CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, pazar günü New York’ta bir araya geldi. Xinhua’ya göre taraflar, önceki ticaret mutabakatlarının uygulanması ile karşılıklı ticaret ve yatırımların geliştirilmesini ele aldı. Yapay zekâ da ilk kez bu görüşmelerin öne çıkan başlıklarından biri oldu.

Müzakereler, mayıs ayında Güney Kore’de tarifeler, tarife dışı engeller ve tarım ürünleri üzerinde sağlanan ilerleğin ardından geldi. Buna karşın New York’tan yeni bir tarife anlaşması çıkmadı. İki ülke açısından asıl mesele, görüşme trafiğini şirketlerin önünü görebileceği ticaret kurallarına dönüştürmek.

Veriler biz ne anlatıyor?

Çin’in verilerine göre ABD ile ticareti 2025’te 4 trilyon yuanı aştı; 2026’nın ilk sekiz ayında 2,76 trilyon yuana ulaştı. Bu hacim içinde atılan her kısıtlama adımı, hedef aldığı şirketin ötesine geçerek üretim maliyetlerine ve tedarik zincirlerine dokunuyor.

Çiple de Washington’un hesabındaki açığı gösteriyor. CGTN’de yayımlanan değerlendirmeye göre Nvidia’nın Çin’deki yapay zekâ hızlandırıcıları pazarındaki payı, ABD’nin satış kısıtlamalarından önce yaklaşık yüzde 95 düzeyindeyken nisanda yüzde 55’e geriledi. Çinli şirketler yerli çiplere yönelirken Amerikan üreticisi de dünyanın en büyük pazarlarından birinde pay kaybetti. Kısıtlamanın Amerikan şirketine çıkardığı fatura ise bu veride görülüyor.

"Çocuk Filmleri Sezonu" Xi’an kentinde başladı
"Çocuk Filmleri Sezonu" Xi’an kentinde başladı
İçeriği Görüntüle

Benzer şekilde kritik minerallerde baskı bu kez ters yönde işliyor. Çin’in mineral işleme alanındaki ağırlığı, ABD’nin batarya, elektronik ve savunma sanayisi için alternatif tedarik kurmasını zorlaştırıyor. Pekin’in ihracat lisanslarını sıkılaştırmasıyla Washington, yeni kaynaklara erişim için daha fazla zaman ve kamu desteği ayırmak zorunda kaldı. İki ülke birbirini sınırlamaya çalışırken kendi sanayilerinin bağımlılıklarıyla da yüzleşiyor.

Yapay zeka gerilim kaynağı olmamalı

Yapay zekânın New York gündemine girmesi bu nedenle dikkat çekici. Taraflar teknolojinin riskleri hakkında konuşurken ABD kurumları Çinli bir şirketi Amerikan yapay zekâ modellerinden yetenek edinmekle suçladı. Çin Ticaret Bakanlığı 9 Eylül’de suçlamaları reddederek Washington’u rekabeti baskılamakla itham etti. Güvenlik alanında diyalog arayışı ile teknoloji alanındaki karşılıklı güvensizlik aynı masada buluşmuş oldu.

New York görüşmelerinin sonucu, tarafların birbirlerine söyledikleriyle değil, bundan sonra atacakları adımlarla ölçülecek. Tarifelerdeki belirsizlik azalır ve ticaret mutabakatları uygulanırsa şirketler için hareket alanı açılabilir. Teknoloji kısıtlamaları genişlemeye devam ederse müzakere masası çalışsa bile çipten kritik minerallere uzanan maliyet büyüyecek.