilmesi yalnızca terminolojik bir tercih olarak görülmüyor. Değişiklik, Japonya'nın savaş geçmişinin nasıl hatırlanacağı ve gelecek nesillere nasıl aktarılacağı konusundaki daha geniş siyasi mücadelenin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Sakiyama'nın ifadesiyle, Japonya'nın tarihsel gerçeklerle yüzleşmesi ve savaşın hatalarını tekrarlamama kararlılığını sürdürmesi, ülkenin diğer Asya ülkeleriyle güven ilişkisi kurabilmesi açısından büyük önem taşıyor.