Haber Merkezi

İsrail Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef aldı. İsrail savaş uçakları, 18 Ağustos’ta İdlib’in doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne 8 hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda üssün pisti ve depolama alanları hedef alınırken can kaybı yaşanmadı.

Türkiye'yi hedef gösterdiler

İsrail Başbakanlığı, saldırının ardından yaptığı açıklamada, Suriye’nin İsrail ile üzerinde mutabık kalınan güvenlik statükosunu ihlal etmenin eşiğinde olduğunu iddia etti. Tel Aviv, Şam yönetiminin Halep yakınlarındaki hava üssüne Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermeye hazırlandığını ve İsrail’in bu konuda Suriye’yi defalarca uyardığını öne sürdü.

İsrail Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının genişleyeceğini ve özellikle hava savunma sistemleri başta olmak üzere askeri kapasitesinin ülkeye taşınacağını iddia ediyor. Ancak İsrail bu iddialarını kanıtlayamıyor. Türkiye’nin Ebu Zuhur’da bir üs kurduğuna veya Türk birliklerinin burada konuşlandığına ilişkin Ankara tarafından yapılmış resmi bir açıklama yok. Ankara özellikle batı basını aracılığıyla bu iddiaları reddediyor.

Türkiye’nin Suriye’de askeri varlığı var mı?

Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ise yeni değil. 2016 yılında başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı, 2018 yılındaki Zeytin Dalı Harekatı ve 2019 yılındaki Barış Pınarı Harekatı ile düzenlenen operasyonların ardından Suriye’nin kuzeyinde askeri varlık oluşturuldu. Türkiye’nin Suriye’deki askeri yapılanması özellikle Azez, Cerablus, El Bab, Tel Abyad ve Resulayn hattında yoğunlaştı. Türkiye ayrıca İdlib’de çok sayıda gözlem ve askeri noktaya da sahip oldu.

Ancak Esad yönetiminin ardından kontrol yapısında bazı değişiklikler oluştu. 2025’in ilk aylarında Azez-El Bab-Cerablus hattındaki Türkiye destekli yapıların önemli bölümü Colani yönetiminin kontrolüne geçti. Afrin’de de kontrol Şubat 2025’te geçiş yönetimine devredildi. Ancak Türkiye’nin askeri personeli ve danışmanlık ile eğitim gibi faaliyetleri Suriye’de çalışmaya devam etti. Yani Türkiye’nin Suriye’de askeri üsleri, üslenme alanları ve askeri noktaları bulunuyor ancak Ebu Zuhur Hava Üssü bunlardan biri değil.

Ebu Zuhur'un önemi

Ebu Zuhur Hava Üssü, İdlib’in doğusunda ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunuyor. Üs, Suriye iç savaşı sırasında ağır hasar gördü ve 2013'ten bu yana kullanılacak durumda değildi.

İsrail’in iddiasına göre Ankara, üssün yeniden yapılandırılmasına ve burada Türk birliklerinin konuşlandırılmasına yönelik hazırlık yürütüyordu. İsrail, Türkiye’nin bölgedeki askeri ve stratejik etkisinin büyümesinden oldukça endişeli olduğu için bu saldırının yapıldığı aktarılıyor.

İsrail’in Türkiye korkusu

İsrail basını da saldırının bahanesi olarak Türkiye’yi gösterdi. Bazı İsrail yayınlarında Türkiye’nin Suriye’deki varlığının genişlemesinin İsrail Hava Kuvvetlerinin Suriye’deki hareket serbestisini kısıtlayabileceği ve Türk hava savunma sistemlerinin konuşlandırılmasının Tel Aviv açısından yeni bir güvenlik problemi yaratabileceği ileri sürüldü.

"Türkiye ile çatışma riskini göze aldık"

İsrail basınındaki en dikkat çekici değerlendirmelerden biri, saldırının Türkiye ile doğrudan çatışma riskini beraberinde getirdiğinin açıkça kabul edilmesi oldu. İsrail televizyonu Kanal 13'te saldırının, “Türkiye ile çatışma riskini göze aldık” başlığıyla servis edilmesi dikkat çekti.

Haberde, Tel Aviv açısından temel endişelerden birinin Suriye’de Türk askeri varlığının kalıcı hale gelmesi olduğu belirtildi. İsrail ordusundan bir yetkili de Türk ordusuyla açık bir savaşın İsrail’in isteyeceği son şey olduğunu ancak saldırıyla birlikte böyle bir çatışma riskinin göze alındığını ifade etti.

ABD: Türkiye karşılık verebilirdi

Yaşanan gerilimin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’tan kritik bir açıklama geldi.

Barrack, Reuters’a yaptığı açıklamada Türkiye’nin İsrail’in saldırısı konusunda önceden bilgilendirilmediğini söyledi. Türk kuvvetlerinin İsrail uçaklarının bölgeye doğru ilerlediğini görerek saldırının kendilerine yönelik olduğunu değerlendirebileceğini ve buna karşılık vermeye hazırlanabileceğini belirtti.

Barrack’a göre olay, İsrail, Türkiye ve Suriye arasında doğrudan askeri çatışmaya dönüşebilecek gerçek bir risk yarattı.

Bu nedenle ABD'nin ülke arasında yeni bir çatışmasızlık mekanizması kurulması için çalıştığı iddia ediliyor. Washington’ın amacının, tarafların birbirlerinin askeri faaliyetlerinden önceden haberdar olmasını sağlayacak bir iletişim kanalı oluşturmak ve Suriye hava sahasında yaşanabilecek yanlış anlaşılmaların doğrudan çatışmaya dönüşmesini engellemek olduğu savunuluyor.

İsrail’in iddiaları gayriciddi

Türkiye ise İsrail’in açıklamalarına sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlığı tarafından ortaya atılan iddiaların İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarını meşrulaştırmaya yönelik olduğunu bildirdi.

Açıklamada İsrail’in Suriye’deki saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığı vurgulanırken, Türkiye’nin Suriye hükümetiyle iş birliğini sürdüreceği belirtildi. Ankara ayrıca İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirerek uluslararası toplumdan İsrail’e karşı tutum alınmasını istedi.

Suriye’den cılız tepki

Esad'ın ardından ülke yönetimine gelen geçici hükümet ise öncülü iktidarı kadar İsrail’e net tavır koyamıyor. İsrail’in başkent Şam’a kadar gelip kamu kurumlarını bombalaması ve Golan Tepeleri’ni işgali gibi konularda da etkisiz kalan Suriye Geçici Hükümeti son gelişmelerde de sesini yükseltemedi.

Suriye makamları saldırıyı ülkenin egemenliğinin ihlali olarak nitelendirmekle yetindi.

İsrail'den Suriye'nin kuzeyine bomba, güneyine ziyaret
İsrail'den Suriye'nin kuzeyine bomba, güneyine ziyaret
İçeriği Görüntüle