Avrupa Birliği'nin (AB), Çin'e yönelik ticaret politikalarını daha korumacı bir çizgiye taşıma arayışının İngiltere üzerinde de baskı oluşturduğu bildirildi.
Financial Times'ın konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre Brüksel, İngiltere hükümetine Çin menşeli otomobillere uygulanan gümrük vergilerini artırması ve önemli ihracat ürünlerinde Avrupa Birliği'nin ticaret politikasıyla daha yakın bir uyum sağlaması çağrısında bulundu.
AB'nin, İngiltere'ye yönelik önerileri arasında gümrük politikalarının daha fazla uyumlaştırılması da yer alırken, İngiltere'nin AB Gümrük Birliği'ne katılmasının en kapsamlı çözüm olabileceği görüşünün Londra'ya iletildiği aktarıldı.
Çinli uzmanlardan AB'ye eleştiri
Çinli uzmanlar, Brüksel'in İngiltere'yi Çin'e yönelik daha sert ticaret politikalarına dahil etme çabasının AB'nin tek başına hareket etme konusundaki çekincelerini yansıtabileceğini belirtti.
Pekin'deki Dünya Ticaret Örgütü Çalışmaları Çin Derneği Başkan Yardımcısı Huo Jianguo, söz konusu girişimin ticari baskı olarak değerlendirilebileceğini belirterek, AB'nin Çin'e yönelik politikalarına daha fazla ülkeyi dahil etmeye çalıştığını söyledi.
Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo ise Brüksel'in İngiltere üzerindeki baskısının, Londra'yı Çin ile ticaret konusunda AB'nin tutumuna yaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.
Avrupa'da "risk azaltma" tartışması
Çin'e yönelik daha sert ticaret politikası çağrıları, Avrupa'da "risk azaltma" olarak adlandırılan yaklaşımın giderek daha fazla gündeme geldiği bir dönemde yapılıyor.
Alman Sanayiciler Federasyonu (BDI), Çin ile bağlantılı ekonomik risklerin azaltılması için Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi ve yeni ticari ortaklıklar geliştirmesi gerektiğini açıkladı.
BDI CEO'su Tanja Goenner, Çin ekonomisiyle yaşanan rekabetin Avrupa'nın sosyal piyasa ekonomisi açısından giderek daha önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, buna uygun sanayi ve ticaret politikalarının geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa'da Çin ürünlerine yönelik yeni ticari kısıtlamalar da gündemde. Fransa, İtalya ve Almanya'nın kimyasal ürünler ve plastikleri kapsayan geniş kapsamlı ithalat kotaları veya koruma önlemleri üzerinde durduğu bildiriliyor. Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil de Çin'den ithal edilen şarj edilebilir hibrit araçlara yönelik daha sert AB önlemleri çağrısı yaptı.
"Çeşitlendirme korumacılığa dönüşmemeli"
Çinli uzmanlar ise tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ile ticaret engellerinin artırılması arasında fark bulunduğuna dikkat çekiyor.
Jian Junbo, şirketlerin farklı pazarlara yönelmesinin ekonomik açıdan anlaşılabilir olduğunu ancak yeni pazarlar oluşturulurken mevcut ticaret kanallarının kapatılmasının gerçek anlamda çeşitlendirme olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Jian'a göre, Çin ile ticarete yönelik kısıtlamaların genişletilmesi Avrupa şirketlerinin maliyetlerini artırabilir, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir ve Avrupa'nın küresel rekabet gücü üzerinde baskı oluşturabilir.
Huo Jianguo da Çin'in üretim kapasitesi ve Çin-Avrupa arasındaki güçlü sanayi bağlantıları nedeniyle Çin ile ekonomik bağların tamamen koparılmasının gerçekçi olmadığını belirtti. Huo, Avrupa'nın bunun yerine stratejik ve hassas sektörlerdeki bağımlılığını azaltmaya çalışmasının daha olası olduğunu ifade etti.
Avrupa sanayisi de temkinli
Avrupa'daki sanayi çevrelerinde ise Çin'e karşı daha sert önlemler konusunda farklı görüşler bulunuyor.
BMW Üst Yöneticisi Milan Nedeljkovic, Çin menşeli otomobillere yönelik yeni gümrük vergileri yerine gönüllü fiyatlandırma anlaşmalarının değerlendirilmesi ve Çin ile siyasi diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Nedeljkovic, ticari gerilimin daha fazla tırmandırılmasının kimsenin çıkarına olmadığını ifade etti.
Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği tarafından yapılan bir araştırma da Alman şirketlerinin Çinli rakiplerle artan rekabete rağmen Çinli ortaklarla işbirliğini geliştirmeye devam ettiğini ortaya koydu.
Çin-AB diyaloğu sürüyor
Çin ve Avrupa Birliği arasındaki ticari anlaşmazlıklara rağmen taraflar arasındaki görüşme kanalları açık tutuluyor.
Çin ve AB'nin ticaret ve yatırım istişare mekanizmasının ikinci toplantısının bu sonbaharda gerçekleştirilmesi konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi.
Çin Dışişleri Bakanlığı da Avrupa'nın ticari endişelerine ilişkin açıklamalarında korumacılığın sorunları çözmeyeceğini vurgulayarak, Çin ile AB arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.





