Haber Merkezi
Kolombiya'nın yeni Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, göreve başlamasının üzerinden henüz iki hafta geçmişken, ülkede yasa dışı yollarla bulunan göçmenlerin sınır dışı edilmesine yönelik polis destekli operasyonlar başlatacağını duyurdu.
Espriella, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda “nereden gelirlerse gelsinler hiçbir yasa dışı göçmeni kabul etmeyeceğini” belirterek, operasyonların öncelikle suç işleyen göçmenleri, ardından ise yasal statüsü bulunmayan herkesi hedef alacağını açıkladı. Bu sert açıklama, ülkenin henüz 300'den fazla can kaybına ve 30 binden fazla evin yıkımına yol açan 7,4 büyüklüğündeki depremin yaralarını sarmaya çalıştığı bir döneme denk geldi. Eleştirmenler, bu kararı hem zamansız hem de insani değerlerden yoksun buluyor.
“Kolombiya Önce” söyleminin gölgesinde
Espriella'nın açıklamaları, kendisine açık destek veren ABD Başkanı Donald Trump'ın “Amerika Önce” söylemini andırıyor. “Kolombiyalılar birinci, Kolombiyalılar ikinci ve Kolombiyalılar üçüncü” diyen Espriella, bu söylemle Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ve Şili Devlet Başkanı Jose Antonio Kast gibi bölgedeki diğer Trump yanlısı liderlerin izinden gidiyor. Ancak bu yaklaşım, on yılı aşkın süredir hem sağ hem de sol hükümetler döneminde uygulanan göç politikasını kökten değiştiriyor.
Eleştirmenler, Espriella'nın bu hamlesini siyasi bir gösteri olarak nitelendiriyor. Zira seçim kampanyasını ağırlıklı olarak suç örgütleriyle mücadele vaadi üzerine kuran Espriella'nın, göçmenleri hedef alarak hem tabanını motive etmeyi hem de Trump yönetimine yakınlaşmayı amaçladığı belirtiliyor.
Hedefteki topluluk: Venezuelalı göçmenler
Espriella doğrudan Venezuela'yı hedef almasa da, ülkedeki göçmenlerin yaklaşık yüzde 90'ını Venezuelalılar oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Kolombiya'da yaklaşık 2,8 milyon Venezuelalı yaşıyor ve bunların yaklaşık 848 bini düzensiz göçmen konumunda. Bu rakamın içinde 193 bin çocuk ve ergenin bulunması, operasyonların insani boyutunu daha da vahim hale getiriyor.
Uzmanlar, Venezuela'daki insani krizden kaçarak Kolombiya'ya sığınan bu insanların, ülke ekonomisine katkı sağlayan, çalışan ve vergi ödeyen bireyler olduğuna dikkat çekerek "onların sınır dışı edilmesi, yalnızca insani bir trajedi değil, aynı zamanda ekonomik bir kayıp olacaktır" diyor.
"Espriella Kolombiya ICE'ı mı kurmak istiyor"
Espriella'nın açıklamalarına ilk tepki sol görüşlü senatör María Jose Pizarro Rodriguez'den geldi. Rodríguez, Espriella'nın “Latin Amerikalı kardeşlere karşı bir Kolombiya Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE)” mı kurmak istediğini sorarak, bu kararı “tamamen yabancı düşmanlığı ve yoksul düşmanlığı” olarak nitelendirdi. Rodríguez, “Yoksulluk ve şiddetten kaçan insanları takip etmek yerine, statülerini düzenleyin” çağrısında bulundu.
İnsan hakları örgütleri de benzer endişeleri dile getiriyor. Operasyonların, göçmenleri hedef alan keyfi uygulamalara ve insan hakları ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. Ayrıca, göç idaresinin bu kadar kapsamlı bir operasyonu yürütecek personel ve kapasiteye sahip olmadığı, operasyonların kaosa ve ayrımcı uygulamalara neden olabileceği belirtiliyor.
"Kolombiya'nın insani değerlerine aykırı"
Espriella, bu kararın “siyasi sorumluluğunu üstlendiğini” söylüyor. Ancak uzmanlar, bu söylemin ardında gerçek bir güvenlik endişesinden çok, popülist bir siyasi hamle olduğunu düşünüyor. Ülke depremin yaralarını sararken, en savunmasız grupları hedef alan bu politika, Kolombiya'nın insani değerlerine ve bölgesel sorumluluklarına aykırı duruyor.
Espriella'nın “önce suçlular” söylemi kulağa makul gelse de, 848 bin düzensiz göçmenin büyük çoğunluğunun suçlu değil, sadece daha iyi bir yaşam arayan insanlar olduğuna dikkat çeken uzmanlar, onların toplu olarak hedef gösterilmesinin, gerçek güvenlik sorunlarını çözmekten çok, toplumsal kutuplaşmayı ve ayrımcılığı derinleştirecek bir yaklaşım olduğuna vurgu yapıyor.



