Avrupa Komisyonu, Mercedes-Benz Group China, BMW Brilliance Automotive ve Çinli otomobil üreticisi Seres’in, Pekin merkezli elektrikli araç şarj operatörü Beijing IONCHI New Energy Technology Co.’yu ortaklaşa kontrol etmesine onay verdi.

Komisyon, 12 Ağustos’ta işlemi “itiraz etmeme” kararıyla sonuçlandırdı. Avrupa Birliği Resmî Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre işlem, AB iç pazarıyla uyumlu bulunurken Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki rekabet üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu değerlendirildi.

İşlem, Çin’de kamuya açık yüksek güçlü elektrikli araç şarj altyapısı ve şarj hizmetleri sunan IONCHI’nin faaliyetlerini kapsıyor. Şirket daha önce BMW ve Mercedes-Benz tarafından ortaklaşa kontrol ediliyordu.

Üç otomotiv devi yüzde 33,3’er paya sahip olacak

Yatırım ilk olarak 17 Nisan’da duyuruldu. Seres’in IONCHI’ye yeni yatırımcı olarak katılmasıyla birlikte Mercedes-Benz, BMW ve Seres’in şirketteki payları yüzde 33,3’er seviyesinde eşitlendi.

BMW ve Mercedes-Benz, Seres’in ortaklığa katılmasını memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Üç şirketin özellikle şarj ağının kapsamının genişletilmesi, stratejik bölgelerde altyapının yaygınlaştırılması ve hizmet inovasyonunun geliştirilmesi üzerinde birlikte çalışması bekleniyor.

Bu ortaklık, üç üreticinin Çin’in hızla büyüyen premium yeni enerjili araç pazarında doğrudan rekabet ederken, elektrikli araçların temel altyapılarından biri olan şarj hizmetlerinde işbirliği yapması açısından dikkat çekiyor.

Rekabet sürerken altyapıda işbirliği

Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo, anlaşmanın otomotiv sektöründe rekabet ve işbirliğine yönelik yaklaşımın değiştiğini gösterdiğini söyledi.

Jian’a göre Avrupa otomotiv sektörü giderek artan rekabet baskısıyla karşı karşıya. Bu ortamda korumacı önlemlerin tek başına sektörün rekabet gücünü artırmak için yeterli olmayacağını belirten Jian, ortak girişimler, yatırımlar ve değer zincirlerinin daha fazla bütünleşmesi yoluyla işbirliğinin derinleştirilmesinin daha etkili olabileceğini ifade etti.

Jian, Çin ve Avrupa’nın farklı alanlardaki güçlü yönlerinin bir araya getirilmesinin otomotiv sektöründe yeni fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekti.

BMW ve Mercedes-Benz’in şarj ağı büyüyor

BMW Brilliance Automotive ve Mercedes-Benz Group China, 2023 yılının sonlarında Çin genelinde yüksek güçlü bir şarj ağı kurmak amacıyla yüzde 50-%50 ortaklık modeliyle projeyi başlatmıştı.

Ortaklık kapsamında 2026 yılı sonuna kadar Çin genelinde en az 1.000 yüksek güçlü şarj istasyonu ve yaklaşık 7.000 şarj noktasının kurulması hedefleniyor. BMW, projenin temel amacını müşterilere daha iyi bir kamuya açık şarj deneyimi sunmak olarak açıklamıştı.

Dolar/TL 47,90 seviyesinden işlem görüyor
Dolar/TL 47,90 seviyesinden işlem görüyor
İçeriği Görüntüle

Seres’in ortaklığa katılmasıyla birlikte bu altyapının AITO kullanıcıları açısından da daha geniş bir kullanım alanı kazanması bekleniyor. Böylece anlaşma yalnızca Seres müşterilerinin mevcut şarj ağlarına erişimini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda ortaklığın ağ kapsamının ve hizmet kapasitesinin genişletilmesine de katkı sağlayacak.

Çin’in batarya ve altyapı gücü Avrupa’nın deneyimiyle birleşiyor

Jian, söz konusu ortaklığı Çin ve Avrupa otomotiv sektörleri arasındaki daha derin bir endüstriyel entegrasyonun örneği olarak değerlendirdi.

Çin’in batarya teknolojileri, elektrifikasyon, şarj altyapısı ve büyük ölçekli pazar uygulamalarında önemli avantajlar geliştirdiğini belirten Jian, Avrupalı otomobil üreticilerinin ise mühendislik, araç tasarımı, marka yönetimi ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda uzun yıllara dayanan güçlü birikime sahip olduğunu vurguladı.

Jian’a göre gelecekte otomotiv sektörünün sıfır toplamlı bir rekabet olarak görülmesi yerine, Çin ve Avrupa’nın birbirini tamamlayabileceği değer zincirinin belirli alanlarına odaklanılması daha verimli sonuçlar doğurabilir.

Bu yaklaşım, tarafların çıkarlarını daha fazla birbirine bağlarken her iki tarafın da tek başına sahip olmadığı yetenek ve kaynaklardan yararlanmasına imkân sağlayabilir.

Çin-Almanya ekonomik ilişkilerinde yeni işbirliği arayışı

Anlaşma, Çin ve Almanya’nın sanayi işbirliğini derinleştirmeye ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumaya çalıştığı bir dönemde geldi.

Haziran ayının sonunda gerçekleştirilen görüşmede Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche, iki ülke ekonomisinin sanayi ve tedarik zincirleri üzerinden birbirine yakından bağlı olduğunu vurguladı.

Çin Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre taraflar, karşılıklı tamamlayıcı güçlü yönlerden daha iyi yararlanılması, sanayide dönüşümün desteklenmesi, gelişmekte olan sektörlerde işbirliğinin artırılması ve küresel tedarik zincirlerinin istikrarlı tutulması çağrısında bulundu.

Wang ayrıca 27 Nisan’da Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği Başkanı Hildegard Müller ile bir araya geldi. Görüşmede Çin-Almanya otomotiv işbirliği, küresel otomotiv tedarik zincirleri ve AB’nin ticari kısıtlamaları ele alındı.

Müller, Alman otomobil üreticilerinin Çin’deki yatırımlarını, araştırma-geliştirme faaliyetlerini ve yerelleştirme çalışmalarını artırmaya devam edeceğini belirterek Çin-Almanya ve Çin-AB otomotiv tedarik zincirlerinin daha fazla bütünleşmesini desteklediklerini ifade etti.

Ticaret gerilimlerine rağmen işbirliği alanı genişliyor

Çin-AB ilişkilerinde ticari gerilimler ve çeşitli kısıtlamalar devam ederken BMW, Mercedes-Benz ve Seres arasındaki yeni ortaklık, otomotiv sektöründe rekabet ile işbirliğinin aynı anda ilerleyebileceğini gösteriyor.

Jian Junbo, Çin-Avrupa otomotiv işbirliğinin özellikle tarafların birbirini tamamlayan güçlü yönlere sahip olduğu alanlarda önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını söyledi.

Daha açık ve öngörülebilir bir politika ortamının yatırımları ve sanayi işbirliğini destekleyeceğini belirten Jian, AB’nin Çinli şirketlere yönelik ayrımcı ve korumacı önlemlerden kaçınması gerektiğini savundu.