Tom Fletcher, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada Gazze'deki insani krize ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Geçen yıl yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının sivil kayıpları azaltmasına ve insani yardımların ulaştırılmasında bazı engelleri kaldırmasına rağmen hedeflenen sonuçların elde edilemediğini ifade eden Fletcher, Gazze'deki durumun hâlâ ciddi endişe kaynağı olduğunu vurguladı.
"Gazze'deki insanlar temel ihtiyaçlardan mahrum"
Fletcher, Gazze'de yaşayan Filistinlilerin günlük yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli temel ihtiyaçlara erişimde büyük zorluk yaşadığını belirterek, "Bugün Gazze'deki Filistinliler, kendi aileleriniz için talep edeceğiniz temel ihtiyaçlardan mahrum kalmaya devam ediyor." dedi.
Sivillerin hava saldırıları, bombardımanlar ve silahlı çatışmalar nedeniyle hayatını kaybetmeye veya yaralanmaya devam ettiğini kaydeden Fletcher, özellikle çocukların maruz kaldığı durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
"Gazze yardım çalışanları için en tehlikeli yer"
Gazze'nin insani yardım görevlileri açısından dünyanın en riskli bölgelerinden biri olmaya devam ettiğini belirten Fletcher, son üç yılda yaklaşık 600 yardım çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı.
Bu rakamın dünya genelinde öldürülen insani yardım çalışanlarının yarısından fazlasını oluşturduğunu ifade eden Fletcher, yardım faaliyetlerinin sürekli kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
İnsani yardım operasyonlarının hâlen sınırlı sayıdaki sınır kapısına bağlı yürütüldüğünü belirten Fletcher, çok daha geniş çaplı yardım faaliyetlerinin mümkün olduğunu ancak mevcut kısıtlamaların buna engel olduğunu kaydetti.
Batı Şeria'daki durum da kötüleşiyor
Fletcher, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşanan gelişmelere de dikkat çekerek bölgede uzun yıllardır devam eden kötüleşmenin son dönemde hız kazandığını ifade etti.
İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet olaylarının arttığını belirten Fletcher, zorla yerinden etme, ev yıkımları, arazi gaspları ve hareket kısıtlamalarının günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini söyledi.
Bu uygulamaların bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçlıyor gibi göründüğünü savunan Fletcher, uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek söz konusu politikaların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.




