İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasadışı yerleşim kurmasının üzerinden 59 yıl geçti. Bu 59 yıl içinde işgal altındaki topraklarındaki yasadışı yerleşimci sayısı 750 bini geçti. Bu zamana kadar İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddetini kınamaktan öteye geçmeyen İngiltere tutumunu değiştirdi ve Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlere yaptırım kararı aldı.

Londra, İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklarken, yerleşimlere mal ve hizmet sağlayan şirketler ile kişileri de yaptırım kapsamına alacak. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın açıkladığı karar, İsrail'in tepkisine neden oldu. Miliband'ın açıklamasının ardından Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç de harekete geçerek yaptırım kararı duyurdu.

Peki, İngiltere ve İsrail arasındaki kırılma ne zaman başladı? Yaptırımlar tam olarak neleri kapsıyor?

İlişkiler nasıl tersine döndü?

Ara ara ters düşseler de müttefiklik ilişkisini koruyan İngiltere ve İsrail ilişkilerindeki kırılma, 2024’te İşçi Partisi’nin iktidara gelmesiyle başladı. Oysa iki ülke arasındaki ilişkiler Gazze soykırımının başladığı 2023’te oldukça güçlü bir noktadaydı. Dönemin muhafazakar İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yakın ilişkiler yürütürken, Mart 2023’te iki ülke 2030 Yol Haritası’nı imzalayarak ticaret, teknoloji, siber güvenlik ve savunma alanlarındaki işbirliğini derinleştirme kararı aldı. İngiliz hükümeti o dönemde İsrail’le ilişkileri “hiç olmadığı kadar güçlü” olarak tanımlıyordu. Sunak da 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı Operasyonu'nun ardından İsrail’e güçlü destek vererek, “İsrail’in yanındayız, sadece bugün ya da yarın değil, her zaman” açıklamasını yaptı.

Ancak 2024’te İşçi Partisi’nin iktidara gelmesiyle ilişkiler gerilmeye başladı. Sunak'tan sonra Başbakanlık koltuğuna oturan Keir Starmer, Gazze’deki İsrail soykırım nedeniyle siyasi baskıyla karşı karşıya kalmasına rağmen İsrail’e yönelik temkinli bir politika izledi. Londra bir süre İsrail’i uluslararası hukuku ihlal etmekle açık biçimde suçlamaktan kaçındı ve yalnızca silah ihracatına kısmi kısıtlamalar getirdi. Buna rağmen İsrail yönetimi, Starmer hükümetini İsrail karşıtı olmakla suçladı. İngiltere’nin 2025’te Filistin devletini tanıması ve aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yaptırım uygulaması ilişkilerdeki gerilimi daha da artırdı.

Starmer'ın çekimser tepkileri Tel Aviv'i kızdırmaya yetmişken ilişkilerdeki asıl sert kırılma İngiltere'de Andy Burnham’ın başbakan olması ve Ed Miliband’ın dışişleri politikasında daha sert bir çizgi izlemesiyle yaşandı. Burnham, İşçi Partisi’nin Gazze tutumunun yanlış olduğunu kabul ederken, Miliband İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı İsrailli yerleşimlerine karşı “kapsamlı” önlemler sözü verdi. Londra’nın İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklaması, yerleşim faaliyetlerini finanse eden şirket ve kuruluşlara yaptırım getirmesi ve bazı silah satışlarını askıya alması, İngiltere’nin İsrail politikasında söylem düzeyini aşan bir değişime işaret etti. İngiltere ayrıca bu adımların iki devletli çözümü korumayı amaçladığını belirtiyor. İsrail ise karara sert tepki göstererek İngiliz hükümetini suçladı ve misilleme olarak Doğu Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunun kapatılması dahil bir dizi önlem açıkladı.

