ABD'den Hizbullah'a yeni yaptırımlar: İran ile ilişkilendirildi
ABD'den Hizbullah'a yeni yaptırımlar: İran ile ilişkilendirildi
İçeriği Görüntüle

Haber Merkezi

California Üniversitesi Berkeley kampüsü yakınlarındaki 8. Cadde ile Harrison Sokağı’nın kesişiminde kurulan evsiz kampı, geçtiğimiz günlerde bir televizyon muhabirinin sosyal medyada paylaştığı görüntülerle yeniden ülke gündemine oturdu. Sıra sıra çadırların, hurda eşyaların ve çöplerin kapladığı sokaklarda kaldırımlar neredeyse kullanılamaz hale gelmiş durumda.

ABC7 muhabiri Lyanne Melendez’in paylaştığı videoda, “Oğlumu UC Berkeley yurtlarına bıraktım ve apartmanlarının arkasında bunu gördük. Berkeley Belediyesi’ne yazıklar olsun” ifadeleri yer aldı. Görüntüler kısa sürede milyonlarca kez izlendi ve kampın yıllardır süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Kamp alanında yangın ve sağlık riskleri nedeniyle ciddi endişeler bulunuyor. Yetkililer, bölgede sıçan istilası ve leptospiroz (sıçan tifüsü) salgını yaşandığını belirtirken, kent yönetimi kampı temizlemek için yıllardır yasal mücadele veriyor. Ancak Berkeley Evsizler Birliği’nin açtığı davalar, belediyenin müdahalesini defalarca engelledi.

Rakamların dili: Bir krizin anatomisi

Berkeley’deki görüntüler, ABD’nin dört bir yanına yayılmış çok daha büyük bir dramın yalnızca küçük bir parçası. California’da evsizlik, yıllardır süregelen ve her geçen gün büyüyen kronik bir kriz haline geldi.

Vali Gavin Newsom’un yetki döneminde eyaletteki evsiz sayısı yaklaşık 134 binden 187 bine fırladı. Los Angeles’ta ise resmî rakamlara göre evsiz sayısı 69 binin üzerinde ve bunların yüzde 70’i sokaklarda yaşıyor. Kern County’de 2026 sayımında evsizlik bir önceki yıla göre yüzde 3,2 artarak 2 bin 690 kişiye ulaştı.

Araştırmalar, evsizliğin temelinde ciddi konut kıtlığı, parçalanmış ruh sağlığı hizmetleri ve yerel yönetimler arasındaki kapasite eşitsizliklerinin yattığını ortaya koyuyor.

California Policy Lab’in verilerine göre, eyaletten ayrılanların büyük bölümü daha düşük yaşam maliyeti olan bölgelere gidiyor ve ev sahibi olma şanslarını artırıyor. Yani insanlar California’da yaşamayı göze alamadıkları için eyaleti terk ediyor.

Milyarlarca dolar harcandı, ama nereye?

California yönetimi evsizlikle mücadele için yaklaşık 30 milyar dolar harcadı. Ancak bu devasa bütçeye rağmen sorun çözülmediği gibi daha da büyüdü. Uzmanlar bu tabloyu “modern tarihin en pahalı sosyal politika başarısızlıklarından biri” olarak nitelendiriyor.

Peki milyarlarca dolar nereye gitti? CalMatters’da yayımlanan bir analize göre, California milyarlarca doları evsizlikle mücadele programlarına aktarırken, bu paranın işe yarayıp yaramadığını ölçecek bir denetim ve hesap verebilirlik mekanizması oluşturmayı başaramadı. Eyalet Çapında Evsizlik Konseyi’nin (California Interagency Council on Homelessness) 2021’de toplaması gereken verileri toplamadığı, yalnızca tek bir rapor hazırlayıp ardından kamuoyundan kaybolduğu ortaya çıktı.

