CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında 107 günlük savaşın ardından imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptı ve 60 gün içerisinde müzakereleri neticelendirme hedefi temelinden sarsılıyor. ABD’nin 9 Temmuz’dan bu yana İran’a düzenlendiği saldırılara İran’ın misillemesi sert oldu. İran ordusu son iki gün içerisinde ABD’nin Körfez ülkelerinde bulunan yakıt-ikmal üslerini, haberleşme ağlarını ve uydu sistemlerini hedef aldı.

Taraflar arasındaki son krizin temelinde ABD’nin yeni Hürmüz Boğazı politikası yer alıyor. ABD, mutabakat zaptının 5. maddesinde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişleri İran’ın sorumluluğuna devretmesine ve gelecekteki statükonun da İran ile bölge ülkeleri tarafından belirleneceğini kabul etmesine rağmen Umman üzerinden denklem kurma arayışına hız verdi.

Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin Umman’a yakın koridorlardan yapılabileceğini savunan Washington yönetimi bu sayede İran’ın devre dışı bırakmak istiyor. Beyaz Saray uzun vadede Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik önemini azaltmak adına ise Kerkük petrolünü Suriye’nin Akdeniz kıyısına ulaştıracak projeleri canlandırmak için kollarını sıvadı.

İran’ın “illegal rota” müdahalesi petrolü yükseltti

Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birini ev sahipliği yapan Hürmüz üzerindeki denetimini savaşta korumayı başaran ve müzakere masasında stratejik kartını tartışmaya açmak istemeyen İran yönetimi ise Umman merkezli alternatifleri “illegal rotalar” olarak tanımlayarak gemilere müdahalesini sürdürüyor.

Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutanlığı’nın (CENTCOM) “Hürmüz boğazı açık, trafik sorunsuz akıyor” iddiasına rağmen İran’ın müdahalelerinin bölgeden gemi geçişini büyük ölçüde kısıtladığı ortaya çıktı. Kpler verilerine göre Pazar günü boğazdan yalnızca 6 gemi geçti. Bunlar arasında sırasıyla iki milyon varil İran petrolünü taşıyan ham petrol tankeri Humanity isimli bir gemi de bulunuyor. Ortaya çıkan tablo nedeniyle Brent petrolün fiyatı yüzde 3,9 artışla 78,96 dolara yükselirken, ABD’nin Batı Teksas Orta Ham Petrolü yüzde 4 artışla varil başına 74,26 dolara çıktı.

İsrail, Trump’ı manipüle mi ediyor?

Mutabakatın tamamen çökmesine yol açabilecek en önemli değişkenlerden biri de İsrail faktörü olmaya devam ediyor. İran'da yükselen intikam söylemi ve buna eşlik eden güvenlik endişeleri, Trump üzerindeki İsrail etkisini artırabilecek yeni bir zemin oluşturuyor. ABD basınında yer alan haberlere göre İsrail, Katar'daki uçakta tespit edilen güvenlik açığını NATO Zirvesi sırasında Trump'a iletti; dönüş yolculuğu için ise Ankara'ya eski başkanlık uçağı gönderildi. Bu ayrıntı tek başına belirleyici olmasa da, İsrail'in güvenlik başlıkları üzerinden Washington'daki karar alma süreçlerini etkileme kapasitesini göstermesi bakımından dikkat çekici bulunuyor.

Bangladeş'teki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 51'e yükseldi
Bangladeş'teki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 51'e yükseldi
İçeriği Görüntüle

İsrail, savaşın ilk günlerinden itibaren ABD istihbarat kurumlarının daha temkinli değerlendirmelerini aşarak, hızlı suikastlar ve nokta operasyonlarla İran'ın kısa sürede teslim alınabileceği tezini Trump yönetimine kabul ettirmişti.

İran’da müzakerelere dönük güven azalıyor

ABD’nin İran ile müzakerelerin en kritik aşamasında saldırılara başlaması hafızalarda tazeliğini korurken, son bir hafa içinde Hürmüz merkezli manevraların artması Tahran’da müzakerelerin geleceğine dönük şüpheleri artırıyor.

ABD ve İsrail’in savaşta stratejik hedeflerine ulaşmadığı ve yaklaşan seçimler öncesinde içeride yeni bir kriz ile uğraşmak istemeyeceğini düşünenlere göre iki ülkenin İran’la uzun süreli savaşa yetecek kadar mühimmatı da bulunmuyor. ABD Kongresi'ne sunulan tedarik takvimleri ile Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) ve Kongre Araştırma Servisi'nin (CRS) son raporları, yoğun operasyon temposu nedeniyle kritik mühimmat stoklarının yeniden oluşturulmasının yıllar alabileceğine işaret ediyor. Hatta bazı değerlendirmelerde Amerikan savunma sanayisinin yaşadığı durum "yavaş başarısızlık" olarak tanımlanıyor.