CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri’nde seçimler, milyarlarca dolarlık kampanya bağışları ve reklam harcamalarının ardından yeni bir para akışının merkezine yerleşti. Senato’yu hangi partinin kontrol edeceği, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun kime geçeceği veya bir adayın kaç puan farkla kazanacağı artık alınıp satılabilen sözleşmelere dönüştürülüyor.

Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) jeoekonomi analisti Samuel Henry Lazarus’un ekim ayında yayımlanan “Demokrasi üzerine bahis” başlıklı raporuna göre, 2026 seçimlerine ilişkin piyasalardaki işlem hacmi ekim başında 1,4 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın seçim gününe kadar 2 milyar doları aşması beklenirken milyonlarca Amerikalı, sandığın sonucunu aynı zamanda kişisel kazanç veya kayıp hesabıyla izliyor.

“Tahmin piyasaları”

“Tahmin piyasaları” adı verilen platformların işleyişi, siyasi gelişmeleri sürekli değişen fiyatlara dönüştürüyor. Bir adayın kazanması halinde 1 dolar, kaybetmesi halinde sıfır dolar ödeyen sözleşme, örneğin 60 sentten işlem görüyorsa bu fiyat adayın kazanma ihtimalinin yüzde 60 olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Bu oran, adayın beklenen oy payını ifade etmiyor. Kullanıcılar yeni anketler, kampanya açıklamaları veya skandallar karşısında sözleşmeleri alıp satarken siyasi rekabet, gün boyunca fiyatlanan bir finansal ürüne dönüşüyor. Rapora göre Kalshi ile Polymarket, sektörün işlem hacminin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor ve iki platformda 2026 ara seçimlerine ilişkin binden fazla piyasa bulunuyor.

Seçimlere para yatırılması Amerikan tarihinde yeni bir uygulama değil. Raporda, 19. yüzyılın sonlarında Wall Street’te örgütlenen seçim bahislerinin bazı dönemlerde büyük işlem hacimlerine ulaştığı, siyasi örgütlerin de adaylarının güçlü olduğu izlenimini yaratmak için bu bahislerden yararlandığı anlatılıyor. Bilimsel anketlerin yaygınlaşmasıyla gerileyen uygulama, internet platformları ve finansal sözleşmeler üzerinden yeniden büyüdü. Bugünkü farkı ise ulusal ölçekte erişim, kesintisiz işlem imkânı ve büyük finans kuruluşlarının piyasaya katılımı oluşturuyor.

Trump’ın vaadi: Bahis piyasaları serpilecek

ABD bahis piyasasındaki büyümenin siyasi dayanaklarından biri Trump yönetimi. Raporda aktarıldığına göre ABD Başkanı Donald Trump, mayıs ayında tahmin piyasalarının kendi başkanlığı döneminde “serpileceğini” söyledi. Oğlu Donald Trump Jr.’ın, 1789 Capital üzerinden Polymarket yatırımcısı olması ve Kalshi’ye ücretli danışmanlık yapması, yönetimin desteğine aile çevresinin ticari bağlantılarını da ekliyor. Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC), Biden döneminde hazırlanan seçim sözleşmelerini yasaklama önerisini geri çekerken federal yönetim, eyaletlerin kumar yasalarını bu platformlara uygulamasını engellemek için de hukuki mücadele yürütüyor.

Tartışmanın merkezinde, seçim sonucuna para yatırmanın kumar mı yoksa federal denetime tabi bir finansal işlem mi olduğu sorusu bulunuyor. Lazarus’un raporuna göre platformlar, eyaletler ve federal düzenleyici arasındaki mücadele 28 eyalette yaklaşık 120 davaya yayıldı. Bu süreç devam ederken sektör, televizyon ekranlarında ve haber akışlarında da yerini genişletiyor. CBS, CNN, Fox News, Wall Street Journal ve X’in Kalshi veya Polymarket ile yaptığı anlaşmalar, piyasa oranlarının seçim haberlerine taşınmasını sağlıyor. Böylece yatırımcıların para yatırarak oluşturduğu fiyatlar, daha geniş bir kamuoyunun siyasi beklentilerini takip ettiği göstergeler haline geliyor.

Japonya'dan ABD'ye "Okinawa" çağrısı: Disiplini sağlayın
Japonya'dan ABD'ye "Okinawa" çağrısı: Disiplini sağlayın
İçeriği Görüntüle

Asıl risklerden biri, seçimle ilgili bilgiyi herkesten önce öğrenenlerin bunu kazanca çevirebilmesi. Kamuya açıklanmamış anketler, bir adayın yarıştan çekilme planı, yayımlanmamış sandık çıkış araştırmaları ve oy sayım verileri, bu piyasalarda doğrudan ekonomik değer taşıyor. Raporda, Kalshi’nin Nisan 2026’da kendi yarışları üzerine işlem yapan üç Kongre adayına para cezası ve işlemden uzaklaştırma yaptırımı uyguladığı belirtiliyor. Ekim ayında yayımlanan başka bir incelemede ise bir anketçiyle bağlantılı hesabın, eski şirketinin ilgili anketleri açıklamasından saatler önce üç seçim yarışı üzerine işlem yaptığı tespit edildiği aktarılıyor.

“Para zaten ABD seçimlerinin can damarı”

Lazarus’un dikkat çektiği bir diğer sorun, birçok kullanıcının bu işlemlere eğlence ve kumar amacıyla katılması ve zaman içinde para kaybetmesi. Raporda aktarılan Reuters/Ipsos araştırmasında Demokratların yüzde 69’u, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 61’i seçim sonuçları üzerine bahis oynanmasına karşı çıkıyor. Sektör büyürken denetim kapasitesi de baskı altında: Rapora göre CFTC, çalışanlarının beşte birini kaybetmiş durumda ve Aralık 2025’ten beri yalnızca tek komisyon üyesiyle faaliyet gösteriyor.

Lazarus’un ifadesiyle, “Para zaten Amerikan seçimlerinin can damarı.” Kampanya finansmanı ve siyasi reklamlarla kurulan bu ilişkiye artık seçim sonucunun doğrudan fiyatlandırılması da ekleniyor. Rapor, piyasaların kapatılmasını savunmak yerine içeriden bilgi kullanımının önlenmesini, çıkar çatışmalarının açıklanmasını ve küçük yatırımcıların korunmasını istiyor. Seçimlerin sonucunu tahmin eden bir piyasa ile demokratik sürece duyulan güveni koruma sorumluluğu arasındaki mesafe ise mevcut denetim açıkları ve siyasi-ticari bağlantılardan ötürü kapanması güç bir sorun olarak duruyor.