Ateş Atı Yılı’na girilmeden kısa bir süre önce Çin medyasında yer alan bir haberde, Savaşan Devletler Dönemi’nde (M.Ö 475-M.Ö 221) atlar üzerine yazılmış bilinen en eski metinlerin keşfedildiği duyurulmuştu. Bulunan beş bambu tablette, atlarla ilgili değerlendirmeler, veterinerlik tedavisi usulleri, at eğitimi ve rehberlik gibi konular yer alıyordu ve bunlar keşfedilen en eski sistematik metinler olma özelliği taşımaktaydı. Savaşan Devletler Dönemi’nde at binme ve atlı savaş arabası kullanmanın soylular açısından vazgeçilmez önemi düşünüldüğünde, antik dönemde atların son derece yüksek bir statüye sahip olduğu da bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Aynı günlerde ülke genelinde at temalı ürünler Çin Yeni Yılı-Bahar Bayramı hazırlıkları kapsamındaki kültürel faaliyetlerin ve alışverişin gözdesi niteliğindeydi. Çin Burçlar Kuşağı’nın yedinci hayvanı olan at, canlılık, güç ve başarıyı sembolize etmesi nedeniyle, oyuncaklara, süs eşyalarına, takvimlere, altın takılara işlendi, milyonlarca Çinliye şans getirmesi amacıyla hediye sepetlerinde yer aldı. Aynı zamanda hız, özgürlük ve bağımsızlıkla da özdeşleştirilen at, ateş elementinin bu özellikleri daha fazla tutku, yoğunluk ve dinamizmle harmanlamasıyla toplumsal düzeyde yenilenme, hareket ve cesaret temasını öne çıkardı. Bilindiği gibi Çin Burçlar Kuşağı’nda 12 hayvan ve beş element (ahşap, ateş, toprak, metal, su) dönüşümlü olarak bir araya geliyor ve 60 yıllık bir döngü oluşturuyor. Bundan önceki Ateş Atı Yılı, 1966’da kutlanmıştı.

Tehdit değil medeniyet

17 Şubat’ta başlayıp yaklaşık 15 gün süren ve Fener Festivali’yle sona eren, bu süre boyunca aile ziyaretleri, törenler, ritüeller, festivaller gerçekleştirilen yeni yıl kutlamaları, Singapur, Malezya, Güney Kore, Taiwan, Hong Kong ve Macao’da da kutlanıyor, dünyanın dört yanındaki Çin mahallelerinde büyük etkinlikler düzenleniyor. Bu yıl tüm bunların yanında Çin Medya Grup’un (CMG) hazırladığı “Bahar Bayramı Galası” (Chunwan) televizyon gösterisi de yalnızca bir eğlence programı olarak değil, yüksek yoğunluklu bir kültürel-politik iletişim örneği olarak kutlamalara damga vurdu. Bizim de İstanbul’da 17 Şubat akşamı CGTN-Türk’ün organizasyonuyla, çoğunluğu gençlerden oluşan kalabalık bir davetli topluluğuyla birlikte izleme fırsatı bulduğumuz program, estetik kalitesi ve titiz üretimiyle tek kelimeyle harikaydı. Çok katmanlı yapısı içinde şarkı ve dans gösterileri, komedi skeçleri, akrobatik ve geleneksel sanat performansları, ileri teknoloji sahne tasarımıyla baştan sona gözleri ve kulakları okşayan “Bahar Bayramı Galası”, modernleşme ve gelenek sürekliliğinin mükemmel uyumunu yansıttı. Dinamizm ve ilerlemenin, ulusal birlik ve aile vurgusunun öne çıktığı gösteri, Çin kültürünün tehdit değil medeniyet yansıttığı mesajını bir kez daha tüm dünyaya iletti.

Robotların kung-fu şovu

Kendi adıma en çok robotların kung-fu gösterilerinden ve Flamenko ve Rus halk danslarının geleneksel Çin halk danslarıyla kaynaştırılmasından etkilendim. Dünyanın en çok izlenen televizyon programı olan galada insansı robotların ulaştığı seviye ve gösteri mühendisliği gerçekten etkileyiciydi, uyum içinde yapmadıkları hareket kalmadı, yumruk ve tekme salladılar, sıçradılar, ters takla attılar… Kültürlerin buluştuğu, yüzlerce yıl önceki bambu tabletlerden günümüze uzanan çizgide atların şaha kalkıp şov yaptığı, 2008 Beijing Olimpiyatları’nın açılış ve kapanış törenlerinden sonra izlediğim en nefes kesici gösteriydi Bahar Bayramı Galası.

Çinli dostlarımın Ateş Atı Yılı’nı kutluyor, hepsine dinamizm ve ilerleme dolu bir yeni yıl diliyorum.