Berrak Güngör
Latin Amerika'nın en büyük ülkesi Brezilya'da yaklaşık 159 milyon seçmen pazar günü sandıklara giderek ülkenin kaderini belirleyecek. Kongre’nin büyük bölümü ve eyalet yönetimlerinin de belirleneceği seçimlerde halk, Cumhurbaşkanlığı için de tercihlerini yapacak. 80 yaşındaki solcu Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu, ABD ve İsrail'in desteklediği 45 yaşındaki Flávio Bolsonaro arasında başa baş giden yarışta halkın tercihlerini belirleyecek ana başlıklar; güvenlik, hayat pahalılığı, ekonomi. Fakat önemli bir ayrıntı daha var: Seçimlere müdahale tartışması.
Ülkenin mevcut Cumhurbaşkanı Lula da Silva, ABD'nin kendi desteklediği aday üzerinden Brezilya'yı sömürgeleştirmek istediğini bunun için de seçimlere müdahale edebileceğini defalarca dile getirdi. Brezilya’da seçimler yaklaşırken, Bolivya’da yaşanan bir cinayet teşebbüsü Latin Amerika’daki seçim operasyonlarının görünmeyen aktörlerinden birini gündeme taşıdı.
Üstelik bu skandal, 21’inci yüzyılda siyasetin nasıl işlediğine dair pek çok şeyi de gözler önüne serdi. Skandal, zengin şirket destekçilerine ve ABD hükümetiyle yakın bağlantılara sahip bazı grupların, seçimleri manipüle etmek için nasıl bir mekanizma kurduğunu ortaya koydu. Aralıksız dezenformasyon yayan bot orduları seçmenleri yanıltıyor ve Washington ile ABD şirketlerinin çıkarlarını destekleyecek aşırı muhafazakâr liderleri iktidara taşıyor. Bu seçimlere müdahale operasyonunun merkezinde ise Arjantinli siyasi danışman Fernando Cerimedo bulunuyor.
Cerimedo'nun adının karıştığı cinayet teşebbüsü skandalı, Latin Amerika’daki Washington çıkarlarına göre hareket eden liderlerin neredeyse tamamına dokunuyor ve haliyle Beyaz Saray’a kadar uzanıyor.
Biz de üç bölümlük bu yazı dizisinde, Cerimado'yu, kurduğu ilişkileri ve söz konusu ağın Brezilya seçimlerine olası etkilerini inceleyeceğiz.
İlk bölümde, cinayet teşebbüsü ve Cerimado'yu mercek altına alıyoruz.
Kim bu Cerimedo?
Fernando Cerimedo, Arjantinli siyasi danışman, stratejist ve yayıncı. Arjantin devlet Başkanı Javier Milei'nin 2023 seçim kampanyasında dijital stratejist olarak çalışan, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun çevresiyle bağlantılı olan ve Bolsonaro'nun 2022'de kaybettiği seçimlerin ardından ''oylar çalındı'' iddiasını yayan isim. Ayrıca, Latin Amerika’daki ABD yanlısı hükümetlerin büyük bölümünün liderleriyle çalıştı; Donald Trump yönetimi ve ABD’li siyasetçilerle de yakın bağlantıları bulunuyor. Cerimedo'nun adı; ABD işbirlikçisi hükümetlerin bir bir seçimleri kazandığı Şili, Peru, Honduras ve Bolivya'daki seçimlerde de gündemdeydi. Zaten bizzat kendisi, Latin Amerika’da çok sayıda aşırı muhafazakâr başkanın iktidara gelmesini sağladığını bizzat dile getirdi.
Ağı ortaya döken cinayet teşebbüsü
Cerimedo bundan yaklaşık bir ay önce Santa Cruz de la Sierra'daki Viru Viru Uluslararası Havalimanı'nda Bolivya polisi tarafından yakalandı. Yakalandığında içinde yüklü miktarda nakit bulunan bir çantayla Buenos Aires'e gitmek üzere uçağa binmeye hazırlanıyordu. Cinayet teşebbüsünde azmettirici olduğu ifade edildi.
Cerimedo yakalanmadan bir gece önce, kurye kılığına girmiş iki kişi, 33 yaşındaki Bolivyalı avukat, siyasi aktivist ve Cerimedo'nun eski partneri Nadia Beller'i silahla hedef aldı. Beller, Cerimedo'nun çocuğuna dört haftalık hamileydi. Eski Devlet Başkanı Evo Morales hakkında bazı bilgiler verileceği vaadiyle Santa Cruz'daki bir otele çağrılmıştı. Saldırganlar Beller'e yakın mesafeden üç el ateş etti, eşyalarını çaldı ve kendi motosikletleri çalışmayınca çalıntı başka bir motosikletle olay yerinden kaçtı. Beller hayatta kaldı ve hastane yatağından konuşmaya başladı. Beller'in ifadeleri, Latin Amerika genelinde yankıları süren bir skandalı ortaya çıkardı. Ancak bu skandal, ABD ana akım basınında büyük ölçüde görmezden gelindi. Beller, Meksika basınına verdiği röportajda, Cerimedo’nun Meksika’daki seçimlere müdahale etmek istediğini söyledi. Beller, Cerimedo’nun Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’dan hoşlanmadığını ve seçimlerde ona karşı harekete geçeceğini kendisine anlattığını öne sürdü.
