Bu yılki forum; modernleşme yolu, Küresel Güney’in dayanışma ve iş birliği, siyasi partilerin devlet yönetim sistemindeki işlevsel konumu, küresel yönetişim sisteminin dönüşümünde değer rehberliği ve genç kuşakların yetiştirilmesi gibi konulara odaklandı.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Parti Okulu (Ulusal Yönetim Akademisi) Bilimsel Araştırma Bölümü Başkanı Chen Shuguang, bir ülkenin hangi yönetim sistemini ve yönetim modelini seçeceği ile nasıl bir kalkınma geleceğine yöneleceğinin, o ülkedeki siyasi partilerin tarihi misyonu ve eylem değeriyle yakından bağlantılı olduğunu belirtti. Chen, “Bu temayı seçmemizin önemli nedenlerinden biri de budur” ifadesini kullanarak Küresel Güney ve diğer gelişmekte olan ülkelerdeki siyasi partilerin, adil ve makul bir yönetim sistemini koruma ve aynı yönde bir yönetim düzeni inşa etme konusunda ortak sorumluluğu bulunduğunu belirtti.
AB Asya Merkezi Eş Başkanı, eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve eski BM Çevre Programı İcra Direktörü Erik Solheim, Çin’den alınabilecek en değerli deneyimlerden birinin, ülkenin barışçıl kalkınma yoluna bağlılığını sürdürmesi olduğunu vurguladı. Her zaman ulusal kalkınmasına odaklanan Çin’in, aynı zamanda kendi gelişimiyle küresel ekonomik kalkınmaya da katkı sağladığını hatırlatan Solheim, Çin’in dünyada en büyük ölçekli ve en hızlı yoksulluğu azaltma sürecini gerçekleştirdiğini, çevre yönetişimi alanındaki başarılarıyla da dünyada ön sıralarda yer aldığını kaydetti.
Solheim, “Bu deneyimlerin dünyaya verdiği ilham şudur: Güçlü ve kararlı bir liderlik çekirdeği son derece önemlidir; ülkenin güçlü olması da vazgeçilmez bir unsurdur. Güçlünün zayıfı ezdiği bir düzene ya da kaosa sürüklenmemek için küresel kuralları birlikte müzakere ederek belirlememiz gerekiyor.” dedi.