Nepal’de hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye yükseldi
Nepal’de hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye yükseldi
İçeriği Görüntüle

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce yaptığı bir açıklamasında İngiltere'yi, “Nükleer silahlara sahip ilk İslam Cumhuriyeti“ olarak nitelendirmiş, “Büyük Britanya İslam Cumhuriyeti“ ifadesini kullanmıştı. İsrail, İşçi Partisi'nin amacının İngiltere'deki Müslüman seçmenlerin desteğini kazanmak olduğunu öne sürüyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da İngiltere'ye yönelik tehdit içeren açıklamalarda bulunarak, “İngiltere İsrail devletine karşı hareket ederse, İsrail de İngiltere'ye karşı hareket edecektir” dedi. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiliz büyükelçisinin sınır dışı edilmesini istedi.

İngiltere'den İsrail yerleşimlerine ticaret yasağı: Hangi ürünler ve şirketler hedefte?

İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine yönelik kapsamlı yaptırım paketini yürürlüğe koydu. Karar kapsamında Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden İngiltere'ye tüm mal ithalatı yasaklanırken, yerleşimlerin genişletilmesine inşaat, altyapı, finansman veya gayrimenkul hizmetleri sağlayan şirket, kuruluş ve kişilere yaptırım uygulanacak. İngiltere ayrıca Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinde bulunan taşınmazların satışına ilişkin ülkedeki tüm reklamları yasaklayacak ve Filistinlilere yönelik şiddeti destekleyen ya da teşvik eden aşırılıkçı yerleşimcilere yaptırım uygulayacak. Dışişleri Bakanı Ed Miliband, işgale “maddi katkı sağlayacak” silah ve diğer ürünlere ilişkin yeni ihracat lisanslarının da verilmeyeceğini açıkladı.

İngiltere daha önce Gazze'de İsrail ordusu tarafından kullanılan 30'dan fazla silah ihracat lisansını askıya almıştı. Yeni ihracat yasağının ise işgal devam ettiği sürece yürürlükte kalacağı belirtildi. İsrail'in kendi topraklarından gelen ürün ve hizmetler ise yaptırımların dışında tutulacak.

İngiltere ile İsrail arasındaki toplam ticaret 2025'te yaklaşık 8,1 milyar dolara ulaşırken, işgal altındaki topraklardan İngiltere'ye yapılan ithalatın yaklaşık 51,4 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Al Jazeera'ye göre yasadışı yerleşim yerlerinden İngiltere'ye ithalat tutarı, iki ülke arasındaki toplam ticaretin yüzde 1'inden daha azına denk geliyor. İngiltere'nin İsrail'den ithal ettiği başlıca ürünler arasında değerli taş ve metaller, teknik ve tıbbi ekipman, plastik, makine ve taze meyve-sebze bulunuyor. İngiltere ise İsrail'e savunma ekipmanları, insansız hava araçları, helikopterler ve uçak parçaları dahil çeşitli ürünler ihraç ediyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) Şubat ayında yayımladığı araştırmaya göre, işgal altındaki Batı Şeria'nın C Bölgesi ile işgal altındaki Doğu Kudüs'teki İsrail yerleşimleri 2024'te İsrail ekonomisine yaklaşık 53 milyar dolar katkı sağladı. Araştırma, yerleşimlerin 2000-2024 dönemindeki toplam ekonomik üretimini ise 832,7 milyar dolar olarak hesapladı. Enflasyona göre hesaplandığında bu tutarın 1 trilyon doların üzerine çıktığı belirtildi.

İngiliz hükümeti ise yeni yaptırımların İsrail halkına yönelik olmadığını özellikle vurguluyor. Kendisi de Yahudi asıllı olan İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband, itirazlarının İsrail halkına değil, “hükümetinin uygulamalarına” olduğunu söyledi.

Gelişmelerin ardından İsrail, Ramallah'ta görev yapan İngiliz diplomatlar ile ülkenin güneyindeki Kiryat Gat kentinde bulunan Gazze Koordinasyon Merkezi'ndeki İngiliz temsilcilerden 7 gün içinde ülkeyi terk etmelerini istedi.