ABD Senatosu, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein'in en yakın iş birlikçilerinden biri olan Ghislaine Maxwell'e yönelik olası bir başkanlık affına karşı net bir tavır sergiledi.
The Hill gazetesinin haberine göre, Demokrat Senatör Jacky Rosen tarafından sunulan ve hukuken bağlayıcı olmayan karar tasarısı Senato Genel Kurulu'nda oybirliğiyle kabul edildi. Tasarıda, Maxwell'e başkanlık affı veya herhangi bir ceza indirimi uygulanmasına karşı çıkıldığı ifade edildi.
Trump yönetimine mesaj
Tasarıyı hazırlayan Senatör Rosen, ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanlığı görevine aday gösterdiği Todd Blanche'ın Maxwell'e, Trump'ın adını temize çıkaracak açıklamalar yapması karşılığında af sağlayabileceğine ilişkin iddiaların ciddi endişe yarattığını belirtti.
Senato'da konuşan Rosen, böyle bir ihtimalin dahi değerlendirilmesini "dehşet verici" olarak nitelendirirken, Kongre'nin bu konuda açık bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörlerin oybirliğiyle destek verdiği karar, Maxwell'e yönelik olası bir af girişimine karşı iki partinin de ortak tavır aldığını ortaya koydu. Karar hukuki bağlayıcılık taşımasa da siyasi açıdan güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
Maxwell cezasını Texas'ta çekiyor
Jeffrey Epstein'in kız çocuklarını istismar etmesine yardım etmek ve mağdurları temin etmekten suçlu bulunan Ghislaine Maxwell, 2022 yılında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Halen Texas'taki bir federal cezaevinde bulunan Maxwell ise hakkındaki suçlamaları reddediyor. Mahkumiyetinin haksız olduğunu savunan Maxwell, cezasının bozulması için hukuki girişimlerini sürdürüyor.
Epstein davası gündemdeki yerini koruyor
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019'da New York'taki Manhattan Metropolitan Cezaevi'ndeki hücresinde ölü bulundu. Resmi makamlar ölüm nedenini intihar olarak açıklasa da olay uzun süre kamuoyunda tartışılmaya devam etti.
Kamuoyuna açıklanan dava belgelerinde eski Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi çok sayıda tanınmış ismin adları çeşitli bağlamlarda yer aldı. Ancak bir kişinin dava dosyalarında adının geçmesi, tek başına suç işlediği anlamına gelmiyor.
ABD Adalet Bakanlığı ile FBI'ın ortak incelemesi sonucunda, Epstein'in elinde kamuoyunda iddia edildiği gibi gizli bir "müşteri listesi" bulunduğuna dair herhangi bir kanıt tespit edilemedi. Soruşturma ayrıca Epstein'in cinayete kurban gittiğine ilişkin iddiaları destekleyen delil bulunmadığını, resmi değerlendirmenin intihar yönünde olduğunu ortaya koydu.