Ancak Beller yalnızca Meksika seçimlerine dair de konuşmadı. Cinayet teşebbüsünün ardından konuşan Cerimedo’nun eski partneri, tüm Latin Amerika’ya yayılmış bir ağa da dikkat çekti.
Reactionary International’ın konuya ilişkin derin çalışması, ABD’de görmezden gelinen bir ağın detaylarını gözler önüne serdi. Beller'in ifadeleri, Cerimedo'nun suç teşkil eden yöntemleriyle iktidara geldiği ileri sürülen bölgedeki sağ hükümetlerin geleceğini tehdit eder hale geldi. Ancak Cerimedo bu ağın önemli aktörlerinden biri olsa da kuralları o koymadı ve oyunun tamamını da o yönetmiyor. Reactionary International'ın dikkat çektiği yapının kilidi, ABD ve İsrail'deki kişi ve kurumlar. Bu aktörler, Latin Amerika'daki bu siyasi yeniden yapılanmaya büyük yatırımlar yaptı. Bu durum Cerimedo gibi aktörlerin bölge genelinde etkili biçimde faaliyet göstermesini mümkün kıldı.
Ancak Cerimedo'nun alameti farikası onun 'yeteneğinden' gelmiyordu, işlettiği süreç de organik değildi. Zaten kendisine teknolojiyi sağlayan kişiye teşekkür ederken, ağzındaki baklayı da çıkartmış oldu. Cerimedo, bölge genelindeki seçimleri manipüle etmek için kullandığı teknolojiyi kendisine sağlayan kişinin, Trump’ın 2020 başkanlık kampanyasının yöneticisi Brad Parscale olduğunu kamuoyu önünde bizzat açıkladı ve Parscale’e teşekkür etti.
Beller'in iddiaları ve Cerimedo'nun etkileri
Beller, Arjantin’in sağcı Devlet Başkanı Javier Milei’nin Cerimedo’ya, Milei adına çevrim içi dezenformasyon operasyonları yürütmesi karşılığında ayda 800 bin dolar ödediğini öne sürdü. Bu meblağın yıllık yaklaşık 10 milyon dolara denk geldiğine dikkati çekildi. Beller’a göre Cerimedo ayrıca Milei’nin “deli” olduğunu ve Milei’nin her şeye gücü yeten Özel Kalem Müdürü Karina Milei’nin yolsuzluklara derinden karıştığını özel olarak dile getirdi. Karina Milei, engelli vatandaşlar için ilaç satın alınması amacıyla ayrılan kamu kaynaklarını zimmetine geçirdiği iddiaları nedeniyle soruşturuldu. Cerimedo gözaltına alındığında, Bolivya’nın sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın resmi danışmanı olarak da görev yapıyordu. Paz daha sonra danışmanıyla olan bağlarını ''haberim yoktu'' diyerek reddetmeye çalışsa da Cerimedo’nun yönetim üzerindeki etkisi o kadar büyüktü ki başkanlık makamının hemen yanında kendisine bir ofis tahsis edilmişti.
Paz, bu yıl mart ayında Trump yönetiminin “Amerika Kalkanı” adıyla yeni bir sağ ittifakı başlattığı sırada ABD’yi ziyaret etti. Florida’daki etkinlikte Paz, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü.
Görüşmede hemen yanında oturan isim de, ilişkilerini reddetmeye çalıştığı Cerimedo'dan başkası değildi.

Cerimedo, ABD hükümeti yetkilileriyle düzenli olarak görüşüyordu.
ABD Büyükelçiliği bu yıl 4 Temmuz resepsiyonunu düzenlediğinde Cerimedo da davet edilen etkili siyasi danışmanlar arasındaydı. Haliyle Paz sıkıştı, suikast girişiminin mağduru Beller’ın tanınmış bir Bolivya vatandaşı olması nedeniyle hükümet soruşturma başlatmak zorunda kaldı.
Ama Cerimedo’nun Arjantin ve Bolivya’daki faaliyetleri buz dağının yalnızca görünen yüzü.