Eski bir kamu hizmetleri uzmanı olan Tangela Babbitt, yaşadığı bir deneyimi şöyle anlatıyor: “Sacramento County’de tahliye ile karşı karşıya kalan bir anne ve çocukları, iki ay boyunca 211 hattını ve ilçe yetkililerini aradı. Her kurum onu diğerine yönlendirdi. Haftalar geçti, kimse hangi yardımın mevcut olduğunu ya da sürecin sahibinin kim olduğunu söyleyemedi”. Babbitt’in vardığı sonuç çarpıcı: “Bu insanlar ‘çatlaklardan düşmüyordu; çatlaklar sistemin içine inşa edilmişti.”

“Housing First” iflas mı etti?

California’nın evsizlik politikasının belkemiğini oluşturan “Housing First” (Önce Konut) yaklaşımı, evsizlere herhangi bir ön koşul olmaksızın konut sağlanmasını öngörüyor. Ancak bu model son yıllarda ağır eleştirilerin hedefi haline geldi.

Donald Trump yönetimi, federal fonların “Housing First” modelinden uzaklaştırılarak, alkol ve madde bağımlılığı tedavisi gibi şartların arandığı barınaklara yönlendirilmesi için iki kez girişimde bulundu. İlk girişim federal mahkeme tarafından engellense de, yönetim ikinci kez deniyor. HUD Bakanı Scott Turner, “Housing First deneyi Amerikalıları başarısızlığa uğrattı. Bu ideoloji evsizliği sona erdirme vaadiyle milyarlarca dolar harcanmasına rağmen evsizlik rekor seviyelere çıktı” dedi.

Ancak modelin savunucuları, asıl sorunun modelin kendisi değil, yetersiz uygulama ve fon eksikliği olduğuna dikkat çekiyor.

UC Berkeley Hukuk Fakültesi’nden yardımcı dekan Laura Riley, “Mevcut durumda evsiz ve barınaksız insanların gidebileceği yeterli yer yok” diyerek sorunun özüne işaret ediyor. Berkeley’deki kampı temizleme girişimlerini “yaprak üfleme yaklaşımı” olarak nitelendiren avukat Osha Neumann ise “Bir yerdeki evsiz yığınını alıp başka bir yere üflüyorsunuz ve orada başka insanlar şikâyet etmeye başlıyor” ifadeleriyle mevcut politikaların sadece sorunu yer değiştirdiğini vurguluyor.

İki Amerika'nın yüzleşmesi

Berkeley’deki çadır kent, Amerika Birleşik Devletleri’nin en seçkin üniversitelerinden birinin hemen yanı başında yükseliyor. Dünyanın en zengin ülkesi, kendi vatandaşlarını sokaklarda çadırlarda yaşamaya mahkûm ederken, öte yandan milyarlarca doları etkin bir çözüm üretmeden harcıyor.

ABD genelinde 2024 verilerine göre evsiz sayısı bir önceki yıla göre yüzde 18 artarak 771 bin 480’e ulaştı. Buna karşılık ülkede 15,1 milyon boş konut bulunuyor; yani her evsize yaklaşık 20 boş ev düşüyor. Bu çarpıcı veri, sorunun bir kaynak yetersizliğinden değil, bir siyasi irade ve öncelikler sorunundan kaynaklandığını gözler önüne seriyor.

Berkeley’de bir federal yargıcın geçtiğimiz hafta kampın temizlenmesine yeşil ışık yakmasıyla, çadır kentin akıbeti yeniden belirsizliğe girdi. Ancak kamp temizlense bile, sorunun kendisi ortadan kalkmayacak. Çünkü mesele bir sokağı temizlemek değil; insanları sokaklara düşüren sistemle yüzleşmek.

California’da evsizlik artık yalnızca bir ekonomik değil, ahlaki ve siyasi bir kriz olarak tanımlanıyor. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkenin en zengin eyaletinde, üniversite öğrencilerinin yurtlarının arkasında çadırlarda yaşayan insanların varlığı, Amerikan rüyasının gölgesinde kalan gerçekliğin en acıtan yüzü olmaya devam ediyor.