CGNT Türk Dış Haberler Servisi

Avrupa Birliği’nde Çin’le ticaret açığını azaltma çağrıları, yeni korumacı araç hazırlıklarını gündeme taşıdı. Fransa ve Almanya’nın, Çin’e karşı ticaret savunma tedbirlerinin güçlendirilmesini ve “Avrupa’nın 301’i” olarak anılan yeni bir mekanizmanın hızla geliştirilmesini isteyen gayriresmî bir belgeyi Avrupa Komisyonuna sunduğu bildirildi.

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü, 6 Ekim’deki açıklamasında Paris ve Berlin’e açık ekonomi, işbirliği ve serbest ticaret ilkelerine bağlı kalma çağrısı yaptı. Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uyulmasını isteyen sözcü, ekonomik ve ticari meselelerin siyasallaştırılmasının sonunda Avrupa’nın kendi çıkarlarına da zarar verebileceğini belirtti.

Pekin’in tepkisi yalnızca Fransa ve Almanya’nın önerisiyle sınırlı kalmadı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Çin ile Avrupa Birliği arasındaki sanayi ve tedarik zincirlerinin “yüksek ölçüde bütünleşmiş ve karşılıklı bağımlı” olduğunu vurgulayarak tarafların endişelerini diyalog yoluyla ele alması gerektiğini söyledi. Guo, iki tarafın küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumak için birlikte çalışmasını istedi.

Pekin: Baskı müzakereleri zedeler

Çin Ticaret Bakanlığı, “Avrupa’nın 301’i” olarak anılan aracın sorunları çözmeyeceğini, tersine sonuç verebileceğinin altını çizdi. Pekin’e göre Çin ve AB, ticaret ve yatırım istişare mekanizması kapsamında karşılıklı kaygıları gidermeye çalışırken yeni baskı araçlarının devreye sokulması güveni zayıflatacak ve görüşme sürecini aksatacak.

Fonlarda tasfiye süreci yarın başlıyor: 43 bin yatırımcıya ödeme
Fonlarda tasfiye süreci yarın başlıyor: 43 bin yatırımcıya ödeme
İçeriği Görüntüle

Bakanlık, AB’nin Çinli şirket veya ürünleri hedef alan ayrımcı kısıtlamalarda ısrar etmesi durumunda Çin’in kendi sanayisinin meşru haklarını korumak için kararlı adımlar atacağını da bildirdi. Açıklamada olası karşı tedbirlerin ayrıntısı verilmedi.

Avrupa'nın eksik hesabı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosundaki Birliğin Durumu konuşmasında Çin’le ticaret açığının “kritik bir noktaya” ulaştığını söylemişti. Eurostat verilerine dayandırılan açıklamaya göre AB’nin Çin’le mal ticareti açığı 2025’te 359,8 milyar avroya çıktı. Oysa bu hesabın yalnızca mal ticaretini kapsadığına dikkat çekiyor. AB’nin Çin’le hizmet ticaretindeki fazlası ve Çin’de faaliyet gösteren Avrupalı şirketlerin merkezlerine aktardığı kazançlar bu tabloda görünmüyor.

AB’nin gündemindeki tarifeler, sübvansiyon soruşturmaları, Kritik Hammaddeler Yasası ve kamu alımlarında Avrupa ürünlerine öncelik tanınması gibi araçların maliyetini de tartışmalı. Bu önlemlerin Çin’den gelen girdilere bağımlı Avrupa şirketlerinin maliyetlerini yükseltebileceği, tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ve yeşil dönüşümü yavaşlatabileceği ihtimali giderek daha belirgin hale geliyor.

Çin’den ayrı bir damping soruşturması

Ticari gerilim tartışmaları sürerken Çin, aynı zamanda Avrupa Birliği’nden ithal edilen p-nitrotoluen hakkında da damping soruşturması başlattı. Çin Ticaret Bakanlığı, yerli sanayinin başvurusu üzerine açılan soruşturma için sunulan ilk kanıtlara göre AB’den yapılan ithalatın 2022-2025 döneminde yüksek seviyede kaldığını, fiyatların ise bu dönemde toplamda yaklaşık yüzde 60 gerilediğini bildirdi. Bakanlık, söz konusu ithalatın Çin’deki üreticilerin faaliyetlerine zarar verdiği iddiasının inceleneceğini açıkladı.

Çin, soruşturmanın kendi mevzuatına ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun biçimde yürütüleceğini, ilgili tarafların haklarının korunacağını belirtti. Soruşturmanın Fransa ve Almanya’nın önerdiği yeni AB araçlarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dair bir açıklama yapılmadı.