Cerimedo, bugün Latin Amerika’daki Trump tarafından desteklenen liderlerin neredeyse tamamına danışmanlık yaptı:
- Ekvador’un lideri Daniel Noboa,
- Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella
- Şili Devlet Başkanı José Antonio Kast
Cerimedo ayrıca Honduras’taki seçimlerde usulsüzlük iddialarının ve hatta Brezilya’daki darbe girişiminin önemli aktörlerinden biriydi.
Honduras gate
Cerimedo'nun Brad Parscale ile kurduğu işbirliğinin en dikkat çekici örneklerinden biri, kamuoyunda “Hondurasgate” olarak anılan seçim skandalı oldu. Skandal, 2026'da yayımlanan ve eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández ile ülkedeki diğer siyasi aktörler arasındaki konuşmalara ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarıyla gündeme geldi. Kayıtlarda, ABD ve İsrail bağlantılı aktörlerin Honduras üzerinden Meksika ve Kolombiya'daki ilerici hükümetlere karşı bir siyasi ve medya operasyonu planladığı iddia ediliyordu. İddialarda Donald Trump çevreleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin de bu ağla bağlantılı olduğu öne sürüldü. Ancak kayıtların konuşmacılarının kimlikleri ve içeriklerine ilişkin bağımsız doğrulama konusunda soru işaretleri bulunuyor.
Söz konusu kayıtlarda, Latin Amerika'daki sol ve ilerici hükümetlere karşı kullanılmak üzere ABD merkezli bir dijital medya birimi kurulmasından da bahsediliyordu. Amaç, özellikle Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum ve Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'ya yönelik dosya ve propaganda içerikleri üretmek olarak aktarılıyordu. İddialar ilgili taraflarca reddedildi. Cerimedo da Hondurasgate'i “fantastik bir komplo” olarak nitelendirdi ve iddiaları reddetti. Cerimedo'nun dosyadaki bağlantısı ise doğrudan seçim kampanyasına uzanıyordu. Cerimedo, 2025 Honduras seçimlerinde Ulusal Parti adayı Nasry Asfura'nın kampanyasında çalıştı. Brad Parscale ise Cerimedo'nun anlatımına göre kampanyaya ABD'den veri analizi ve seçmen hedefleme altyapısı konusunda destek verdi. Parscale'ın Honduras'a gitmediği, çalışmanın büyük bölümünü ABD'den yürüttüğü aktarılıyor.
Böylece Cerimedo'nun Latin Amerika'daki siyasi ağı ile ABD merkezli seçim teknolojisi aynı kampanyada buluştu. Asfura, 30 Kasım 2025'teki seçimleri son derece küçük bir farkla kazandı. Seçim sürecinde Donald Trump da Asfura'ya açık destek verdi ve ABD yardımının Asfura'nın kazanmasına bağlı olacağını söyledi. Trump ayrıca seçimden hemen önce, uyuşturucu kaçakçılığı suçundan ABD'de 45 yıl hapse mahkûm edilen eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández'i affetti. Hernández, Asfura gibi Ulusal Parti'nin önde gelen isimlerinden biriydi. Asfura'nın seçim zaferinin ardından İsrail'le ilişkiler de hızla öne çıktı. 18 Ocak 2026'da, göreve başlamadan önce Kudüs'ü ziyaret eden Asfura, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüştü.
Dezenformasyon için devasa bot çiftlikleri
Cerimedo, seçimlere müdahalenin yanı sıra sosyal medyada sağcı dezenformasyon yayılması konusunda da uzmanlaşmıştı. Bolivya makamları Cerimedo’nun operasyonlarına baskın düzenledi ve çok sayıda farklı para biriminde yüklü miktarda nakit para ele geçirdi. Ayrıca binlerce sahte sosyal medya hesabını çalıştırmak için kullanılan bilgisayar ekipmanları bulundu. Cerimedo ve ortakları, Latin Amerika’daki solcu hükümetleri ve adayları istikrarsızlaştırmak amacıyla sahte haberler yayan binlerce sahte sosyal medya hesabı işletiyordu.
Cerimedo, Latin Amerika’daki tüm solcu liderleri devirmekle tehdit etti. Bu isimler arasında Bolivya’dan Evo Morales, Ekvador’dan Rafael Correa, Honduras’tan Manuel Zelaya ve Xiomara Castro, Nikaragua’dan Daniel Ortega ve Rosario Murillo, Meksika’dan Andrés Manuel López Obrador (AMLO), Brezilya’dan Lula da Silva ve Kolombiya’dan Gustavo Petro bulunuyordu. Cerimedo ayrıca propaganda yapılan internet sitesi La Derecha Diario’nun kurucuları ve sahipleri arasında yer alıyordu. Latin Amerika’da oldukça etkili olan platformun bu ağustos ayında X’te 600 binden fazla takipçisi bulunuyordu. Arjantin’in ABD destekli Devlet Başkanı Milei, 2025’te düzenlenen bir sağcı konferansta La Derecha Diario’ya övgüler yağdırarak platformu “tüm Latin Amerika’nın en çok okunan gazetesi” olarak nitelendirdi.
