Haber Merkezi

ABD'nin Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi Andrew Puzder, Brüksel'de düzenlenen Savunma ve Uzay Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, AB'nin savunma alımlarında Avrupa üretimine öncelik veren "Made in EU" yaklaşımını eleştirerek "Made in NATO" yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Puzder, silah alımlarında üretim yerinden ziyade askeri ihtiyaçların esas alınması gerektiğini belirterek, "İnsan hayatı söz konusu olduğunda çözümü coğrafya değil, kabiliyet ve temin edilebilirlik belirlemeli." dedi. ABD'li büyükelçi, ortak savunma için en etkili silahların sağlanması hedefinden uzaklaşılmasının yalnızca düşmanlara yarayacağını savundu.

"Made in NATO" formülü ne anlama geliyor?

Puzder'in önerdiği "Made in NATO" formülü, kulağa ittifak dayanışmasını güçlendiren bir yaklaşım gibi gelse de, NATO ülkeleri arasında savunma sanayisinde küresel ölçekte rekabet edebilecek kapasiteye sahip ülke sayısının sınırlı olduğu biliniyor. Bu ülkelerin başında ise ABD geliyor. Dolayısıyla söz konusu formül, pratikte Avrupa'nın silah alımlarında ABD üretimine yönelmesi anlamına geliyor.

Nitekim Puzder, AB'nin Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk kredi kapsamında ABD üretimi savunma malzemelerinin satın alınmasına imkân tanımasını olumlu karşıladığını belirterek, gelecekteki savunma politikalarında da benzer hükümlerin yer alması için girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.

Dubai-Tel Aviv uçağı kaçırılma kodu verdi: İsrail, “Pilotlar kavga etti” dedi
Dubai-Tel Aviv uçağı kaçırılma kodu verdi: İsrail, “Pilotlar kavga etti” dedi
İçeriği Görüntüle

AB'nin kendi savunma sanayisini güçlendirme adımı

AB, savunma kapasitesini güçlendirmek ve ABD üretimi silahlara bağımlılığını azaltmak amacıyla ortak silah alımlarında Avrupa savunma sanayisine öncelik veren düzenlemeler geliştiriyor. Bu yaklaşım, müttefiklerle savunma işbirliğini zayıflatabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Avrupa'nın ABD silahlarına bağımlılığı yeni bir olgu değil. Soğuk Savaş boyunca NATO çerçevesinde Avrupa'nın savunma ihtiyaçları büyük ölçüde ABD tarafından karşılandı. Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası savunma harcamalarını artıran Avrupa ülkeleri, bir yandan da bu bağımlılıktan kurtulmanın yollarını arıyor. Washington'un "Made in NATO" çağrısı ise bu bağımlılığın sürmesini hedefliyor.

"Birlik" vurgusu ve çıkar çelişkisi

Puzder, ittifakın hasımları karşısında bölünme ve kendi çıkarlarını öne çıkarma yerine birlik ve güç içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Ancak Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini güçlendirmesini "bölünme" olarak nitelendiren, buna karşılık Avrupa'nın kaynağının ABD'li savunma şirketlerine yönlendirilmesini "birlik" olarak tanımlayan bir yaklaşımın, ittifak dayanışmasından ziyade pazar payı kaygısını yansıttığı değerlendiriliyor.