Raneem Ddsh-Lübnan
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken, halkın tepkisi de giderek büyüyor. 31 Mart’ta Beyrut’un merkezindeki Riad Al-Solh Meydanı’nda, Büyük Serail önünde yüzlerce kişi bir araya geldi.
Buluşmada saldırılara karşı kapsamlı direniş çağrısı içeren ulusal bir metin imzalandı. Başkentte toplanan çok sayıda aydın, gazeteci ve siyasetçi, İsrail’in saldırılarını kınayan ve normalleşme girişimlerini reddeden bildiriyi destekledi.

Katılımcılar arasında, Lübnan Silahlı Devrimci Grupları’nın (LARF) kurucusu ve eski tutuklu Georges Abdallah da yer aldı. Kalabalığa hitap eden Abdallah, Filistin’deki esirlerin özgürlük umuduyla Siyonist saldırganlığa karşı direndiğini vurgulayarak, bu mücadelenin yalnızca Filistin’in değil, tüm bölgenin ortak davası olduğunu ifade etti.
Siyasi partilere sorumluluk çağrısında bulunan Abdallah, en azından şehirlerin sokaklarında bu duruşun gösterilmesi gerektiğini belirtti. Mısır halkının ayağa kalkmasını beklediklerini söyleyen Abdallah, benzer bir hareketin tüm Arap dünyasında da gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdi.
Konuşmasında zaferin işaretlerinin görünmeye başladığını ifade eden Abdallah, “Tarihin akışı evlatlarımızın kanıyla yazılmaktadır.” dedi.
Farklı kesimlerden yoğun katılımın olduğu protestoda, direniş vurgusu ve ulusal birlik çağrısı öne çıktı.
🔴CGTN TÜRK ÖZEL
— CGTN Türk (@cgtnturk) April 1, 2026
📌Beyrut’ta yüzlerce kişi direniş çağrısıyla bir araya geldi
📌CGTN Türk’ün özel görüntüleriyle aktarılan protestoda, Lübnanlı eski tutuklu Georges Abdallah ve katılımcılar tüm dünyaya çağrıda bulundu…
📌“Tarihin akışı evlatlarımızın kanıyla… pic.twitter.com/TW47VxNSud
Lübnan’dan direnişin sesi yükseliyor
CGTN Türk’e konuşan, Filistin direnişinin sembol isimlerinden eski tutuklu Georges Abdallah, direnişin yalnızca askeri boyutla sınırlı olmadığını vurguladı. Abdallah, kader belirleyen savaşlarda sanatın da en az silah kadar önemli olduğunu belirterek, bu alandaki söylemin güçlü bir “yumuşak güç” işlevi gördüğünü ifade etti.
Röportajda konuşan Cezayirli katılımcı ise direnişin yalnızca bölgesel değil, evrensel bir mesele olduğuna dikkat çekerek “Direniş meselesi Lübnan’ın meselesidir; Filistin’deki direniş de herkesin birinci davasıdır.” ifadelerini kullandı.
Cezayir halkının ve Fransa’daki Cezayirlilerin de bu konuda ortak bir duruş sergilediğini belirten katılımcı, bunun bir tercih değil, tarihsel ve vicdani bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Özellikle Lübnan halkının sahada yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Cezayirli vatandaş, direnişin zafere ulaşana kadar desteklenmesi çağrısında bulundu.