Tutuklanmasından birkaç ay önce Trump’ın Mar-a-Lago’sunda ödül aldı
Trump yönetimiyle doğrudan bağlantıları bulunan Cerimedo, bu yıl şubat ayında Trump’ın Florida’daki Mar-a-Lago tatil köşkünde düzenlenen özel etkinlik “Hispanic Prosperity Gala”da ödüllendirildi. Bu yıl şubat ayında Mar-a-Lago’da düzenlenen Hispanic Prosperity Gala’nın açılış konuşmasını Arjantin Devlet Başkanı Milei yaptı.
Mar-a-Lago’daki galanın bir diğer onur konuğu ise Peru’nun aşırı sağcı lideri Keiko Fujimori’ydi. Cerimedo’ya bu etkinlikte “Yılın Hispanik siyasi danışmanı” ödülü verildi. Cerimedo, Rodrigo Paz’ın Bolivya ve Nasry Asfura’nın Honduras’taki başkanlık kampanyalarını yönetmesi nedeniyle övüldü.
Cerimedo diğer hangi ülkelerin seçimlerinde nasıl rol aldı?
Şili: Cerimedo'nun Şili'deki ilk önemli bağlantısı 2020'deki anayasa referandumu oldu. Yeni anayasanın reddedilmesi için yürütülen kampanyada çalışan Cerimedo, kendi şirketi Numen üzerinden yayımladığı anketlerde “Hayır” oyuna ilişkin diğer araştırmalardan daha yüksek oranlar açıkladı. Gerçek sonuç yüzde 21,72'lik ret oyu olurken Cerimedo'nun anketleri yüzde 30-40 aralığında ret öngörüyordu. Cerimedo daha sonra farkı metodolojik hatalarla açıkladı. Asıl tartışma ise 2022'de büyüdü. Cerimedo'nun yeni anayasanın reddedilmesi için “Constitutional Facilitators” adlı bir yapı oluşturduğu ve bu yapı üzerinden anayasa hakkında yanlış bilgilerin yayılmasına katkıda bulunduğu bildirildi. Referandumun ardından La Derecha Diario, dönemin Devlet Başkanı Gabriel Boric Font'un ruhsal çöküş yaşadığı yönünde asılsız bir haber yayımladı; haber dakikalar içinde bot hesaplar tarafından büyütüldü. Böylece Şili, Cerimedo'nun medya, bot ağları ve siyasi kampanyayı aynı dijital ekosistemde birleştiren modelinin ilk görünür örneklerinden biri haline geldi.
Brezilya: Cerimedo'nun Brezilya'daki rolü ise bu dijital modelin seçim sonucunu yalnızca etkilemek değil, kaybedilen seçimin meşruiyetini tartışmalı hale getirmek için nasıl kullanılabildiğini gösterdi. 2022 seçimleri öncesinde Jair Bolsonaro ve çevresi, elektronik oylama sisteminde hile yapılacağı iddialarını gündeme taşıdı. İlk turda Lula yüzde 48,43, Bolsonaro yüzde 43,20 oy aldı. İkinci tur öncesinde Bolsonaro'nun oğlu Eduardo Bolsonaro'nun Arjantin'e giderek Javier Milei ve Fernando Cerimedo ile görüştüğü aktarıldı. Bolsonaro ikinci turu yüzde 49,1'e karşı yüzde 50,9 oyla kaybetti. Seçimden beş gün sonra #BrazilWasStolen etiketi Twitter'da yükselmeye başladı. Digital Forensic Research Lab, yeni açılmış bir hesap kümesinin o gün etiketi kullanan paylaşımların yaklaşık yüzde 5'ini ürettiğini tespit etti. Aynı gün Cerimedo canlı yayında seçimlerin çalındığını ve elektronik oy makinelerinin sistematik biçimde Lula lehine çalıştığını iddia etti. Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi bu iddiaları reddetti; Cerimedo'nun hesabı askıya alındı ancak video yaklaşık 400 bin kişiye ulaşmıştı. Cerimedo'nun iddiaları daha sonra Bolsonaro çevresinin seçim hilesi anlatısının temel unsurlarından biri haline geldi ve Lula'ya karşı darbe planına ilişkin soruşturmalarda bazı isimlerin bu iddialara dayandığı belirtildi.
Bu ağ nasıl çalışıyor, 4 Ekim'deki Brezilya seçimlerini etkileyecek mi?
Serinin diğer bölümlerinde ele alacağız.




